İş dünyası “ofise ihtiyacım yokmuş” demeye başladı

İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Coşkun Küçüközmen karantinanın gayrimenkul sektörüne etkilerini analiz etti.

Yeni dünya düzeninde iş yapış şekillerinin eskisi gibi olmayacağını söyleyen İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Coşkun Küçüközmen, “Sektörde finansal canlılığı korumak için stratejik modellere yönelmeli. Satışlar ancak öyle kuvvetlendirilebilir.” diye konuştu.

Türkiye’de sektörün kritik bir dönemeçte bulunduğunu hatırlatan Prof. Küçüközmen, inşaat ve gayrimenkul satış sektörlerinin iş yapış şekillerini güncellemek zorunda olduğunu öne sürdü.

Sektörü neler bekliyor?

Küçüközmen’in önerileri şöyle:

Mülk sahipleri mecbur kalmadığı sürece gayrimenkulünü satmayacak. Çünkü, bu ortamda gayrimenkullerin ucuz fiyattan alıcı bulacağı malum. Alıcıların ellerindeki parayı gayrimenkule yatıracağını da hiç zannetmiyorum en azından normalleşme sürecinin belirtileri görülene kadar.

Normalleşmeye geçildikten sonra bile sektör bir süre olumsuz etkilenecektir. Türkiye gayrimenkul konusunda çok kritik bir dönemecin eşiğinde. Bankaların elinde konut stoku birikebilir ve bir şekilde bunu ellerinden çıkarmak zorunda olduklarında fiyat dinamikleri farklı yönlere evrilebilir.

Gayrimenkul sektöründe bir ‘ARAMA’ konferansı yapılabilir. İnşaat firmalarının belli bir maliyete katlanmadan yeni ve yaratıcı fikirlere erişmesi zor görünüyor.

Gayrimenkul fiyatları düşer mi?

Arz-talep kaynaklı fiyat şişkinliği var. Örneğin İzmir’de konut balonu oluştu. İnşaat firmalarının ve mülk sahiplerinin fiyatlarını düşüreceğini hiç sanmıyorum. Burada iki yönlü bakmak gerekir.

Birincisi, eğer fiyatlar düşerse tüketiciler, ‘demek ki bu fiyatlara da satılabiliyormuş, biz daha önce pahalı almışız’ diyebilir. Diğer taraftan satılamayan konutlar, yatırımcısına, müteahhide, bankaya her gün zarar olarak döner. Hatta değil alıcı, görücü bile bulunamayabilir.

Plazalar ve ofisler ne olacak?

İş insanları ‘benim iş yapmak için bir ofise ihtiyacım yokmuş’ demeye başladı. Ofislere kira ve aidat ödemeyi mantıklı bulmayacaklar. Evlerin bir bölümünün ofise dönüşeceğini göreceğiz. Plaza ve ofis stokunun artacağını öngörüyoruz ama yine de belli sektörler ve iş kolları için ofisler vazgeçilmez olma özelliğini sürdürecek.

Müstakil konutlara ilgi artar mı?

Konutun müstakil olup olmadığı değil, sağlık alanları, temiz içme suyu, elverişli yaşam koşulları, ulaşım kabiliyetleri, eğitim olanaklarına yakınlığı önemlidir. Eğer ki erişilebilir fiyatlardan konutlar satışa sunulmazsa, insanlar evde kal mottosuyla da yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. Tüketiciler gayrimenkul fiyatlarını çok iyi araştırıyorlar.

Tıkanıklığı aşmak için ne yapılmalı?

Gayrimenkul satışında dijital yöntemler ve marketing zaten yapılıyordu. İhtiyaç olan, alternatif pazarlama kanallarıdır. İnşaat firmaları, mülk sahipleri ve emlak ofisleri uyguladıkları satış yöntemlerini güncellemek zorundalar.

Lüks konutları seri ilan siteleriyle veya sosyal medya reklamlarıyla satamazsınız. Satış ofisleri ile artık konut satılamayacak. Hedef kitlede farkındalık yaratıcı ve alternatif pazarlama kanalları geliştirilmeli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir