Gamze Karaman Keçeli aile olmayı çok sevdi

Seba Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Keçeli ile evlenen oyuncu ve sunucu Gamze Karaman Keçeli evliliğini ve 6 aylık oğlu Yaman’ı anlattı.

15 yıldır oyunculuk yapan Gamze Karaman Keçeli'yi 'sıfır Noktası' filmi, 'kızım Nerede?', 'Makber' ve 'Harem' dizileri, Cengiz Semercioğlu ile sunduğu 'böyle Bir Şey Var Mı?' ve en son TV8'deki sabah programı ile tanıyoruz. Evliliği ve oğlu Yaman'ın doğumu sebebiyle şu sıralar kameralardan uzak duran oyuncuyu İstinye'deki evinde ziyaret ettik. Keçeli ile yaşamını, ailesini ve kariyer planlarını konuştuk...

Gamze Karaman Keçeli ile sohbet her zaman renkli ve neşe doludur. Uzun zamandır görüşmemiş olmanın fırsatını yakalayarak kendisiyle bir araya geldik. Seba Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Keçeli ile evlendikten sonra taşındığı İstinye Seba Royal Konakları'ndaki müstakil evinde bizi ağırladı.

Mimar Koray Yavuzer'in ödüllü projesi olan evde, modern ve şık bir dekorasyonla karşılaştık. Sanat eserlerinin büyüleyici etkisi, dekorasyonun zarafeti, ikram sofrasının şıklığı derken, henüz altı aylık olan, evin neşesi Yaman’la da tanıştık.

Evlenince işine ara verdi

Seni başarılı oyunculuğun, renkli sunuculuk programların ve Venedik'teki rüya gibi düğününle hatırlıyoruz. Bir süredir yoksun ortalarda. Bu arada neler yaptın?

Geçen zaman içerisinde hayatımda önce hamilelik, sonra Yaman ile birlikte köklü değişiklikler oldu. Aslında son işim TV8'deki programımdan sonra görüştüğüm bazı projeler oldu. Fakat bir sebepten ya hayata geçemediler ya da benim içime sinmediği için yer almak istemedim.

Güzel bir evliliğiniz var. Evlilik hakkında genel olarak ne düşünüyorsun? Bu evlilikte ödün verdiğin şeyler oldu mu?

Evlilik, huzurlu ve mutlu bir ilişkinin getirdiği bir durum olmakla beraber tabii ki her mutlu ilişki evlilikle sonuçlanacak diye bir şey yok. Biz, eşim Nedim Keçeli ile bu yolda ilerlemeye karar verdik ve ben kendi adıma aile olmayı çok sevdim. Ödün vermek, çok başka bir şey bence. Artık verdiğim kararları danıştığım bir hayat arkadaşım var.

Oğlun Yaman ile hayat nasıl değişti senin için? Hayata bakışından bahseder misin?

Böyle bir, iki cümleyle ifade edebileceğim bir şey değil bu. Çocuk sahibi olup hayatı değişmeyen de yoktur herhalde. Hissettiklerimi anlatamayacağım kadar derin ve huzurlu bir ruh hali içindeyim. Yaman, ilk bebeğim ve elbette çok zorlandığım günlerim oldu; ama net söyleyebilirim ki bir saniye bile "Keşke" demedim. Hatta Yaman'dan sonra hep 'iyi ki'lerim oldu.

Bazen kendimi 10 kaplan gücünde hissediyorum, bazen de dünyanın en çaresiz insanı. Sabırsız biriyken şimdi Yaman'dan sonra durmayı, durup müthiş sakin olmayı ve anda kalmayı öğrendim diyebilirim.

Teklifler geliyor

Seni tanıdığımız için çalışmadan duramayacağım biliyoruz. Kariyerinle ilgili neler yapmayı düşünüyorsun?

Ben yaptığı her işi çok seven bir insanım, her şeyden önce. Hiçbir zaman "Bundan sonra kariyerimde şu var, bunu yapacağım" gibi ilerlemedim. Bu doğrudur ya da yanlıştır bilemem. Ama ben hep önüme gelen projeleri, "Severek, isteyerek yapacak mıyım? Bu işin içinde ben ne kadar mutlu olacağım?" diye düşündüm. O yüzden şimdi de gelen projelere göre karar vermek istiyorum.

Mesela öğlen kuşağında bir programı ya da gerçekten güzel yazılmış senaryosu olan bir sinema filmini kendime çok yakıştırıyorum. Geçen gün 'Jet Sosyete' dizisine konuk oldum. Küçücük bir sahne için aldığım tepkilere inanamazsınız. "İnsanlar görmez bile ama kırmayalım" deyip kabul ettiğim bu küçücük rolden öyle geri dönüşler aldım ki çok mutlu oldum. Demek ki insanlar beni ekranda görmeyi özlemişler. Ben de mesleğimi ne kadar çok özlediğimi anladım.

Başarılı olma kriterlerin neler?

Bence çok da takılmamak lazım kriterlere. Bazen zaman ve şartlar, kriterleri değiştirebilir...

Oyunculuk dönemine geri dönersek, şans kapım nasıl çaldı?

Vallahi öyle hemen olmadı. Doğrusunu isterseniz oldukça emek verdim. Küçük küçük roller, ikinci roller derken zamanla başrol ve sonrasında severek yaptığım televizyon programları geldi. Örneğin bir dizide oynuyordum ve bir taraftan da bir programın arka tarafını öğrenmek için eski olan TV8'de kamera arkasında çalışıyordum.

Öğrenmeye her zaman devam...

Hiçbir zaman "Aaa, bu diziye kabul edilmişim zaten. Ne gerek var?" demedim. Benden büyükleri dinledim ve hep bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Hâlâ da açığım öğrenmeye...

Kariyerinde ilerlemede sana destek olanlar veya rol-model olanlar vardır. Bunları bizle paylaşır mısın?

İsim vermeyeceğim fakat hayranlıkla izlediğim birçok insan vardı ve hâlâ da varlar...

Eşin Nedim Keçeli ile örnek bir aile kurdunuz. Aşkın tanımını istesek senden?

İlişkimizin altıncı yılını yaşıyoruz. Birbirimize çok aşık olarak başladığımız ilişkimiz, bizimle büyüdü ve olgunlaştı. Ne mutlu ki biz bunu sevgiye de dönüştürebildik. Saygı ise aramızda her daim mevcut. Formül aslında çok basit: Aşk = sevgi + saygı.

Aile sana ne ifade ediyor? Yaman'a kardeş gelecek mi?

Ailem, hayatımın merkezi. Onu işimle ve sosyal hayatımla beslersem ne ala! Biraz önce dediğim gibi, seviyorum ben aile olmayı. Yaman'a kardeş konusuna gelirsek de bu, baştan beri düşündüğümüz ve istediğimiz bir şey; fakat şu an Yaman çok küçük. Hem onun için hem de bizim için daha çok erken. Bakalım; kader, kısmet, zaman ne gösterecek?

Ancak şunu da söylemek isterim ki Yaman'ın harika bir ablası var. Melisa ile aralarında yaş farkı olsa da birbirlerine şimdiden çok yakınlar. Kardeşlik duygusunu çok yakından tadacaklarına eminim... Biz de üç kız kardeşiz. Onların varlığını bilmek ve aramızdaki bağ benim için çok önemli. Kardeşlerim, her zaman bana güç, kuvvet bu hayatta...

Kardeşlik çok önemli, evet. Fakat çok yakın arkadaşların var. Arkadaşlık ilişkileri hakkındaki düşüncelerini sorsak? Artık sağlam dostluklar kurmak zor gibi...

Uzun zamandır hayatımda olan arkadaşlarım da var. Sonradan hayatıma girenler de oldu. Ben hayatıma aldığım ve hâlâ yanımda olan bütün arkadaşlarımı çok seviyorum. Arkadaşlık, dostluk ilişkisine değer veriyorum. Ben fazla açık ve net bir insanım. Arkadaşlıklarım da öyledir. Dolayısıyla beklentim de hep bu yöndedir.

Asla, asla deme

Hayatta neyi affedemezsin?

Yaman'dan önce bu soruya ne süslü cümleler kurardım! Ama Yaman'dan sonra hiçbir konu hakkında kesin konuşmamaya çalışıyorum. Çünkü anne olmadan önce, neyi yapmam dediysem yapar oldum. Hiç affetmem dediğim şeyleri affedebilirim, gün gelir önemsiz bulduğum "Aman ne olacak?" dediğim şeyler beni küstürebilir. Hayatta büyük konuşmamak gerek. Artık bunu da iyi biliyorum.

Hayat felsefen nedir? Hayatı nasıl yaşamayı seviyor ve tercih ediyorsun?

Hafızam kötü, her şeyi unutuyor. O yüzden kimseyle uzun süre küs kalamam. Özümde kimseyle ters düşmek istemem. Her ne kadar anı yaşamayı hedeflesek de bazen çok da mümkün olmuyor. Gülebildiğimiz kadar gülelim; sevebildiğimiz kadar sevelim... Hayat kısa ve güzel!

Peki şu an hayal ettiğin hayati mı yaşıyorsun?

Yaşadığım hayattan çok memnunum ve hayatımı çok seviyorum. Oğlum ve eşim, hayatımın en kıymetlileri...

Hayatta sana en çok neler keyif veriyor?

Ben her zaman ufak şeylerden mutlu olan bir insan oldum. Elimi attığım her şeyi kendimce keyifli bir hale getirebilirim. Severek okuduğum bir kitap, güzel bir dost sohbeti, eşimle içtiğimiz bir akşam kahvesi, oğlumla oynadığımız oyunlar... Bu ara en keyif aldığım şeyler bunlar sanırım.

Evinde yakın arkadaşlarım ağırlamayı sevdiğini biliyoruz. Yazın Yaman'ın doğumu öncesi bahçenizde verdiğiniz davet oldukça konuşuldu. Bugün de son derece şık ve özenli hazırlanmış bir ikram sofrasıyla karşılaştık...

Evet, her zaman evimizde yakın arkadaşlarımız olur. Benim için davetin büyüğü, küçüğü fark etmez. Hep itinayla hazırlanmayı tercih ederim. Bu sefer komşum Daphne Behar ve ortağı Selin Erbeş'in Click Celebration firması bu güzel sofrayı hazırladı.

Tatlıları Vanessa Catering yaptı. Çiçekleri inside Flowers düzenledi. Misafir ağırladığım zaman, küçük sürprizler yapmayı ve ikramlara çeşitlilik katmayı çok seviyorum. Özenle hazırlanmış bir sofra her zaman kendini yansıtıyor. Misafirlerimin memnun olması benim önceliğimdir.

Hayatın akışında zaman su gibi geçiyor. Bundan 10 yıl sonra kendim ve oğlunu nerede görüyorsun?

Evet, zaman çok hızlı geçiyor. 10 yıl sonrasını düşününce, tüm ailemi bir sofranın etrafında keyifli bir yemek yerken hayal ediyorum. Kalabalığız, fonda Sezen Aksu'dan bir şarkı çalıyor, mutluyuz ve hepimiz sağlıklıyız... Daha ne olsun!

İyikilerim fazla...

Elinde imkanın olsaydı, geçmişle ilgili bir şeyleri değiştirmek ister miydin? Pişmanlıkların var mı?

Hayat bu! Kimin pişmanlıkları yok ki... Ama bir tartı olsa şu an elimde, 'iyi ki'lerim daha fazla. O yüzden şanslıyım ve geçmişimle ilgili hiçbir şeyi değiştirmezdim. Bugüne kadar hayat beni hep gülümsetti.

Son olarak, yakında seni tekrar ekranlarda görecek miyiz?

İnanın ben de bunu çok istiyorum. Ama sadece çok istiyorum diye öylesine ve mutlu olmayacağım bir işin içinde olmam. İnşallah yakında güzel, içime sinen teklifler alırım. Çalışmak gibisi yok. Ben de işimi ve ekranı çok özledim.

Rana Korgül-Cengiz Dikbaş-Hello

Benzer İçerikler

Yorum Yap

Yorumlar 0

Ajanda

Tümünü Gör

Çok Okunan Haberler