Türkiye’de tarım arazileri bir yandan doğal olarak çoraklaşırken diğer yandan da vatandaşlar tarafından gerek miras gerekse satın almalar yolu ile bölünerek küçülüyor ve değersizleştiriliyor.

Buna son günlerde bir de hobi bahçeleri merakı eklendi. Tarlaları tarım arazisi olarak satın alan girişimciler; bunları parselleyerek küçük bahçecikler şeklinde satıyor. Buna ilaveten birde yerel yönetimlerden bölgeye getirdikleri elektrik ve suya dayanarak bildiğiniz yazlık villa kentler inşa ederek ticarileştiriyor.

Yazar Özdamar, TBMM’de gündeme gelen bu tür tarım arazilerinin yasal süreçlerinde düzeltilmesi gereken noktalara değindi.

Özdamar’ın yazısı şöyle:

TBMM’de hazırlanmakta olan Hobi bahçeleri ile ilgili olarak Tarım Orman Komisyonu Başkanı Sayın Prof. Dr. Yunus Kılıç’ı yaklaşımından dolayı kutlamak isterim. Sayın Kılıç, “Bu arazileri alanların ne aldığını bilmek gibi bir sorumluluğu var. Yasalarda tarlaya konut yapılamayacağı açıkça belirtiliyor. Bilmemek kimseyi suçtan kurtarmaz.

‘Tarım alanı yapacağım.’ diye yerel yönetimden su ve elektrik hizmeti alıyorsunuz, sonra tarım arazisine 30-40 konut yapıyorsunuz. Bu araziler resmiyette ‘Tarımsal Üretim Kooperatifleri’ olarak görünüyor. Devlete ‘Tarım üretmek için kooperatif kuruyorum.’ diyorsun, sonra başka şeyler yapıyorsun. Burada devletin verdiği bir sözden dönmesi söz konusu değil. Verilen bir hakkın başka bir türlü kullanılması söz konusu. Yani yasaları suistimal var. Burada ‘Devlet buna niye zamanında karşı çıkmamış?’ diye itiraz edilebilir ama artık buna ‘dur’ demek gerekiyor.

Hatanın dönüşü mutlaka olmalı

‘Zamanında böyle hatalar yapılmış, böyle gitsin.’ deme şansımız yok. Açıkça yasa dışı bir durum söz konusu. Burada arsa vasfı kazanarak imar planına geçmiş arazilerde sorun yok. Tarım alanları için bu önlemler alınacak. Bir istismar söz konusu ve bu istismarı önlemek zorundayız. Tarım alanlarına gecekondu gibi evler yapılıyor. Bu yapılar, kanuna uygun olarak yapılmamış.” demektedir.

Prof. Dr. Yunus Kılıç’ın diğer tespitleri ile yazımıza devam edelim. “Yasa teklifiyle tarım alanlarının suistimal edilmesini durdurulması hedeflenmekte, şimdiye kadar yeni düzenlemeyle artık valiliklerin veya ilgili diğer birimlerin resen devreye gireceklerdir?

Caydırıcı olmalı

Yasanın ön gördüğü düzenleme ve müeyyideler ise: “Tarım alanının yapılaşmayla bozulduğunun tespiti durumunda yetkililer, bunu yapan vatandaştan araziyi tekrar eski haline getirmesini isteyecek. Bunun için 3 ay süre verilmesi düşünülüyor. Bu sürede tarım arazisi üzerinde kurulan yapının kaldırılmaması ve eski haline getirilmemesi durumunda, valilikler ile il özel idareleri bu yapıları kaldıracak. Masraflar da Tarım ve Orman Bakanlığınca karşılanacak. Ancak daha sonra bu masraflar araziyi o hale getirenlerden alınacak. Ayrıca masraflara ilaveten bozulan tarım arazisinin her metrekaresi için 165 lira idari para cezası verilecek. Bu yapılar ovalardaki tarım arazilerinde yapılmışsa ceza iki katına çıkacak.”

Süre kısalsın

Masrafların öncelikle devlet eliyle karşılanıp sonradan suçu işleyenden tahsil yoluna gidilmesi yasanın caydırıcılığı önünde engeldir. Ceza miktarı artırılarak hem hobi bahçesinde mülk sahibi olandan hem de emlak komisyoncusu ve kooperatif yöneticisinden yüksek oranda hemen tahsil edilmelidir.3 Aylık yıkım süresi de oldukça uzundur. Yıkım hemen gerçekleşmelidir. Çiftçiler için de ayrı bir madde ile düzenleme getirilmekte.

“Çiftçilere ayrı bir uygulama getireceklerini belirten Kılıç, “Bir çiftçi, tarımsal üretim amaçlı ama izinsiz şekilde böyle bir yapı kurmuşsa kanun çıktıktan sonra 5 yıl boyunca cezanın yarısı uygulanacak. Ancak 2005 yılından önce 1/5000 ve 1 /1000’lik imar planlarını görmüş ve arsa vasfı kazanmış arazilerde Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle izinli kabul edilecek ve bu vatandaşlarımız bir sıkıntı çekmeyecek.”

Hobi bahçeleri tanımı yapılmalı

Öncelikle şu bilinmelidir ki bizim bazı bürokratlarımız durumdan vazife çıkararak tarım arazilerine kurulmuş, izinli veya izinsiz her inşaat ve eklentiyi bu kapsama sokabilecek yapıdadır. Bunun için öncelikle hobi bahçesinin tanımı yapılmalı, tarla, bahçe ve ağıl-ahırlarda kurulmuş olan yapılarla hobi bahçelerinin karıştırılmasının önüne geçilmeli ve çiftçi mağdur edilmemelidir.

Naim Özdamar-Aydın Denge Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir