İnşaat sektörü sözleşmelere ek süre talep ediyor

Koronavirüs nedeniyle üretime ara verilmesi ve malzeme tedarikinden dolayı inşaat sektöründen sözleşmelere ek süre talebi geldi.

İnşaat sektöründen sözleşmelere ek süre talebi gündeme geldi… Koronavirüs nedeniyle iş gücü tarafından üretime ara verilmesi ve yurt dışından gelen bazı malzemelerin tedarikinde sıkıntı yaşanması üzerine kamu ihaleleri, kat, arsa veya bedel karşılığı taahhütlerin yerine getirilmesinin zorlaşacağı belirtildi.

Sözleşme sürelerine, 3-6 ay ek süre talep edildi

Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Atılgan Sert, koronavirüs nedeniyle inşaatlarda kalıp ve demir gibi çalışma ekiplerinin, çok kişiyi bir araya getirmemek için aynı anda çalıştırılmadığını söyledi. Kolonya, dezenfektan gibi önlemlerin yanı sıra saat başı işçilerin el yıkamaya teşvik edildiğini belirten Sert, yine de tedbirlerin istenilen düzeyde olmadığını söyledi.

Her binaya araç başına kapalı otopark mecburiyeti uygulanmasına ilişkin yasa ve kat serbestliğiyle ilgili 31 Mart olan sürenin uzatılması gerektiğini belirten Atılgan Sert, projeleri belediyelere götürüp, işlemleri yaptıracak inşaat mühendisleri ve mimarların, koronavirüs nedeniyle belediyelere gitmediğini kaydetti. Sert, bu sorunlarla ilgili Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu ve İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’na müracaatların yapıldığını söyledi.

Tedarik sorunu yaşanıyor

Koronavirüsten en çok etkilenen alanlardan birinin de yabancılara konut satışı olduğunu söyleyen Sert, “Şu an itibarıyla zaten turist gelmiyor. Önce gelip görmesi gerekiyor, fakat birçok ülkeye uçuş yasağı başlatıldığı için gelemiyor ve geri doğru ciddi bir yavaşlama var.

0.79 ve 0.98 gibi faiz oranlarındaki indirimler sektörümüzün önünü açmıştı ama koronavirüs tüm dünyayı etkisi altına aldığı için sektörümüzün gidişatını çok iyi görmüyoruz” dedi.

Çin’den mal gelmiyor

Yurt dışından gelen inşaat malzemelerinin tedarikinde ciddi sıkıntı yaşandığını da anlatan Sert, “Çin’den gelen pek çok ürün vardı. Demirde en büyük pazar Çin. Demir ve demire bağlı malzeme fiyatlarında ciddi artış yaşandı. Dolardaki hareketlilik nedeniyle maliyetlerde de artış var. Yurt dışından gelmesi gereken ürünleri tedarik edemiyoruz. İşçi sıkıntısını da eklediğimiz zaman hem kamu ihaleleri hem de özelde kat veya arsa karşılığı yapılan sözleşmelerde 3-6 ay gibi ek süre verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

Ek süre tanınmalı

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) üyesi Selman Özgün ise gayrimenkul sektörünün, ülke ekonomisinin yüzde 15’ini etkileyen lokomotif sektörlerden olduğunu söyledi. Sektör olarak koronavirüsün olumsuz etkilerinin en başında, yükleniciler açısından kat, arsa payı ya da bedel karşılığı inşaat sözleşmelerinde süre sorunu yaşanabileceğine dikkat çeken Özgün:

“Bu iki şekilde görülebilir. İlki, üretime iş gücü tarafından çeşitli nedenlerle ara verilmek zorunda kalınması. İkincisi, sözleşmelerde belirtilen bazı malzemelerin üretim yerlerinin yurt dışında olması ve temin edilememesi nedeniyle üretim sürelerinin uzaması. Bu nedenlerle inşaat yüklenicilerine ek süre tanınmalı. Pandemi sonrası insanlar hijyene daha duyarlı hale gelecek ve bu konuda bilinçli ve seçici olacaklardır. Konut projelerinde ortak alanların dizaynında sterilizasyon kriterleri oluşturulabilir. Site girişleri, apartman girişleri, konut girişlerinde ufak dokunuşlarla farklı konseptler yaratılabilir. Konut satışlarında proje ziyaretleri öncesinde dezenfeksiyon çözümleri uygulanabilir. Bu tür çözümler alıcı için güven verici olabilir. Mobilyalı dairelerde antibakteriyel mobilyalar ve bu tür çözümler uygulanabilir” dedi.

Üretimde yeni dönem

Satışlarda ise sanal tur ve drone kullanımı gibi teknolojik çözümlerin tercih edilen yöntemler halini alacağını anlatan Selman Özgün, “Yeni dönemde izolasyonun daha önem verilen bir inşaat üretimi haline geleceğini düşünüyorum. Öncelikle unutulmamalı ki bu geçici bir dönem. Tüm ülkelerin derinden yaşadığı, ülkemizde ise çok daha kontrollü ve akıllıca yürütülen bir süreç gözlemlemekteyiz. Tüm dünyanın derdi haline gelen virüs yabancı yatırımcının yönünü başka yöne çevirmeyeceği gibi güvenilir liman olma görünümünü koruyan Türkiye’ye yatırımcı talebini orta ve uzun vadede artıracaktır” diye konuştu.

Antalya Akdeniz Manşet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir