Yeni normalde okul yapıları nasıl olmalı?

“Okul sadece bir öğrenme mekanı değil, aynı zamanda bir sosyalleşme ortamıdır.” diyen PAB Mimarlık Yeni normalde okul yapıları nasıl olmalı sorusunu cevapladı.

Şu sıralar ülkemiz ve dünya gündeminin önemli başlıklarından biri okulların Covid-19 salgını sırasında tekrar açılması. Bu karar ve getirecekleri tartışılmaya devam edecek. Yenilikçi eğitim yapıları ve okul ortamları üzerine çalışan pabedu ve PAB Mimarlık ekipleri, yeniden açılacak okullardaki olası fiziksel düzenlemeleri ve yaşamı görselleştirerek kamuoyu ile paylaştı.

Hibrit eğitim senaryosunda okul hayatından görünümler ve öneriler

1. Bir yaşam alanı olarak sınıf

Salgın sırasında sınıf, öğrencinin, ders dışı zamanlarda da vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği, kendi kendine yeten bir yaşam alanı olarak kurgulanır. Öğrenci gün boyu aynı derslikte öğrenim görür, dinlenir, isterse yemeğini, içeceğini hazırlayabilir. Ortak alanlar yerine sınıf arkadaşları ile sınıf içerisinde sosyalleşir. Yeni normalin gereksinimleri doğrultusunda öğrenciler uygun sosyal mesafeye göre düzenlenmiş alanları kullanırlar.

2. Sirkülasyon ve oturma alanlarının tanımlanması

Sınıf içerisinde zemin kaplamasının değişimi ve zemindeki yönlendirme işaretleri ile öğrenci ile öğretmenlerin kullanım alanları tanımlanır; sirkülasyon ve oturma alanları ayrıştırılır.

3. Uygun mesafeli, sabitlenmiş bireysel mobilyalar

Kolay temizlenebilir malzemeden üretilmiş, sabitlenmiş ve tekerleksiz masa ile sandalyeler, uygun sosyal mesafe kabulüne göre (çalışmamızda 1,8 m olarak kabul edilmiştir) sınıf içerisine aynı yöne bakacak şekilde yerleştirilir. Sınıftaki gereksiz mobilyalar ve malzemeler kaldırılarak kolay temizlenebilir ve kir tutmayan alanlar elde edilir.

4. Açık depolama alanları

Sınıf ve koridordaki kapalı dolap ve askılık sistemi yerine, öğrencilerin palto ve çanta gibi temel eşyalarını yerleştirebilecekleri, her öğrencinin ayrı bir bölüme sahip olduğu, kolay temizlenebilir açık raf sistemi sınıfın belirli noktalarında oluşturulur.

5. Alternatif çalışma ve dinlenme alanları

Öğrencinin, neredeyse okul zamanının tamamını geçireceği sınıf, dinlenme ve farklı konsantrasyon alanlarına da imkan vererek deneyimi zenginleştirebilmelidir. Örneğin, pencere önüne konumlanmış bir okuma nişi veya bağımsız bir çalışma köşesi öğrencinin mekana ait olan aidiyet hissini güçlendirecektir.

6. Sınıf içi hijyen köşesi

Sınıf içerisinde girişe yakın konumlanacak bir hijyen köşesi, salgın döneminde, el yıkama, basit yemek ve içecek hazırlama, su doldurma gibi ihtiyaçların ortak alanlara çıkmadan, teması azaltarak, sınıf içerisinde çözülebilmesine destek olur. Hijyen amaçlı kullanılacak ekipman ve malzemeler ile, bilgilendirici belge ve posterlerin sergileneceği pano bu alanda yer alabilir.

7. Öğretmen çalışma köşesi

Öğretmenin ders sırası ve ders dışı zamanlarda kullanabileceği çalışma köşesi, özellikle sınıf öğretmenleri ve aynı sınıfta bir sonraki derse devam edecek öğretmenlerin, öğretmenler odasına gitmeden kullanılabilecekleri özel bir alan tanımlar.

8. Doğal havalandırma

Uygun tasarlanmış bir doğrama sistemi ile farklı kotlardan hava sirkülasyonu sağlanarak, öğrenci ve öğretmenleri rahatsız etmeden, sınıf içerisine olabildiğince fazla doğal hava temin edilebilir.

9. Teknolojik altyapı

Hibrit eğitim modelinde dönüşümlü olarak kullanılan sınıfta, uzaktan eğitime ve sürekli iletişime imkan veren akıllı tahta, bilgisayar, tablet, kamera, mikrofon, iletişim yazılımları, yüksek hızlı internet gibi altyapı ve donanımlar kullanıma hazır bulunmalıdır.

10. Akustik önlemler

Sınıfta maske ardından konuşurken ve uzaktan eğitim esnasında dijital ortamda, sesin daha iyi duyulabilmesi için sınıf duvar ve tavanlarında iyileştirici akustik önlemler alınabilir. Duvarlarda oluşturulacak ahşap yüzeyler, kumaş pano alanları ve tavanlardaki ek ses yutucu elemanlar bu önlemler arasında sayılabilir.

11. Açık alan kullanımı ve derslik

Salgın döneminde açık alan kullanımını teşvik etmek amacıyla açık alan düzenlemeleri iyileştirilebilir. Zemin katta yer alan sınıflar doğrudan kendi bahçe alanlarına açılabilirler. Dönüşümlü olarak kullanılabilecek ‘açık derslikler’ oluşturularak, eğitimin sınıf dışında açık havada devam etmesi sağlanabilir.

12. Ortak alanlar

Ortak alanlarda yer alan geniş mekanlar, panolar, cam bölme duvarlar, bitki duvarları vb. bölücü elemanlarla ayrılarak, hareket ve kullanım kısıtlanır. Bekleme alanları gibi kişilerin uzun zaman geçirdikleri yerlerde, oturma birimleri, uygun mesafeye göre yerleştirilir ve bölücü elemanlarla birbirinden ayrılır.

13. Giriş ve çıkış alanları

Okul giriş ve çıkış kapıları, rahat kontrol edilebilmesi için tek noktada toplanmalıdır. Giriş ve çıkış kapıları ayrıştırılarak, karşılaşmalar önlenir; yaya hareketinin ayrı doğrultular üzerinde tek yönlü gerçekleşmesi sağlanır. Girişlerde dezenfeksiyona yardımcı olan hijyen istasyonları, termal kameralı gözetim noktası yer alır.

14. Ortak alan hijyen istasyonları

Ortak alanlarda uygun noktalara yerleştirilmiş hijyen istasyonları, dezenfektan, kağıt havlu gibi malzemeler ile dezenfeksiyona destek verir. Maske ve benzeri atıklar bu noktalardaki çöp kovalarına atılır. Bu alanlarda oluşturulacak iletişim panolarında, salgın hakkında bilgilendirici ve uyarıcı afişler sergilenebilir.

15. Sosyal mesafe yönlendirme işaretleri

Ortak sirkülasyon ve kullanım alanlarında, zeminlerde kullanılacak yönlendirme işaretleri ile uygun sosyal mesafe vurgulanır. Farklı yönlerdeki yaya hareketinin, ayrı doğrultular üzerinde, karşılaşmaları önleyecek şekilde tek yönlü gerçekleşmesi sağlanır. Bu işaretlerin görme engelli kullanıcıları da kapsayıcı şekilde seçilmesi ve tasarlanması gereklidir.

16. Ortak alan kapıları ve ekipmanlarında otomasyon

Ortak alanlarda yer alan, tuvalet kapıları vb. sık kullanılan kapıların sensörlü sistemler ile temassız bir şekilde kullanılabilmesi büyük fayda sağlar. Aynı şekilde ıslak hacimler ve ortak alanlardaki lavabo bataryası, sabunluk vb. ekipmanların da, sensörlü otomasyon sistemleri ile çalışması tercih edilmelidir.

Çalışmamızdaki temel kabuller ve veriler:

  1. Öğrencinin, ders dışı zamanlarda da vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği bir yaşam alanı olarak kurgulanan sınıf, salgın sırasında okulun temel yapıtaşıdır.
  2. Normal koşullarda 20-24 öğrencinin bulunduğu sınıflar, salgın süresince uygulanabilecek hibrit eğitim modeliyle 10-12 öğrenci tarafından aynı anda kullanılabilir.
  3. Ülkemizde, okullardaki sosyal mesafe kuralı, Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyesi ışığında, en az 1 metre olarak tanımlanmış olsa da; çalışmamızda, eğitimde öncü birçok dünya ülkesinin benimsediği mesafe olan 1,8 metre (6 feet) baz alınmıştır. Görsellerde öğrenci ve öğretmenler etrafında oluşan 1,8 metre çapındaki kesik çizgili daireler, bu mesafeye dikkat çekmektedir.
  4. Salgın süresince, mevcut veriler ve kabuller, yeni araştırmalar ve deneyimlerle değişebilir, geliştirilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir