İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Hüseyin Belibağlı

Hüseyin Belibağlı

23 Mayıs 2024 Perşembe

DİĞER YAZARLARIMIZ

Kiptaş’ın atom karıncası, İstanbul’u dönüştürmeye kararlı

Kiptaş’ın atom karıncası, İstanbul’u dönüştürmeye kararlı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kiptaş Genel Müdürü Ali Kurt, katıldığı inSuppliers etkinliğinde Haziran 2019’da göreve gelmesinden sonra Kiptaş’ın içinde bulunduğu genel durumu, kentsel dönüşüm süreçlerini ve karşılaştığı siyasi zorlukları merkeze alan bir konuşma yaptı. Olası İstanbul depremini bölgesel bir olay olarak niteleyen ve tüm tedarik zincirinin bozulacağını ileri süren Kurt, bu açıdan yabancılardan kredi sağlanabileceğini kaydetti.

“Atom karınca” gibi

Kiptaş’ın “Atom Karınca”sı diyebileceğimiz Kurt’un konuşmasında birkaç başlık dikkat çekti. Bunların ilki; merkezi hükümetin derdinin kentsel dönüşüm olmadığının altını çizmesi oldu. Olası bir İstanbul depreminde Türkiye’nin diz çökeceği gerçeğini görmeyen merkezi hükümetin bu zamana kadarki kasıtlı tavırları, kararları ve uygulamaları Kurt’u haklı çıkarır nitelikte. 1999 Depremi’nin üzerinden çeyrek yüzyıl geçmesi, o zamandan beri toplanan vergilerin nereye harcandığının belli olmaması ve 6 Şubat Depremi bile Cumhurbaşkanlığı hükümetinin nasıl bir kasıt içinde olduğunun en açık göstergesi. Depremle ortaya çıkan hırsızlık ve kokuşmuşluk, Kurt’un kurduğu sistemin şeffaflığını, iş bitiriciliğini ve sonuç odaklı olmasının ispatı…

Tek şart: Vatandaşın uzlaşısı

Kurt’un yaşadığı siyasi engellemeler, vatandaşın uzlaşı sorunu, hukuki temellerden yoksun mülkiyet yapısı ve müteahhitlerin kentsel dönüşüme mesafeli oluşları, sorunların diğer ayaklarını oluşturuyor.

Aslında Türkiye dükkanı kapatır

Yaşanacak bir deprem halinde inşaat sektörünün dükkanı kapatacağını söyleyen Kurt, vatandaşın sorun olarak gördüğü pek çok konuyu aşmış. Kiptaş, vatandaşın binasını “kentsel dönüşüme sokma uzlaşısını” esas alıyor. Hukuki süreçlerin takibi, finansman gibi konular Kiptaş için önemli değil. Bunların tamamını hızlıca yürütecek bir alt yapı kurulmuş. Sadece yüklenici bulmakta zorlanıyor. Zira müteahhit firmalar ara sokaklarda bina dönüşümü yapmayı rantabl bulmadıkları için yüklenici olmak istemiyor. Bunun vebalinin ağır olduğunu söyleyen Kurt, hem herkesin sorumluluğu paylaşmasını söylüyor hem de su sorumluluğa girmeyenlerin İBB’den iş alamayacağını açık açık ve defalarca dile getiriyor.

Kurt’un konuşmasında dikkat çeken konular:

Deprem, ekonomik sıkıntılar, pandemi, zorlaştırılan siyasi süreçler, sosyal konuta önem vermeyi ve kentsel dönüşüm yapmayı zorlaştırıyor. Ticari kaygımız yok ama istediğimiz kadar konut üretemedik. Kiptaş’ın yönetimini devraldıktan sonra genel kurullardan dolayı 1.5 yıl şirketlerde tam söz sahibi olamadık. Merkezi hükümet durumu hep zorlaştırdı. Örneğin ürettiğim konutun tapusunu hak sahibine veremedim. Bir arsanın tapusunu alamadım, genel müdürdüm ama iş yapamıyordum. Şirketi son 3 yıldan bu yana yönetebiliyorum.

Bize kısmetmiş…

Kiptaş bizden önce 24 yıl yönetilmişti, kentsel dönüşüm olarak 2 farklı bölgede, Loca Mahal ve 5. Levent olarak sadece 2 proje yaptı. Yapmak isteyen bu zamana kadar yapardı… Zaten onları tamamlamak da bize kısmet oldu.

Yapı stoku vahim

Beşiktaş, Kadıköy, Şişli gibi sağlam gibi görünen konutların tamamı depreme dayanıksız. Görece olarak mühendislik hizmeti alan binalar olmasına rağmen. Gerçekte İstanbul’un yapı stoku görünenin aksine çok kötü. Bir kepçe darbesi ile yerle bir olan binalar var.

“İstanbul Yenileniyor”

Dönüşüm, 99’dan sonra hayatımıza girdi. Bunun için geçmişteki tecrübelerimizden yararlanarak en hızlı bir şekilde nasıl dönüşüm yapmamız gerektiği üzerine kafa yorduk. Önce sorunları doğru tesbit ettik. Bunların tamamını toparlayarak “İstanbul Yenileniyor” adı altında basit, net, kolay, interaktif ve ulaşılabilir bir yöntem geliştirdik. Vatandaşa tek şartımız “uzlaşı” oldu. Aramıza aracı almadık. Kontrol ve takip edilebilir bir süreç oldu. İnşaat maliyetine yapıların yenilenmesini sağladık.

Süreç iyi analiz edilmeli

Türkiye’nin yaşadığı türbülansları dikkate alarak dönemi incelemek gerekiyor. Binaların yıkımını siyasi çekişmeler zorlaştırdı. 2.345 tane konut yıktık, 10 bin konut teslim ettik 3.5 yılda. Yeni dönemde hedefimiz 50 bin. Her türlü planlamayı buna göre yaptık. Rakam küçük gibi görünüyor ama önemli. Geçtiğimiz 5 yılda 19 projede 11 bin 34 konut tamamladık. Mart 2024’ten bu yana ise 33 farklı projede 8 bin konutluk proje yürüyor.

Finansal sorun yok

İstanbul Yenileniyor Sistemi 5 Temmuz 2020’de hayata geçti. Vatandaş, banka ve yüklenici olarak üç saç ayağı üzerine kurguladık. Merkeze kendimizi aldık. Bunlar birbiri ile değil, sadece Kiptaş ile muhatap. Vatandaş ile biz uzlaşıyoruz. Yükleniciyi buluyoruz. Asla bir araya gelmiyorlar. Vatandaş borçlanacaksa Kiptaş kefaleti ile kredi kullanabiliyor.

İstanbul’da Merkez Bankası verilerine göre konut maliyeti metrekare bazında 46 bin lira. 100 metrekarelik bir konutun maliyeti 4.6 milyon lira. Türkiye’de bu 3.2 milyon lira. Biz 100 metrekarelik daireyi 2 milyon 500 bin liraya üretiyoruz. Sattığımız dairenin fiyatı 4.6 milyon lira. Tapular Kiptaş üzerine alınıyor. Kanuni imkânlarımız var. Bu açıdan işler hızlı ilerliyor, yapı denetimini yapıyoruz.

Kar amacı gütmüyoruz. Kontrolleri biz yapıyoruz. Sadece müşavirlik bedeli alıyoruz. Vatandaş 24 aylığına sıfır faiz ile borcunu Kiptaş’a ödeyebiliyor. Tek yapıları 18 ayda tamamlamayı vaat ediyoruz. Orada da 18 ayda sıfır faiz ile borçlanılabiliyor.

Kamu bankaları dönüşümü kredilendirmeye mecbur!

Vatandaş kredi kullanmak isterse özel bankalardan piyasanın altında oran alarak yansıtıyoruz. Maalesef bu dönemde hiç bir kamu bankası böyle düşük oranlarla vatandaşa kredi vermedi, kentsel dönüşüme destek olmadı. Onlara da çağı yapıyoruz. Borçlanacak olan vatandaş, biz Kiptaş olarak herhangi bir şey istemiyoruz. Bu dönemde kamu bankalarının masaya gelmesi için gereken kamuoyunu oluşturacağız. Mecburlar. Bu seçim sonuçları ve siyasi ortam böyle olacağını gösteriyor.

Ayrımcılık yok, kriter ve liyakat şart!

Kiptaş müteahhidi olmak isteyenler online başvursunlar. Bu firmaları ilçelerdeki işlerle eşleştireceğiz ama istediğimiz verimi alamadık. Başvuru az oldu, firmalar evraklarını doğru ve tam yükleyemedi.

Kampanya düzenleniyor

İnşaat firmalarının ve tedarikçilerin sürece katılımlarını sağlama noktasında kendimizi anlatamadığımız kanaatindeyim. Yakında tedarik zincirlerine ve sektör temsilcilerine daha kuvvetli bir çağrıda bulunacağız. Kampanya başlatacağız. Unutulmasın ki bir İstanbul depreminde hepimiz yok olacağız. Yeter ki yüklenici bulalım. Biz İBB olarak sürece katılanlara, kentsel dönüşüm yapanlara pozitif ayrım yapacağız. İş vereceğiz. Hepimiz sürecin paydaşı olmak zorundayız.

İnşaat firmaları yeni döneme uyum sağlamalı

Büyük inşaatları da yapılarını değiştirip yeni duruma uyum sağlamalı. 3 bin 5 bin konut yapmak yerine ara sokaklarda dönüşüm yapacak bir organizasyona gitmeli. Operasyon yeteneğini dönüştürmeli.

“Kiptaş dönüştürecek bunu mu bulmuş?”

Bu dönemde çok önem verdiğimiz gibi Kiptaş’ı mahalle aralarına soktuk. Hatta vatandaşın “Kiptaş yenileyecek bunu mu bulmuş?” diye eleştirmesine rağmen tek yapıları dönüştürmeye devam ediyoruz. Zira bir binada 50 kişinin yaşaması, 50 can demek. Depremde bir kişiyi kurtarmak için 250 kişi çalışıyor. Örnek görmek isteyen gidip Hatay’a baksın. Depremden sonrası nasıl oluyormuş? Binanızın sağlam olması, bölgenin yıkılması halinde işe yaramıyor. Bu mantıkla hareket edilmeli.

İstanbul’da 1.7 milyon insan imza verdi

Bu zamana kadar 39 ilçeden 32 bin 607 başvuru oldu. Bu 480 binin üzerinde riskli bağımsız bölüm demek. Burada 1.7 milyondan fazla insan yaşıyor. Bunu doğru olarak tesbit edebildik. 2/3 oranında imza atıldı. Şu anda teorik olarak 994 tane şantiye kurabiliriz. Vatandaşa bunu istiyor. Bunu yapabilecek kapasitemiz var ama tedarikçi ve müteahhit bulamıyoruz.

Dar gelirliye İBB’den büyük destek

İBB dar gelirli ailelerinin inşaat maliyetinin yüzde 60’ını İBB karşılayacak. Dar gelirli ve emekli ailelerin yüzde 65 inin Kiptaş karşılayacak. Bu seçim vaadimiz.

Merkezi hükümetin derdi ise…

Bana göre eğer merkezi yönetim bunu dert ediyorsa zorunlu hale getirmeli. Murat Kurum ve Mehmet Özhaseki’ye durumu söyledik. İstanbul için bağımsız bir kentsel dönüşüm yapısı kurulmalı. Tarafları da sektörün her türlü iştirakçisi de olmalı. Sigortacısından finansçısına kadar herkes yerini almalı.

Boş konutların değerlendirilmesi için

Esenyurt ve Küçükçekmece gibi konut stokunu yüksek olduğu yerlerde Kiptaş veya devlet eli ile buradaki boş konutlara, kentsel dönüşüme giden evlerde oturanların kiracı olarak taşınmasını bir günde yapabiliriz. Devletin siyasi kaygıdan uzak durarak durumu içselleştirmesi ve bunun yolunu oluşturması gerek.

Beklenti artık değişti

Vatandaşın beklentisi artık değişti. Hiç kimse artık devletin gelip kendi evini bedavaya yenilemesini veya imar artışı vermesini istemiyor. Vatandaş artık maliyeti karşılayarak binasını yenilemeye razı. Bu bilgi çok önemli. 1.7 milyon kişi evini kendisi maliyetine yenilemek üzere imza vermiş.

Devlete baskı, maliyette indirim!

Riskli yapıların yenilenmesi konusunda sektör temsilcilerini devlete baskı yaparak maliyetleri düşürmesi gerekiyor. Maliyet düşmezse vatandaşa uygun maliyet sunulamaz.

Hüseyin BELİBAĞLI-Emlaknews.com.tr

Devamını Oku

Polat Gayrimenkul elindeki konutların yüzde 80’ini sattı

Polat Gayrimenkul elindeki konutların yüzde 80’ini sattı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin gayrimenkul sektörüne 65 yılı aşkın süredir değer katan markası Polat Gayrimenkul’ün yurt içi ve yurt dışındaki projeleri yoğun ilgi görüyor. Polat Gayrimenkul’ün hali hazırda satışta olan, dördü İstanbul’da, ikisi ise Macaristan’ın Budapeşte kentinde bulunan gayrimenkul projelerine hem türk hem de uluslararası alıcı ve yatırımcıların gösterdiği büyük ilgi neticesinde beklenenden çok daha hızlı tükenen daire stoklarında son %20 lik dilim satışa sunulmuş durumda.

Piyalepaşa’nın Yeni Yüzü: Piyalepaşa İstanbul

Yurt içinde ve yurt dışında imza attığı her projenin temelinde, bulunduğu şehir, semt ve sakinlere değer katma ilkesini benimseyen Polat Gayrimenkul’ün İstanbul’daki en büyük projesi olan Piyalepaşa İstanbul aynı zamanda Türkiye’nin özel sektör eli ile yapılan en büyük kentsel dönüşüm projesi olma özelliğini taşıyor. Şehrin kalbinin attığı Beyoğlu’nda konumlanan Piyalepaşa İstanbul konut, ofis binaları, alışveriş sokağı, ve gastronomi alanlarıyla bütünlüklü bir yaşam merkezi sunuyor. Toplam 989 daire ve rezidans bölümünden oluşan Piyalepaşa İstanbul, Piyalepaşa İstanbul’un açıkhavada alışveriş keyfi yaşatan Polat Piyalepaşa Çarşı bölümünde, her damak tadına uygun restoranlar, sanat galerileri ve seçkin mağazalar yer alıyor. Piyalepaşa İstanbul’da son 16 daire sahiplerini bekliyor.

Piyalepaşa İstanbul’un ikinci etabı olan Piyalepaşa İstanbul Premium ise 73 m²’den 129 m²’ye kadar değişen, 1+1, 2+1 ve 3+1’e dönüşebilecek çeşitli büyüklük ve tipte daireler ile farklı ihtiyaçlara yanıt veriyor. Toplam 4000 araçlık otoparkı, performans ve gösteri sanatları merkezi, oteli ve çocuklara özel oyun alanları ile yaşam kalitesini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen , temeli bundan yalnızca 9 ay önce atılan Piyalepaşa İstanbul Premium’da yer alan 348 dairenin yarısından çoğu daha temel atılmadan rezerve edilip satıldı.

 

Seçkin semtlerde yer alıyorlar: Polat Akatlar ve Polat Levent Exclusive

Polat Gayrimenkul, Türkiye ve dünyadaki tüm projelerini öncelikle bölgenin mimari dokusuna değer katacak şekilde tasarlar ve projelerini tasarım aşamasından başlayarak, inşaat ve hizmet süreçlerine kadar her aşamasını doğa dostu uygulamalarla planlar. Bu yaklaşımıyla Polat Gayrimenkul konut projeleri, sadece estetik tasarımlarıyla değil, aynı zamanda çevreye duyarlılığıyla da öne çıkar.

Polat Akatlar, İstanbul’un kalbinde, İstanbul’un en nezih ve seçkin semti Akatlar’da modern bir yaşam merkezi olarak yükseliyor. Geleneksel apartman kültürünü modern mimarisiyle birleştiren, Polat Akatlar’da 1+1, 2+1, 3+1 seçenekleri ile toplam 112 daire bulunuyor. Havuzlu terası, ticari alanları, güvenliği, sosyal yaşam alanları, otoparkı ve depo bölümleri ile şehrin gürültüsünden uzak ama şehrin tam kalbinde bulunan Polat Akatlar’daki dairelerin büyük bir kısmı şimdiden sahiplerini bulmuş durumda.

Polat Gayrimenkul’ün en yeni projesi olan, residansta müstakil yaşam lüksü sunan Polat Levent Exclusive ise, İstanbul’un merkezinde müstakil yaşam denilince ilk akla gelen ve villaları ile hemen her İstanbullunun hayranlığını kazanan Levent’te, semtin yaşam kültürüne uyum sağlıyor. Konutlar, home office’ler ve ticari birimlerden oluşan yapısı ve benzersiz mimarisi ile dikkat çeken Polat Levent Exclusive’de şu anda 41 konut sahiplerini bekliyor.

Macaristan’da iki proje

Polat Gayrimenkul’ün ilk yurt dışı projesi olan Duna Pearl, 75 milyon Euro yatırım ile Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yer alıyor. Göz alıcı konseptiyle Tuna’nın İncisi olarak anılan Duna Pearl, Budapeşte’nin en işlek bölgelerinden birinde konumlanıyor. Yaklaşık 45 bin metrekarelik alanda konut, otel ve mağazalardan oluşan LEED sertifikalı Duna Pearl’de yer alan toplam 193 dairenin %94’ü satılmış durumda.

Budapeşte’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi olan City Pearl ise 250 bin metrekarelik bir alanda 300 milyon Euro yatırımla hayata geçiriliyor. Avrupa’nın kalbine yapılan değerli bir yatırım niteliğinde olan City Pearl projesi, yeşil alanları, yüksek tavanlı daireleri, restoranları, kafeleri, fitness ve oyun alanları ile şimdiden şehrin içinde yeni bir şehir olarak anılıyor. Çok etaplı karma bir proje olarak hayata geçmekte olan City Pearl ‘ün satışa sunulan ilk iki bloğundaki yer alan konutların ise %60’ından fazlası şimdiden satıldı.

Devamını Oku

Depreme dirençli İstanbul içi ortak hareket edilmeli

Depreme dirençli İstanbul içi ortak hareket edilmeli
0

BEĞENDİM

ABONE OL

inSuppliers’ın düzenlediği “İnşaat Sektörü Profesyonelleri Buluşması” 20 Mayıs 2024 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti. Sektörün öncü firmalarının katılımıyla gerçekleşen networking etkinliğinde yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. Etkinlikte konuşma yapan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, İstanbul’un hızlı biçimde depreme dirençli bir kent haline getirilmesi için inşaat sektörüne iş birliği çağrısında bulundu.

Yapı sektörü profesyonelleri, sektörün yenilikçi startup’ı InSuppliers tarafından düzenlenen networking etkinliğinde bir araya geldi. Yeni iş birliklerinin ve depreme dayanıklı yapılaşma için kamu-özel sektör güç birliğinin ana gündem konusu olduğu inSuppliers İnşaat Sektörü Profesyonelleri Buluşması, 20 Mayıs 2024 tarihinde İstanbul Fairmont Quasar’da düzenlendi. Sektörün öncü firmalarının katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğe, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt konuşmacı olarak katıldı.

Etkinliğe, sektörün önde gelen yatırımcı ve taahhüt firmaları, farklı sektörlerin inşaat grupları, mimarlık ofisleri, ürün ve hizmet sağlayıcıları, sektörün dönüşümüne öncülük eden sivil toplum kuruluşları ve danışmanlık şirketleri ile üniversitelerin öğrenci kulübü temsilcileri katıldı. B2B oturumlarında yenilikçi ürün ve hizmetlerin paylaşıldığı etkinlik, zengin bir iletişim ve iş birliği ortamı sundu.

50 bin riskli bağımsız birimi yerinde dönüştürecek

Etkinlikte bir konuşma yapan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul’u deprem dirençli bir kent haline getirmek için KİPTAŞ’ın yaptığı çalışmaları ve planlamaları paylaştı.

İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümüne ilişkin yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi veren Ali Kurt, “Söz verdiğimiz gibi, en büyük önceliğimiz kentsel dönüşüm olacak. Riskli yapılarda oturan vatandaşların evlerini inşaat maliyetine dönüştürmeyi taahhüt ediyoruz. Tek şartımız, aralarında uzlaşmaları. İstanbul Yenileniyor projemiz kapsamında vatandaşlarımızın herhangi bir aracı olmadan online başvurabilecekleri ve anahtar teslimine kadar her aşamayı takip edebilecekleri bir sistem hazırladık. Vatandaşlarımızdan 33 bine yakın başvuru aldık. Bu, yaklaşık 480 bin riskli bağımsız birim demek. Tek bir blok ya da tek bir yapı demeden, yıkıp yeniden inşa sürecindeyiz. Bu yapıların büyük çoğunluğu, bir kepçe darbesiyle yıkılabilecek nitelikte. Bunlara çözüm üretmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu şekilde 50 bin riskli bağımsız birimi yerinde dönüştürmeyi hedefliyoruz. Mahalle aralarında bu inşaatları yapmak maddi ve manevi olarak çok zor olsa da vatandaşın uzlaştığı her yerde çözüm üretmeye hazırız.” dedi.

Uzlaşısı sağlanmış riskli yapılar, sektör temsilcilerinin sorumluluk almasını bekliyor

Ali Kurt, toplantıda sektör temsilcilerine çağrıda bulunarak şöyle konuştu: “İstanbul Yenileniyor kapsamında ciddi bir envanterimiz oluştu. Bu sistem, sektör temsilcilerine hazır iş ortamı sunuyor. Uzlaşısı sağlanmış, dönüşüm bekleyen riskli yapılar, sektör temsilcilerinin deprem dirençli bir İstanbul için sorumluluk almasını bekliyor. Güç birliği yaparak, iyi bir sinerji yakalarsak İstanbul’u çok hızlı bir şekilde dayanıklı hale getirebiliriz. Sektörü, süreçlerimize paydaş olmaya, kentsel dönüşümde daha fazla yer alarak İstanbul Yenileniyor sistemimize katılmaya davet ediyorum.” dedi.

Sürece paydaş olan herkese pozitif ayrımcılık yapacağız

Ali Kurt konuşmasında “Yakın zamanda sektör temsilcilerine, özellikle de yüklenici firmalara yönelik çağrılar içeren çok ciddi bir kampanya başlatacağız. Bu sürece paydaş olan herkese pozitif ayrımcılıkta bulunacağız.” dedi.

Sektörü bir araya getirerek elimizi taşın altına koydu

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan inSuppliers Kurucusu Yüksek Mimar Güliz Fiş ise şunları söyledi: “InSuppliers olarak Ocak ayındaki ilk etkinliğimizde, sürdürülebilirliğe ve yenilikçi teknolojilere odaklanmıştık. Bu buluşmamızda ise İstanbul’un depreme dirençli bir kent haline getirilmesini hızlandırmak için kamu-özel sektör iş birliğini gündeme taşıyoruz. Sayın Ali Kurt’a katılımı için çok teşekkür ediyoruz. Bu değişimin bir fırsat olarak ele alınarak, İstanbul’un, aynı zamanda sürdürülebilir, akıllı bir kent ve sünger şehir olarak da planlanması için çağrı yapmak istiyorum.

Sektörü çok yönlü olarak buluşturan bir dijital platform olarak bu buluşmaları, birlikte değer üretme ve farkındalık yaratma aracı olarak görüyor, sektörü bir araya getirerek biz de elimizi taşın altına koymuş oluyoruz. inSuppliers olarak, inşaat sektöründe profesyonel ve sürdürebilir bir iletişim ağı oluştururken hem iş modelimiz hem sunduğumuz değer önerisi ile hem de etkinliklerimiz aracılığıyla sektörel iş birliğini artırmayı ve yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyoruz.” dedi.

Güliz Fiş, sektörün yenilikçi startup’ı ve dijital networking platformu inSuppliers hakkında şunları söyledi: “Sektörün yenilikçi bir oyuncusu olarak, inşaat sektörünü uçtan uca bir araya getiriyoruz. Bunu hem çevrimiçi platformumuzda hem de yüz yüze etkinliklerle yapıyoruz. Sektör için yurt içinde ve yurt dışında hem B2B hem B2C iş modelinde güçlü bir iletişim ağı sağlıyoruz. Sektör profesyonellerini kendilerini etkin ve açık şekilde tanıtabilecekleri, yeni iş fırsatları ve ortaklıklar yaratabilecekleri, etkili bir iletişim, pazarlama ve rekabet ortamı bulabilecekleri inSuppliers’a katılmaya davet ediyorum.” dedi.

Sektörden geniş katılım

Etkinlikte, 22 Yapı Tasarım, Bilgili Holding, Bim Marketler, CCN İnşaat, Daax Construction, Doğuş İnşaat, Ege Yapı, FB Group, Ghafari, Kalyon Holding, Kiptaş, Koton, Mars Group, Miller Holding, Nef, Oskad, Rem Mimarlık, Sembol İnşaat, Turner, Viridis, Yapı Merkezi gibi önde gelen yatırım ve mimarlık şirketlerinin yöneticileri, Agile8, Alumil, Autodesk, Ayrıntı Reklam, Blum, Deckon, Değişim Mimarı, Dodo Green, Petra Floor, Rockfon, Rogi Ahşap, Tingz, Unique Group, Uzbaş firmaları ile bir araya gelerek yeni projeleriyle ilgili işbirliği fırsatlarını konuştu.

Binat Mimarlık Medya Grubu stratejik ortaklığı ve Lebriz Akdeniz Danışmanlık İletişim ortaklığı ile gerçekleştirilen etkinlikte, Akdeniz SMD, Doğal Malzeme ve Yöntemleri Derneği, Gyoder gibi sektöre yön veren kuruluşlar ile Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü, Pamukkale Üniversitesi İnşaat Topluluğu, Eskişehir Teknik Üniversitesi Yapı Kulübü temsilcileri de yer aldı.

Devamını Oku

Bodrum Kumbahçe’deki liman genişliyor

Bodrum Kumbahçe’deki liman genişliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bodrum Yolcu Limanı İşletmeleri, Kumbahçe Mahallesi, Mantar Burnu mevkiinde yer alan ve halen denizcilik sektörüne hizmet vermekte olana limanı büyütmeye karar verdi. Bodrum Yolcu Limanı bünyesinde yer alan “Bodrum Tekne Yanaşma Yeri ve Feribot İskelesi Projesi bu kapsamda hizmet alanını büyütüyor.

Projenin yapılacağı alan;

1- Tekne/yat yanaşma/bağlanma yeri kısım (A),
2- Feribot iskelesi kısım (B),
olarak adlandırıldı.

Bodrum Yolcu Limanı’nın 21 bin 856 metrekare toplam liman sahasında deniz aracı yanaşma/bağlanma imkânı olarak bir parmak yolcu iskelesi, 3 feribot kapak atma rıhtımı (rampa) ile dolgu alanı kıyı düzenlemesi olarak 120 metre ve 115 metre boyunda 2 adet rıhtımı bulunuyor.

Proje ile;

– Kısım (A); İki rıhtımın deniz alanına, rıhtım yapısı bozulmadan 10 m – 60 m’lik değişken boylarda toplam 130 adet yat/tekneye düzenli bir konumda güvenli bağlanma imkânı sağlayan, kışlama taleplerini karşılayacak ve turizm sektörüne 12 ay hizmet verecek tekne yanaşma/ bağlanma yeri inşa edilecek. Proje kapsamında geri saha alanına bağlantılı olacak şekilde 11 x 17 metre boyutlarında toplam 187 metrekarelik alanda “Beach Club” Tesisi yapılacak. Söz konusu Beach Club tesisi için de bir güneşlenme alanı inşa edilecek. Güneşlenme alanı kazıklı bir platform şeklinde inşa edilecek. Tekne Yanaşma Yeri için (beach clup dahil) denizde oluşturulacak toplam alan yaklaşık 4.010 metrekareyi bulacak. Mevcut liman geri sahasındaki 1.163 metrekarelik alan tekne yanaşma yeri geri sahası olarak ayrılırken tekne yanaşma yeri toplam denizde ve karada olacak şekilde 5 bin 173 metrekarelik alan olarak planlandı.

– Kısım (B); 1 numaralı feribot kapak atma rıhtımının (rampa) bulunduğu bölgeye dört feribota düzenli bir konumda güvenli bağlanma imkânı sağlayan toplam 854 metrekarelik alanda feribot iskelesi inşa edilecek.

Alan devletten kiralanacak

Mevcut Bodrum Yolcu Limanı geri sahasında idari bina, restoran, akaryakıt istasyonu, yolcu terminali, atık kabul tesisi, trafo, su deposu, misafirhane, otopark sahası bulunuyor. Proje kapsamında mevcut geri sahadaki tesislerde düzenleme yapılmak suretiyle yeni bir idari bina, yolcu limanı için terminal binası, restoran ve kafeler gibi yeme-içme alanları, saniteri üniteleri, beach clup, dükkanlar, misafirhane, müştemilat, atık kabul tesisi, su deposunun yapılması planlandı. Mevcut geri sahada yapılması planlanan yenileme çalışmaları ile bölgeye uygun daha modern, eksiksiz bölge halkının da daha çok tercih edeceği bir tesis oluşturulması amaçlanıyor.

Yap-İşlet-Devret ile yapılacak

Proje alanı devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlar kapsamında bulunduğu için yürürlükteki ilgili mevzuatlar gereği liman Yap-İşlet-Devret sözleşmesi hükümleri doğrultusunda gerçekleşecek. Alan; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden kiralanacak.

Yakınlarda başka limanlar var

Proje alanının kuzeybatısında Bodrum Yat Limanı, Bodrum Kale İskelesi ve planlama alanının hemen yanında ise Bodrum Yolcu Limanı bulunuyor. Bodrum Yolcu Limanı kruvaziyer limanı olarak da hizmet veriyor.

Emlaknews.com.tr

Devamını Oku

Ankara Etimesgut’a 419 konutlu Aura Meydan geliyor

Ankara Etimesgut’a 419 konutlu Aura Meydan geliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BP Yapı Tekstil Kafetarya İnşaat’ın yapımına başladığı Aura Meydan’da 17 blok yer alacak. Projenin inşaat maliyeti 481 milyon 71 bin 960 TL olarak hesaplandı.

Proje, Ankara İli, Etimesgut İlçesi, Yukarıyurtçu Mahallesi, 4462. Cadde üzerinde yer alıyor. Proje alanın 1 km batısında Sultan Mahmut Bulvarı bulunurken 3.5 km güneyinde İmam Gazeli Caddesi üzerinden Dumlupınar Bulvarına erişim sağlanıyor. Güçlü ulaşım akslarıyla çevrili olan proje alanına toplu taşıma ile ulaşım imkanı sunuyor.

Sitenin inşa edileceği arsa, 62753 ada 1 parselde kayıtlı bulunuyor. Projenin arsası 25 bin 817 metrekare, toplam inşaat alanı 46 bin 558 metrekare, emsal dahili inşaat alanı 40 bin 558 metrekare olarak hesaplandı. Projede iki farklı konut tipi yer alacak. A-B-C Bloklar 13 kat üzerinde, diğer 14 blok ise 3 katın altında olacak.

İnşaat aşamasının 4 yılda bitirilmesi planlanan Aura Meydan’da iskandan sonra 1236 kişinin daimi ikamet etmesi bekleniyor. Site sakinlerinin kullanımı için 419 araçlık otopark hazır hale getirilecek.

Emlaknews.com.tr

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek bunu kabul etmiş olursunuz.