Yeni düzenleme; tapu işlemlerinden sosyal konut projelerine, yapı denetiminden yangın güvenliğine, çevre danışmanlık sisteminden zemin etüt süreçlerine kadar çok geniş bir alanı kapsıyor. Özellikle deprem sonrası yapı güvenliği, sosyal konut üretimi ve kamu taşınmazlarının daha hızlı değerlendirilmesine yönelik maddeler dikkat çekiyor.
Kanunun en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, konut finansmanı ve gayrimenkul değerleme sistemine ilişkin oldu.
Yeni düzenlemeyle birlikte SPK ve BDDK tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarının hazırladığı ekspertiz raporları artık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne elektronik ortamda zorunlu olarak gönderilecek.
Bu adımın;
– Tapuda gerçek satış değerlerinin izlenmesi,
– Krediye konu taşınmazların merkezi veri sisteminde toplanması,
– Fiyat manipülasyonlarının azaltılması,
– Gayrimenkul piyasasında şeffaflığın artırılması
amacıyla devreye alındığı değerlendiriliyor.
Sektör temsilcileri, bu düzenlemenin özellikle ikinci el konut piyasasında gerçek fiyat verisinin oluşmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Kanunla birlikte Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın sosyal konut projelerine yönelik önemli bir mali avantaj da sağlandı. 31 Aralık 2027’ye kadar TOKİ’nin sosyal konut ve konutla birlikte ihale edilen yapım işlerinde; ihale kararları, yüklenici sözleşmeleri damga vergisinden muaf tutulacak.
Bu düzenlemenin sosyal konut üretim maliyetlerini azaltması ve yeni projelerin hızlanmasına katkı sunması bekleniyor.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan değişikliklerle apartman ve site yönetimlerinde işletme projesi sistemi yeniden düzenlendi.
Yeni sistemde:
– İşletme projelerinin en geç 3 ay içinde genel kurulda onaylanması zorunlu hale geldi.
– Yönetici, kurul oluşana kadar geçici işletme projesi hazırlayabilecek.
– Aidat artışlarında yeniden değerleme oranı sınırı uygulanabilecek.
Ayrıca yönetim planı değişikliklerinde daha önce gereken “beşte dört çoğunluk” şartı “üçte iki çoğunluk” seviyesine düşürüldü. Bu değişikliğin özellikle büyük sitelerde karar alma süreçlerini hızlandırması bekleniyor.
Yapı kooperatiflerine yönelik düzenleme de dikkat çekti. Buna göre etap etap inşaat yapan kooperatifler, tüm etaplar tamamlanmadan ortaklara tahsis edilen bağımsız bölümlerin tapu devrini gerçekleştiremeyecek. Düzenlemenin amacı, yarım kalan projelerde yaşanan mülkiyet ve mağduriyet sorunlarının önüne geçmek olarak değerlendiriliyor.
Çevre Kanunu’nda yapılan değişikliklerle çevre danışmanlık firmalarının görev ve sorumlulukları genişletildi. Yeni dönemde çevre danışmanlık firmaları:
– Tesislerdeki çevre aykırılıklarını Bakanlığa bildirmek,
– Aylık faaliyet raporu hazırlamak,
– Çevresel eğitim vermek
zorunda olacak.
Bildirim yapmayan firmalara 75 bin TL idari para cezası uygulanacak.
Ayrıca ceza puanı sistemi getirildi. 4 yıl içinde:
– 100 puana ulaşan firmaların yetki belgeleri 180 gün askıya alınacak,
– 200 puana ulaşanların yetki belgeleri 2 yıl iptal edilecek.
İmar Kanunu’ndaki değişiklikler kapsamında binalarda yangın güvenliği denetimleri zorunlu hale getirildi.
Yeni sistemde:
– Kullanıma açık yapılarda periyodik yangın kontrolleri yapılacak,
– Eksiklikler için en fazla 6 ay süre verilecek,
– Kontroller yetkilendirilmiş yangın güvenlik uzmanları tarafından raporlanacak.
Özellikle oteller, AVM’ler, rezidanslar ve yüksek katlı yapılarda bu düzenlemenin önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Yeni düzenleme ile şantiye şeflerine de yeni sorumluluklar getirildi.
Şantiye şefleri artık:
– Günlük iş akışını,
– Çalışan ustaları,
– Sahadaki uygulama süreçlerini
Bakanlığın belirleyeceği dijital sisteme uygun şekilde kayıt altına almak zorunda olacak.
Kanunun en sert maddelerinden biri kaçak yapılarla ilgili oldu.
– Ruhsatsız yapılarda kullanılmak üzere hazır beton sağlayan kişi veya şirketlere 500 bin TL idari para cezası uygulanacak.
– Sahte belgeyle müteahhitlik yapanların ise belge numaraları 5 yıl süreyle iptal edilebilecek.
Deprem güvenliği kapsamında “zemin ve temel etüt kuruluşları” ilk kez ayrı bir yapı olarak tanımlandı.
Artık yapıların zemin etütleri yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilen kuruluşlar tarafından yapılabilecek.
Gerçeğe aykırı zemin raporu düzenleyen kuruluşların:
– Yetki belgeleri iptal edilecek,
– Faaliyetleri sonlandırılacak,
– Teknik personellerine 3 yıl meslek yasağı uygulanabilecek.
Bu düzenleme özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yapı güvenliğini artırmaya yönelik kritik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Kanunla birlikte sosyal konut projeleri için acele kamulaştırma yolu da açıldı.
Yeni yerleşim alanı ilan edilen sosyal konut bölgelerinde;
– Kamu taşınmazları,
– Özel mülkiyet alanları
için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı acele kamulaştırma kararı alabilecek.
Bu düzenlemenin özellikle büyük ölçekli TOKİ projelerinde süreci hızlandırması bekleniyor.
Kanunla birlikte;
– 2B arazileri,
– Hazine tarım arazileri,
– Yapı kayıt belgeli taşınmazlar
için başvuru ve ödeme süreleri 31 Aralık 2026’ya kadar uzatıldı.
Bu madde milyonlarca taşınmaz sahibini doğrudan ilgilendiriyor.
Afet bölgeleri ve kentsel dönüşüm uygulamalarına ilişkin maddelerde de önemli değişiklikler yapıldı.
Yeni düzenlemeye göre:
Hibe ve kredi destekleri haczedilemeyecek,
– Teminat gösterilemeyecek,
– İflas masasına dahil edilemeyecek.
Ayrıca Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na devredilen taşınmazların rayiç bedelin yarısı üzerinden faizsiz taksitle satılabilmesinin önü açıldı.
Gayrimenkul ve inşaat sektöründe yeni düzenlemelerin özellikle:
– Yapı güvenliği,
– Veri şeffaflığı,
– Sosyal konut üretimi,
– Dijital denetim,
– Çevresel kontrol mekanizmaları
alanlarında önemli dönüşüm yaratması bekleniyor.
Buna karşılık sektör temsilcileri, yeni yükümlülüklerin maliyetleri artırabileceğini ve uygulama yönetmeliklerinin kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Özellikle yapı denetimi, yangın güvenliği ve zemin etüt sistemlerinde ikincil mevzuatın nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.
Emlaknews.com.tr
511 milyon liralık Adabükü turizm projesinin ÇED’i iptal oldu