Türkiye’de yüksek enflasyon, kur baskısı ve finansman maliyetleri yatırımcıların yönünü yeniden yurtdışı gayrimenkul piyasalarına çevirdi. Özellikle Londra emlak piyasası, Türk yatırımcılar açısından yalnızca bir konut yatırımı değil, aynı zamanda “serveti koruma aracı” olarak yeniden öne çıkıyor.
Benham and Reeves tarafından yayımlanan son araştırma, Londra’daki gayrimenkullerin Türk yatırımcı açısından son 21 yılda nasıl güçlü bir koruma kalkanına dönüştüğünü ortaya koydu.
Araştırmaya göre 2005 yılında ortalama 594 bin TL karşılığı alınabilen bir Londra evi, 2026 itibarıyla yaklaşık 32,6 milyon TL seviyesine ulaştı. Bu da Türk lirası bazında yüzde 5.490’lık çarpıcı bir artış anlamına geliyor.
Araştırma verilerine göre:
2005 yılında Londra’daki ortalama konut fiyatı 251 bin 933 sterlin seviyesindeydi. 2026 itibarıyla ortalama fiyat 547 bin 685 sterline yükseldi.
Sterlin bazında bakıldığında artış yüzde 117 seviyesinde kaldı. Ancak Türk lirasındaki değer kaybı nedeniyle aynı varlığın TL karşılığı olağanüstü büyüdü.
Bu tablo, son yıllarda Türk yatırımcıların neden Londra’yı “güvenli liman” olarak gördüğünü yeniden gündeme taşıdı.
Belit Ünlütürk, Türk yatırımcı profilinin son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi.
Ünlütürk’e göre yatırımcı artık yalnızca kira getirisine değil, döviz bazlı varlık korumasına odaklanıyor:
“Son yıllarda Türkiye’de yükselen enflasyon, ekonomik dalgalanmalar ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, yatırımcıların bakış açısını değiştirdi. Artık yatırımcılar sadece bir gayrimenkul satın almıyor; aynı zamanda sermayesini koruyacak güvenli bir sistem arıyor. Londra burada öne çıkan en önemli merkezlerden biri haline geldi.”
Ünlütürk, özellikle Londra’nın hukuk sistemi ve şeffaf piyasa yapısının Türk yatırımcı açısından önemli avantaj sunduğunu belirtti.
Araştırmaya göre Londra’daki yatırımın gücü yalnızca değer artışından ibaret değil.
Yüzde 5 kira getirisi baz alındığında:
2005 yılında ortalama bir Londra evi yıllık yaklaşık 12 bin 597 sterlin kira geliri üretiyordu. Bu gelir o dönem yaklaşık 29 bin 704 TL seviyesindeydi.
2026 itibarıyla ise:
yıllık kira getirisi 27 bin 384 sterline, Türk lirası karşılığı ise yaklaşık 1,63 milyon TL’ye ulaştı.
Uzmanlara göre bu durum, Londra’daki gayrimenkulleri Türk yatırımcı açısından “çift yönlü koruma” aracına dönüştürüyor.
Araştırmada dikkat çeken bir başka veri ise 2020 sonrası döneme ilişkin oldu.
Buna göre:
– GBP/TRY kurundaki yıllık ortalama değişim yüzde 36, Londra konut fiyatlarındaki sterlin bazlı yıllık artış ise yalnızca yüzde 1,2 seviyesinde gerçekleşti.
– Ancak TL bazında hesaplandığında Londra’daki ortalama konut fiyatı yıllık ortalama yüzde 37,9 yükseldi.
Bu tablo, kur hareketlerinin Türk yatırımcı açısından Londra yatırımlarını daha güçlü hale getirdiğini ortaya koyuyor.
Belit Ünlütürk’e göre Türkiye’de son dönemde mortgage sistemine erişimde yaşanan zorluklar da yatırım tercihlerinde etkili oldu.
Ünlütürk şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye’de yüksek kredi faizleri ve finansman maliyetleri nedeniyle yatırımcı alternatif pazarları daha yakından takip etmeye başladı. İngiltere gibi gelişmiş piyasalarda daha oturmuş mortgage sistemleri, güçlü kira talebi ve uluslararası yatırımcı ilgisi bulunuyor. Bu nedenle Türk yatırımcılar portföylerini çeşitlendirmek için Londra’yı daha fazla tercih ediyor.”
Uzmanlara göre Londra’yı diğer küresel emlak merkezlerinden ayıran temel unsurlar şunlar:
– Güçlü hukuk sistemi,
– Yüksek kira talebi,
– Döviz bazlı gelir üretimi,
– Küresel yatırımcı ilgisi,
– Likiditesi yüksek piyasa yapısı,
– Uzun vadeli sermaye koruma potansiyeli.
Özellikle merkez bölgelerdeki kiralık konut talebinin güçlü seyretmesi, yatırımcıların düzenli gelir beklentisini destekliyor.
Sektör temsilcileri, son dönemde Türk yatırımcıların:
– Londra,
– Manchester,
– Birmingham
gibi İngiltere şehirlerine ilgisinin belirgin şekilde arttığını ifade ediyor.
Özellikle yüksek gelir grubundaki yatırımcıların:
– Döviz bazlı kira getirisi,
– Çocukların eğitimi,
– Oturum planları,
– Portföy çeşitlendirmesi
gibi nedenlerle yurtdışı gayrimenkul yatırımlarına yöneldiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde:
– Küresel faiz politikaları,
– Sterlin hareketleri,
– İngiltere’deki arz sıkıntısı,
– Uluslararası öğrenci talebi
Londra emlak piyasasının yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alacak.
Ancak mevcut veriler, Londra’nın Türk yatırımcı açısından hâlâ “güvenli liman” algısını koruduğunu gösteriyor.
Emlaknews.com.tr
Beyşehir Belediyesi’nden 88 milyon TL’lik konut ve arsa satışı