Konut işçilerinin çalışma koşulları kötüleşti

Salgın döneminde konut işçileri zor durumda kaldı. İşçilerin iş yükleri ciddi şekilde arttı, çalışma koşulları kötüleşti.

Salgın nedeniyle konut işçileri de zor günler geçiriyor. İş yükleri epey artan ve çalışma koşulları kötüleşen işçiler, bir de işverenlerin yoğun baskısıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Hak gasplarının da yaşandığını belirten Genel-İş Sendikası İstanbul Konut İşçileri Şubesi Genel Başkanı Nebile Irmak Çetin, son zamanlarda işverenlerin, sağlık sorunu yaşayan ileri yaştaki işçileri ücretsiz izne çıkarmaya başladığını söylüyor.

En az 200 bin konut işçisi var

Konut işçileri, apartmanlar, toplu konutlar ve sitelerde temizlik, çöp toplama, onarım, kaloriferlerin yakılması, bahçe bakımı, çarşı alışverişi, güvenlik gibi çeşitli işlerde çalışıyor. Türkiye’de resmi verilere göre 49 bin 583 konut işçisi var; ancak gerçek sayı bunun çok üstünde. Çetin’in verdiği bilgilere göre; sigortasız ve kaçak çalıştırılan, emekli olduğu halde çalışan, kira karşılığı çalışan ve başka sektörlerde çalışıyormuş gibi gösterilen işçiler de hesaba katıldığında, Türkiye’de en az 200 bin konut işçisinin olduğu tahmin ediliyor. Bu işçilerin yüzde 15-20’si kadın ve işçilerin hemen hepsi asgari ücret alıyor.

İş yükleri ve baskılar arttı

Çetin, salgın döneminde işçilerin iş yükünün ciddi şekilde arttığına dikkat çekiyor: “Çalışma koşulları daha da zorlaştı. Salgın nedeniyle evde kalanların, ihtiyaçları çoğalanların yükleri konut işçilerinin sırtına yüklenmiş durumda. Kendi servis saatleri dışında, dışarı çıkamayan 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan yurttaşların ihtiyaçlarını karşılıyor, eczaneye gönderiliyor, günlük rutin işlerini yapmaya devam ederken günde iki üç kere bina girişlerini, merdiven korkuluklarını, asansör içlerini dezenfekte ediyorlar.”

Baskı altındalar

Ancak konut işçilerinin tek sorunu bu da değil. Çetin, tüm zamanlarını işyerinde geçiren ve sürekli işverenlerin gözü önünde hizmet veren işçilerin zaten kendilerini baskı altında hissettiğini, salgınla birlikte bu baskının daha da arttığını belirtiyor. Özellikle eşi, çocuğu başka yerlerde çalışan işçiler, bu baskıyı daha yoğun yaşıyor. İşçilerin kaldıkları evden çıkmasını isteyen işverenler bile olmuş. Bu süreçte hak kayıplarının da yaşandığını söyleyen Çetin, şu örneği veriyor: “Bir üyemizin dışarıda çalışan kızının testi pozitif çıktığı içiden işçiden hizmet alınmadı. Kısmi hizmet yürütmesine rağmen 14 günlük karantina sürecinde olan işçinin maaşından kesinti yapıldı.”

Sendikalı işçiler daha avantajlı

Toplu konutlarda ve sitelerde çalışan sendikalı işçiler, toplu sözleşmeleri olduğu için bireysel çalışan işçilerden daha iyi durumda. Öte yandan toplu sözleşmeli işyerlerinde bile işverenler, sağlık sorunu olan ve ileri yaştaki işçileri ücretsiz izne göndermeye başlamış. Yıllık iznini kullanmak zorunda bırakılan ya da rapor alan işçiler de var.

Bu sorunlara karşın sendikalı konut işçilerinin daha güvenceli çalıştığını vurgulayan Şube Başkanı Çetin, bu nedenle şubelerine yapılan üye başvurularının arttığını ifade ediyor. Dediğine göre, özellikle yoğun baskı ve işten çıkarılma tehditleriyle karşılaşan Hizmet-İş Sendikası’na üye işçiler, sendikaları bu duruma kayıtsız kaldığı için Genel-İş’e geçmek istiyor.

12 üyemiz virüse yakalandı

GENEL-İŞ İstanbul Konut İşçileri Şubesi’nin 98’i kadın olmak üzere bin 200 üyesi bulunuyor. Şube Başkanı Çetin, bugüne dek 4’ü kadın ve 8’i erkek olmak üzere toplam 12 üyelerinin Covid-19 testinin pozitif çıktığı bilgisini veriyor. Bu işçilerden 4’ü iyileşip işlerine dönmüş. Diğer işçilerin ise tedavisi sürüyor.

Konut işçilerinden 8 acil talep

Genel-İş İstanbul Konut İşçileri Şube Başkanı Nebile Irmak Çetin, konut işçilerinin acil taleplerini şöyle sıralıyor:

► Konut işçilerinin düzenli olarak sağlık taramasından geçirilmesi ve koruyucu ekipmanlarının ( maske, eldiven, dezenfektan vb.) eksiksiz sağlanması.

► Bu süreçte kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin ve yıllık ücretli izin kullandırılması yerine işçilere ücretli İzin verilmesi.

► Kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin kullandırılan işyerlerinde İşkur tarafında yapılan ödemenin eksik kalan kısmının işverenler tarafından tamamlanması.

► Bu süreçte işçilerin daha verimli çalışabilmeleri için önemlilik arz etmeyen işlerin ertelenmesi.

► Çalışma saatlerinin düşürülmesi ve iş planının pandemi ve izolasyon sürecine uygun olarak yeniden yapılması.

► Bu süreçte engelli çocuğu olan, okul ve kreşlerin tatil edilmesinden kaynaklı çocukları evde olan ve eşleri işsiz kalan kadın işçilerin sırtındaki yük daha da artmış durumda. Kadın işçilere istisnasız olarak ücretli izin verilmesi.

► Genel olarak konut işçileri asgari ücretle çalıştığı için lojman verilmeyen apartman ve sitelerde işçiye ücretinin dışında yol,yemek parası ve kira yardımı verilmesi.

► Lojmanda oturup işten çıkarılan konut işçilerinin mağduriyetini önlemek amacıyla, işçinin oturduğu konutun tahliyesiyle ilgili yetkinin kaymakamlıklardan alınması ve bu konu ile ilgili kararın mahkemeler tarafından verilmesi.

Sevgim Denizaltı-Birgün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir