Üniversite tercih döneminin yaklaşmasıyla birlikte gayrimenkul sektörü, gençler için yeni nesil kariyer alanlarından biri olarak öne çıkmaya başladı. Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış Platformu (GPPS) Kurucu Başkanı Bilge Özdemir, emlak ve gayrimenkul yönetimi bölümlerinin yalnızca klasik “emlakçılık” anlayışıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sektörün teknoloji, veri analitiği ve uluslararası yatırım ekseninde yeniden yapılandığını söyledi.
Sektörde yaşanan dönüşümün, özellikle pazarlama ve satış alanında yeni uzmanlık ihtiyaçları doğurduğunu ifade eden Özdemir, “Gayrimenkul danışmanlığı artık sadece portföy göstermekten ibaret değil. Veri okuyabilen, yatırım analizi yapabilen, dijital platformları etkin kullanan ve yabancı yatırımcıyla iletişim kurabilen profesyonellere ihtiyaç artıyor” dedi.
Türkiye genelinde inşaat, proje geliştirme ve GYO alanında faaliyet gösteren yaklaşık 130 bin şirket bulunduğunu belirten Özdemir, bu yapıların büyük bölümünün pazarlama ve satış kadrolarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Özdemir’e göre kentsel dönüşüm, konut açığı ve markalı konut projelerindeki artış, proje satış ekiplerine olan ihtiyacın uzun vadede devam edeceğini gösteriyor. Türkiye genelinde yalnızca proje pazarlama ve satış alanında çalışan profesyonel sayısının yaklaşık 5 bin seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Son yıllarda outsource proje pazarlama ve satış şirketlerinin sayısındaki artışın da dikkat çekici olduğunu belirten Özdemir, bu modelin sektörde yeni girişimcilik alanları oluşturduğunu ifade etti.
Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının sektörde önemli değişim yarattığını belirten Özdemir, emlakçılığın geleneksel yapıdan çıkarak daha kurumsal ve uzmanlık odaklı bir modele dönüştüğünü söyledi.
Türkiye’de yaklaşık 150 bin emlak danışmanının faaliyet gösterdiğini aktaran Özdemir, bunların önemli bölümünün kurumsal franchise markaları çatısı altında çalıştığını ifade etti.
Özellikle proje satış ofislerinden ikinci el gayrimenkul piyasasına geçen profesyonel sayısının arttığını belirten Özdemir, “Projelerde edinilen müşteri ağı ve yatırımcı ilişkileri, ikinci el piyasasında ciddi avantaj sağlıyor” diye konuştu.
Gayrimenkul sektöründeki dönüşümün eğitim tarafında da karşılık bulması gerektiğini söyleyen Özdemir, yüksekokul ve üniversitelere yönelik önemli önerilerde bulundu.
Özdemir’e göre emlak ve gayrimenkul yönetimi bölümlerinde İngilizce hazırlık zorunlu hale getirilmeli. Yabancı yatırımcı trafiğinin artması nedeniyle uluslararası iletişim becerisi artık sektör için temel gerekliliklerden biri olarak görülüyor.
Bunun yanında öğrencilerin yalnızca teorik eğitimle değil; proje geliştirme şirketleri, GYO’lar, pazarlama firmaları ve emlak ofislerinde zorunlu staj programlarıyla sektöre hazırlanması gerektiği ifade ediliyor.
Sektörde en hızlı dönüşümün teknoloji tarafında yaşandığını belirten Özdemir, gayrimenkul profesyonellerinin artık yapay zekâ destekli analiz araçlarını kullanabilmesi gerektiğini söyledi.
Özdemir, “Veri okuyabilen, dijital pazarlama süreçlerini yöneten ve yatırım analizi yapabilen genç profesyoneller önümüzdeki dönemde daha avantajlı olacak. Üniversitelerin de buna uygun şekilde dijital okuryazarlık, sosyal medya yönetimi ve yapay zekâ uygulamalarını ders programlarına dahil etmesi gerekiyor” dedi.
Gayrimenkul sektörünün hem profesyonel kariyer hem de girişimcilik açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Özdemir, üniversite tercihi yapacak gençlere bölümlerin sektör bağlantılarını incelemeleri tavsiyesinde bulundu.
Özdemir, “Öğrenciler yalnızca bölüm adına bakarak tercih yapmamalı. Üniversitenin sektörle ilişkisi, staj imkanları ve kariyer bağlantıları mutlaka araştırılmalı” ifadelerini kullandı.
RAMS Park House Maslak’ta 500 konut satışı aşıldı