Vakıf Yatırım: 42,5 TL’si olan gayrimenkul yatırımı yapacak

İlk gayrimenkul sertifikası ihracını yapmaya hazırlanan Vakıf Yatırım’ın genel müdürü Kemal Şahin “50 TL’si olan da 500 bin TL’si olan da yatırım yapabilir” dedi.

Vakıfbank Grubu kuruluşu olan Vakıf Yatırım, ilk gayrimenkul sertifikası ihracını 29-30-31 Mart tarihlerinde gerçekleştirecek. Vakıf Yatırım Genel Müdürü Kemal Şahin, “SPK, Borsa İstanbul, MKK, TOKİ ve Makro İnşaat yetkililerinin katılımı ile bir yıldır titizlikle yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, gayrimenkul sertifikalarının sektöre yeni bir bakış açıcı kazandıracağını söyledi.

‘Hangi daire kaç sertifika eder, açıklanacak’

TOKİ’nin sertifika ihraççısı, Makro İnşaat’ın gelir paylaşımı yüklenici olduğu Kayaşehir Park Mavera 3 projesiyle ilk kez hayata geçirildiğini ifade eden Şahin, “İster öğrenci, ister doktor dileyen herkes projeye yatırım yapabilir. 50 TL’si olan da 500 bin TL’si olan da yatırım yapabilir. Alt limit 42,5 TL. Bu modelde yatırımcı dilerse sertifika biriktirerek ev sahibi olabiliyor ya da projenin değer artışından faydalanabiliyor. Dairenin fiyatını 42,5 TL’ye bölerek o daireye karşılık gelen sertifika adedini buluyoruz. Hangi dairenin kaç sertifika ile satın alınacağını internet sitemizden duyuracağız. Vatandaş halka arzdan önce hangi dairenin kaç sertifika ile elde edileceğini bilecek” açıklamasında bulundu.

‘İskonto vatandaşa yansıyacak’

Vatandaşın daha ucuz ve daha kolay konut yatırımı yapmasını sağlayacak olan sertifika modelinin inşaat firmalarına da ön finansman sağlayarak finansman maliyetini ortadan kaldırdığını anlatan Kemal Şahin, “Bu modelle inşaat firmaları banka kredilerinden kurtarılıyor. Diğer taraftan inşaat firması nakit akışını öngörülebilir ve sağlıklı bir hale getiriyor. Bu yolla firma peşin alım iskontolarından yararlanmak suretiyle inşaat maliyetini düşürecek” dedi.

Sertifikanın amaçlarından biri de, bu yöntemle elde edilen iskontonun yatırımcıya, vatandaşa yansıtılması olduğunu ifade eden Şahin “İnşaatçı firmaya diyoruz ki, bankaya vereceğin kredi faizini diğer taraftan betoncuya, demirciye, fayansçıya tüm tedarikçilere ödeyeceğin vade farkını verme, peşin alım indirimlerinden yararlan. Buradan elde ettiğin avantajı da vatandaşa yansıt. Bu kısım sertifikanın daha ucuz gayrimenkul yatırımı yapmaya imkan vermesiyle ilgili. Bir de daha kolay yatırım yapmaya olanak sağlama yönü var” diye konuştu.

‘Cepten alınıp satılabilecek’

Şahin, gayrimenkul fiyatlarının hızla yükselerek birçok vatandaşın alım gücünü geçtiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Hepimizin sosyal donatıları olan, çocuklarımızın içinde rahatlıkla oynayabileceği alanları olan, güvenilir konutlarda yerlerde yaşama hakkı bulunuyor. Bu bir ihtiyaç. Aynı zamanda gayrimenkul ülkemizde çok rağbet edilen bir yatırım aracı. Ülkemizin her yerinden, her bütçeye sahip vatandaşlarımıza tamamen organize bir piyasada işlem görecek şekilde yatırım yapma imkanı sunuyoruz.

Vatandaş bütçesi kadar yatırım yapabilir, kendi gelirine göre kafasında bir ödeme planı yapar gibi sertifika biriktirebilir. Paraya ihtiyacı olduğunda kolaylıkla borsada satar. Tasarruf aracı olarak yatırım yapar. Evrak yok, vergi yok, beyanname yok. Sadece yeterli sertifikayı biriktirerek ev almak isteyenler tapu devrinde yüzde 1 KDV ve tapu harcı ödeyecektir. Sertifika talebi çok kolay, konsorsiyum üyesi aracı kurum ve bankaların tüm şubelerinden 29-30-31 Mart tarihlerinde talepte bulunmak mümkün. Borsada alım satım çok kolay. Dileyenler akıllı telefonuna ilgili uygulamayı indirerek mobil telefondan alım satım yapabilir.”

‘Sertifika fonları haczedilemiyor’

Sertifikanın genel olarak çok önemli bir hukuki koruma imtiyazına sahip olduğunu belirten Şahin, “7 Mart tarihinde ilgili tebliğde yayınlanan değişiklikle sertifikaya konu bağımsız bölümlerin, sertifika ihracından sağlanan fonların, kamu alacakları da dahil haczedilmesi, rehin alınması, ihtiyati tedbir kararı alınması engellendi. Bu hüküm özel sektörün yapacağı ihraçların önünü açan sertifikaya hukuki koruma alanı yaratan bir değişiklik oldu. Aynı şekilde ihraçtan toplanan fonlar inşaat ilerleme raporlarına göre firmaya aktarılacak. Bununla inşaatın tamamlanması bir anlamda güvence altına alınacak. Sertifikalar tamamen şeffaf ve organize bir piyasa olan borsada işlem görecek. Projeye ilişkin tüm gelişmeler KAP’da yayınlanacak. Bu bakımdan yatırımcı topraktan projeye girerken çok daha güvenli imkana sahip olacak” dedi.

İnşaat maliyetlerinin düşürülmesinden ekonomideki kayıt dışılığın azaltılması, sermaye piyasasının gayrimenkule yatırım yapma imkanı bulması, tasarrufun teşvik edilmesi gibi bir çok sebeple faydalı bir ürün olan gayrimenkul sertifikası aynı zamanda faizsiz bir yatırım aracı olma özelliği de taşıyor. Özellikle Körfez fonlarının TL cinsinden yatırım yapabilmeleri için çok uygun gözüküyor.

‘Bölge parlak, konutlar lüks’

Park Mavera 3 projesinin bulunduğu Kayaşehir’in sertifika modeline yakışan bir bölge olduğunu ifade eden Kemal Şahin, “Avrupa yakasında kentsel yapılaşmaya uygun kalan ender yerlerden. 2. ve 3. köprü bağlantı yolları üzerinde. Metro, tramvay, hava ray gibi ulaşım araçlarına sahip. Bölgede ülkemizin en büyük şehir hastanesi inşa ediliyor. 450 bin metrekare m2 alanda yer alacak olan İbn-i Haldun Üniversitesi, 380 bin metrekare botanik parkı inşası sürüyor. 3. Havalimanına en yakın bölge. Tamamı sosyal donatıları olan markalı projelerle çevrili ve botanik parka komşu parselde yer alıyor” dedi. Tüm bu sebeplerden dolayı Park Mavera 3 projesinin şerefiyesinin yüksek olduğunu kaydeden Şahin şöyle devam etti:

“Projenin metrekare fiyatı oldukça makul. Projede sertifikaya konu ihraç edilen bölümde ortalama metrekare fiyatı 4 bin 250 TL. Bir sertifikanın fiyatı da 42,5 TL olacak. Projede yer alan konutlar lüks segmentteki nitelikli konutlar. Yaşam başladığında kent meydanı, göletler ve parklarla tercih edilen bir bölge olacak. Proje alanında örnek dairemiz var. Dileyenler ziyaret edebilir ya da internetten görselleri inceleyebilir.”