29 Nisan 2026 Çarşamba
GPPS – Gayrimenkul Proje Pazarlama Satış Platformu Kurucu Başkanı Bilgi Özdemir, GYODER 20. Gayrimenkul Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmesinde, sektörün artık klasik üretim anlayışından uzaklaşıp veri, teknoloji ve kullanıcı odaklı yeni bir döneme girdiğini vurguladı. Özdemir’e göre zirve, yalnızca bugünü değil, gayrimenkul sektörünün geleceğini şekillendirecek temel dinamikleri de net biçimde ortaya koydu.
Özdemir’in tespitleri şöyle:
Bir GYODER üyesi olan Acarlar Şirketler Topluluğu Pazarlama ve Satış Grup Başkanı olarak katıldığım GYODER 20. Gayrimenkul Zirvesi, önceki 19 zirveden farklı olarak geleceğe yönelik ortaya konulan görüşlerle dikkat çekti.
GYODER Gayrimenkul Pazarlama Platformu üyesi ve GPPS – Gayrimenkul Proje Pazarlama Satış Platformu Kurucu Başkanı olarak zirveyi; inşaat, proje geliştirme, pazarlama ve satış perspektifiyle değerlendirdim.
GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Neşecan Çekici’nin geçtiğimiz yıl “Yeniden Başlat” temasıyla başlattığı sürecin, bu yıl “Soruyu Değiştirmek” temasıyla sürdüğünü gözlemledik.
Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu olan GYODER, 20. Zirve’de sektörün kabuğunu kırarak farklı paydaşları bir araya getirdi.
Geleceği şekillendirecek disiplinlerin bir araya gelmesi, üretim ekonomisine ışık tutan bakış açıları ve ortaya konulan yol haritasını son derece değerli buluyorum.
Teknoloji şirketleri, inşaat ve proje geliştirme alanında adeta “teknolojik taşeronluk” rolüne hazırlanıyor. Yakın gelecekte şantiyelerde otonom ekipman ve mobil robot sağlayıcılarından oluşan yeni bir hizmet modeli göreceğiz.
Malzeme taşımadan montaja, alçıdan boyaya kadar birçok süreçte devreye girecek bu sistemler, inşaatın geleceğini bugünden şekillendiriyor. 24 saat kesintisiz çalışabilen otonom sistemler sayesinde üretim hızlanacak, hata oranı düşecek ve maliyetler üzerinde pozitif etki oluşacak. Bu dönüşümü erken benimseyenler, pazarlama ve satışta önemli avantaj elde edecek.
Geleneksel olarak lojistik amaçlı kullanılan depo alanlarına yeni bir fonksiyon eklendi: veri merkezleri (data center).
Veri merkezleri; şirketlerin dijital verilerini depoladığı, işlediği ve yönettiği fiziksel tesislerdir. Son yıllarda yıllık ortalama %20 büyüyen veri merkezi pazarı, Türkiye için önemli yatırım ve iş birliği fırsatları sunuyor. Kasım 2025 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 11.800 veri merkezi bulunuyor. ABD, 5.427 tesis ile lider konumda. Avrupa’da ise 3.346 veri merkezi yer alırken, Almanya 529 tesis ile öne çıkıyor. Türkiye, 35 veri merkezi ile 18. sırada bulunuyor. Bu tablo, pazarın büyüme potansiyelini açıkça ortaya koyuyor.
Gayrimenkul geliştirme süreçlerinde “konut” kavramından çok “satılabilir konut” kavramı öne çıkıyor. İstanbul’daki 4.755.086 hanenin yaklaşık %21’i, yani 981.614’ü tek başına yaşayan bireylerden oluşuyor. 2026 verilerine göre İstanbul’da 35.338 boşanma gerçekleşmiş olması, değişen aile yapısını açıkça ortaya koyuyor. Bu dönüşüm, konut metrekarelerinden oda sayılarına kadar birçok parametreyi doğrudan etkiliyor. Artan araç sahipliği, elektrikli araç ihtiyacı ve değişen mobilite alışkanlıkları ise otopark tasarımlarının yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor.
2025 Gençlerin Beklenti ve Yönelimleri Araştırması’na göre öğrencilerin %44,2’si, mezunların ise %76,7’si aile evinde yaşamaya devam ediyor. Ekonomik koşullar, gençlerin bağımsız yaşam kurmasını zorlaştırırken, konut projelerinde yeni çözümleri zorunlu hale getiriyor. Bu kapsamda projelerde ebeveyn odasına ek olarak en az bir odanın suit özellikli tasarlanması önem kazanıyor.
Akıllı konutlar artık otonom sistemlerle birleşiyor. Enerji verimliliği, sıfır atık, yeşil bina konsepti, hızlı internet altyapısı ve iklim dayanıklılığı gibi unsurlar ön plana çıkıyor. Pandemi sonrası yaygınlaşan uzaktan çalışma modeli ise konutlarda yeni yaşam alanı ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor.
Kasım 2025’ten bu yana düzenlenen 11 Zihin Atölyesi, zirvenin temelini oluşturdu ve sektörel kolektif aklı ortaya koydu. Pasifik GYO’nun katkılarıyla sürdürülen bu çalışmaların devam edeceği açıklandı.
Zihin Atölyeleri için önerilen iki başlık:
Evcil hayvan dostu konut tasarımları
Online alışverişin yapılara getirdiği lojistik yük ve çözümleri
Ayrıca 2026 sonunda düzenlenmesi planlanan konut odaklı Üçüncü Ankara Gayrimenkul Zirvesi de sektör için önemli bir buluşma olacak.
Zirvenin açılışını ezber bozan bir formatla interaktif diyalog üzerinden gerçekleştiren GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, “Soruyu Değiştirmek bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı” diye konuştu. Açılış; Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Bulut’un konuşmalarıyla devam etti.
Türkiye gayrimenkul sektörünün önemli buluşma platformlarından biri olan 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM’de ‘Soruyu Değiştirmek’ ana temasıyla kapılarını açtı. Geliştiricilerden yatırımcılara, kamu kurumlarından uluslararası uzmanlara kadar sektörün tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturan zirve, bu yılki temasıyla sektörü alışılagelmiş yaklaşımların ötesinde düşünmeye davet ediyor.
COP31’den yapay zekaya, veri merkezlerinden longevity mekanlarına uzanan geniş bir perspektifte panel ve oturumlara ev sahipliği yapan zirve; sektörün güncel gündemlerini yeni sorularla masaya yatırıyor.

Zirvenin açılışı bu yıl alışılmışın dışında bir formatla gerçekleşti. GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ile sahneye çıkarak interaktif bir diyalogla zirvenin startını verdi. Protokol selamlarının ardından açılış konuşmasını yapan Çekici şunları söyledi:
“27 yıllık saygın geçmişimizle bu özel eşiğe, 20’nci zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sadece rekor bir sayıyı değil; bir durup düşünme, eksiklere bakma ve geleceğin vizyon belgesini yeniden yazma zamanını ifade ediyor. Gayrimenkul sektörü bu ülkenin ekonomik kalkınmasının daima lokomotifi olmuştur, dün de öyleydi bugün de böyle. Geçen yıl ‘Yeniden Başlat’ derken sektöre bir düşünme ve tazelenme alanı açıyorduk. Bu yıl bir adım daha ileri gidiyoruz. Neyi yeniden başlattığımız kadar, hangi bakış açısıyla yeniden başladığımız sorusunu ekliyoruz. ‘Soruyu Değiştirmek’ bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı. Doğru soru; daha erişilebilir konuta, daha sağlam bir finansmana ve daha güvenli şehirlere açılan ilk kapı.”
Açılış konuşmasında iki önemli lansmanı da duyuran Başkan Çekici, “Bu yıl Üçüncü Ankara Gayrimenkul Zirvesi’ne hazırlanıyoruz. Kış aylarında Ankara’da konut odaklı bir araya geleceğiz. 3. Ankara Zirvesi’nin teması ‘KONU:TÜRKİYE’dir” dedi. Ayrıca SPK öncülüğünde Küresel Para Haftası kapsamında üniversitelerde yürütülen finans ve gayrimenkul okuryazarlığı seminerlerine de değinerek, sektörün gençlerle kurduğu bağın önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini vurguladı.
Açılışın ardından söz alan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, “Gayrimenkul sektörü sadece yapı üretmez yaşam üretir, şehirlerin karakterini şekillendirir ve gelecek kuşakların çevresel kaderini belirler. Bugün konuştuğumuz her metrekare karbon bütçemizin, doğal kaynaklarımızın ve toplumsal dayanıklılığımızın bir yansımasıdır. Erişilebilir konut sağlanmadığında, dünyanın farklı coğrafyalarında gecekondu oluşumları kaçınılmaz hale geliyor. En büyük ekonomilerde bile bu gerçekle karşılaşıyoruz. Bu nedenle COP31 sürecinde önceliğimiz; alınan kararların uygulanabilir, ölçülebilir ve sahada karşılığı olan sonuçlar üretmesi. İklim meselesi yalnızca bir çevre konusu değil; tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir gelecek meselesi. Anadolu’dan doğan Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkeye yayıldı. Artık ‘Sıfır Atık’ denildiğinde akla Türkiye geliyor” dedi.
Konut verilerinin daha doğru okunması gerektiğine işaret eden İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, birinci el ve toplu konut verilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, değişen toplumsal yapıya da dikkat çekti:
“Bundan sonra rakamları değerlendirirken birinci el satışlar ile toplu konut verilerini ayrıştırmamız gerekiyor. Türkiye’de tek başına yaşayanların oranı bazı illerde yüzde 20’lere ulaşmış durumda. Boşanma oranları ise yüzde 36 seviyesine geldi. Bu tablo, konut talebinin yapısının değiştiğini açıkça gösteriyor. Önceliğimiz şehirleri geleceğe hazırlamak. Başta GYODER olmak üzere sektördeki tüm STK’lar ve paydaşlarla beraber hareket etmeye çalışıyoruz. Özellikle deprem kontrolü ve kentsel dönüşüm süreçlerinde elde ettiğimiz güçlü birikimi, Bu tecrübenin yanı sıra binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modellerini hep birlikte hayata geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kentsel dönüşümle ilgili İstanbul’dan bir örnek vermek istiyorum. Özellikle İstanbul’da otopark konusunda çok büyük bir sıkıntımız var. Konut başına düşen otopark miktarının mutlaka artırılması gerekiyor.Kentsel dönüşümün yanında mutlaka iş yerlerinin dönüşümü, sanayi merkezlerinin dönüşümü ve bu tür ticari alanların dönüşümü de aynı konut dönüşümü gibi bir paket içinde ele alınmalı ve gündemine alınmalı” açıklamasında bulundu.
Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz,” Bu yıl zirvenin teması olarak belirlenen “Soruyu Değiştirmek”, içinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak açısından son derece anlamlı. Gayrimenkul artık yalnızca yapı üretimiyle sınırlı bir alan değil; teknolojiyle, enerjiyle ve değişen yaşam biçimleriyle şekillenen stratejik bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu dönüşümün merkezinde yer alan dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımlar, “ev” kavramını yeniden tanımlıyor. Artık bir projenin gücü yalnızca bulunduğu konumla veya fiziksel özellikleriyle değil, sunduğu teknolojik altyapı, sağladığı operasyonel verimlilik ve kullanıcıya kattığı somut fayda üzerinden ölçülüyor. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yeni finansman modelleri, üretim gücümüz ve kurumsal kapasitemizle sektörde güçlü bir konumdayız. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi modellerle yatırım süreçlerine farklı bir bakış açısı kazandırıyoruz. Aynı zamanda uluslararası alanda attığımız adımlarla bu birikimi daha geniş bir zemine taşıyoruz. Emlak Konut Global ile birlikte Suudi Arabistan’da hayata geçireceğimiz proje ile ülkemizin gayrimenkul geliştirme kapasitesini küresel ölçekte temsil etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Açılış konuşmalarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut tamamladı. Bulut, GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde yaptığı konuşmada sektörün dönüşümüne ve deprem sonrası ihya çalışmalarına dikkat çekerek şunları kaydetti:
“GYODER’in ‘Soruyu Değiştirmek’ temasıyla ortaya koyduğu bu güçlü platform, sektörün ortak aklını büyüterek geleceğe yön vermektedir. Bugün artık yalnızca üretim miktarını artırmayı değil, bu üretimi nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik açısından en ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz. ‘Asrın İnşası ve İhya Çalışmaları’ kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; TOKİ’den Emlak Konut’a kadar tüm kurumlarımız ve özel sektör paydaşlarımızla el ele vererek 455 bin bağımsız bölümü tamamladık ve vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Gerek kullanılan teknoloji gerekse üretim hızıyla Türk yapı sektörünün gücünü dünyaya gösteren bu başarıyı; şimdi enerji verimliliği yüksek, sıfır atık uyumlu ve iklim değişikliğine dirençli şehirler kurma vizyonumuzla taçlandırıyoruz. Bakanlık olarak tüm çalışmalarımızı, niceliği nitelikle birleştiren bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda kararlılıkla sürdürüyoruz.”
Depreme dayanıklı şehirler inşa etme noktasında kentsel dönüşümün önemini vurgulayan Bulut, İstanbul özelindeki sürece dair şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye genelinde 2 milyondan fazla bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Bu sürecin en kritik halkası olan İstanbul için tarihimizin en kapsamlı kentsel dönüşüm hamlesini yürütüyoruz. Dönüşümün önündeki engelleri kaldırmak amacıyla sahada güçlü koordinasyon modellerini devreye aldık. Özellikle ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ve sağladığımız yeni finansman imkânlarıyla vatandaşlarımızın bu sürece katılımını en üst seviyeye çıkarıyoruz. İstanbul için artık ertelenemez bir noktada olan bu dönüşümü, devletimizin tüm imkânlarını seferber ederek ve vatandaşımızla el ele vererek başarıya ulaştıracağız” değerlendirmesini yaptı.
Zirvede CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım moderatörlüğünde gerçekleşen ekonomi oturumunda ekonomist Fatih Keresteci, gayrimenkulün her ekonomik döngüde değer üreten bir varlık sınıfına dönüşüp dönüşemeyeceğini mercek altına aldı.
Zirvenin en kapsamlı oturumlarından “CEO’lar Türkiye’yi nasıl okuyor?” panelinde Vahap Munyar moderatörlüğünde PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Hasan Pehlivan, Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, Mesa Holding CEO’su Mert Boysanoğlu ve Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker bir araya geldi. Panelde, Türkiye’nin büyüme odaklı yaklaşımdan dayanıklılık ve dönüşüm eksenine geçişi CEO perspektifinden ele alındı.
Kasım 2025’ten bu yana gerçekleştirilen 11 Zihin Atölyesi’nden derlenen fikirler ve çıkarımlar, GST Danışmanlık Kurucu Ortağı Gülfem Sena Tandoğan ve Pasifik GYO Genel Müdürü Mustafa Candan tarafından zirvenin gündemine taşındı. Kolaj video eşliğinde hayat bulan bu oturum, sektörün sahadan yukarıya oluşan kolektif aklını gözler önüne serdi.
Ödül töreninde 2024-2025 döneminin başarıları sahneye taşındı. Emlak Konut GYO her iki yıl için “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Kamu”, Reysaş GYO ise “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Özel Sektör” ödülünü aldı. Akmerkez GYO “Pay Başına En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024), Torunlar GYO “Tutar Bazında En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024) ödüllerinin sahibi oldu.
Akiş GYO hem “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu En Yüksek Olan GYO” hem de “Sürdürülebilirlik Notu En Yüksek Olan GYO” ödüllerini 2024 ve 2025 yılları için aldı. Vakıf GYO 2024’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO” ve 2025’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş”, Mhr GYO 2025’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO”, İş GYO 2024’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş” ödülünü kazandı. Fuzul GYO ve Adra GYO sırasıyla 2024 ve 2025 yılları için “Toplam Kurumsal Yatırımcı Payını En Çok Artıran GYO”, Asce GYO ve Emlak Konut GYO ise “Toplam Bireysel Yatırımcı Sayısı En Yüksek Olan GYO” ödüllerini aldı.
Zirve öğleden sonra da hız kesmedi. COP31 iklim gündemi, yapay zekanın gayrimenkulde yarattığı dönüşüm, veri merkezleri ve longevity mekanları sektörün önde gelen isimleriyle ele alındı. Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapacak olması zirvede özellikle öne çıkan başlıklardan biri oldu. İklimden finansmana, kentsel dönüşümden sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir eksende sektörün bu tarihi fırsatı somut bir dönüşüm platformuna taşıma vizyonu paylaşıldı.
Zirve, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın sorular değiştiğinde nelerin mümkün hale geldiğini ileri bir perspektiften aktardığı kapanış konuşmasıyla tamamlandı. 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını bir çatı altında buluşturarak yeni düşünme biçimlerine ve çözüm arayışlarına güçlü bir zemin hazırladı.
Ahlat Belediyesi, Bitlis’in Ahlat ilçesi Selçuklu Mahallesi 178 ada 9 parsel üzerinde bulunan 31 mesken ve 10 dükkanı satışa çıkardı. Toplam 41 bağımsız bölümün muhammen bedeli 216.153.424 TL olarak hesaplandı. Tüm satışların gerçekleşmesi halinde belediyenin elde edeceği gelir bu seviyeye ulaşacak. İhale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesine göre açık artırma usulüyle yapılacak.
İhale kapsamındaki 31 meskenin toplam muhammen bedeli 102.526.528 TL olarak öne çıkıyor.
– En düşük fiyatlı mesken: 2.563.889 TL
– En yüksek fiyatlı mesken: 4.083.207 TL
– Brüt alan aralığı: 105 m² – 140 m²
– Net alan aralığı: 83 m² – 126 m²
Meskenler genel olarak 2+1 ve 3+1 segmentinde değerlendirilebilecek büyüklüklerde olup, blok ve kat bazlı farklı konumlara göre fiyatlandırılmış durumda.
Özellikle 125-140 m² bandındaki büyük dairelerde fiyatların 3,5 milyon TL’nin üzerine çıktığı görülüyor.
Ticari birimler tarafında ise 10 dükkânın toplam muhammen bedeli 113.626.896 TL seviyesinde.
– En düşük fiyatlı dükkân: 6.540.530 TL
– En yüksek fiyatlı dükkân: 19.582.071 TL
– Brüt alan aralığı: 41 m² – 171 m²
– Net alan aralığı: 38 m² – 160 m²
Dükkanların önemli bir kısmı zemin kat ve blok girişlerinde yer alırken, özellikle 160 m² net alana ulaşan büyük ticari alanlar yüksek fiyatlarıyla dikkat çekiyor.
İki bağımsız bölümün birleştirilmesiyle oluşan büyük metrekareli ticari alanların yatırım değeri daha yüksek konumlanmış durumda.
Satış ihaleleri, 2 Haziran – 5 Haziran 2026 tarihleri arasında parça parça gerçekleştirilecek. Her bir bağımsız bölüm için ayrı saatlerde ihale düzenlenecek.
Tüm taşınmazlar, Selçuklu Mahallesi’nde yer alan aynı parsel üzerindeki projede bulunuyor.
Bu ihale, hem konut hem de ticari gayrimenkulü aynı projede sunması açısından dikkat çekiyor.
Ticari tarafında ise yüksek metrekareli dükkânlarla güçlü kira getirisi potansiyeli öne çıkıyor.
Emlaknews.com.tr
İstanbul’da 250 taksi plakası için ihale düzenleniyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), uygulama bazlı taksi taşımacılığı kapsamında 250 adet taksi plakasını ihale yoluyla gerçek kişilere devretmeye hazırlanıyor. Söz konusu ihale, her bir plaka için ayrı ayrı yapılacak ve kazananlara 29 yıl süreyle işletme hakkı verilecek.
İhale, İBB Meclisi’nin 17 Nisan 2025 tarihli ve 473 sayılı kararı doğrultusunda gerçekleştirilecek.
İhale kapsamında her bir taksi plakası için belirlenen muhammen bedel 6.000.000 TL + KDV olarak açıklandı. Toplamda bakıldığında, 250 plakanın tamamının satılması halinde oluşabilecek toplam büyüklük 1,5 milyar TL seviyesine ulaşıyor. Geçici teminat bedeli ise her plaka için 180.000 TL olarak belirlendi.
İhaleyi kazanan gerçek kişiler, taksi plakalarını 29 yıl boyunca işletme hakkına sahip olacak. Bu model, klasik plaka satışından farklı olarak ruhsat devri üzerinden uzun vadeli kullanım hakkı sunuyor. Uygulama bazlı sistem, dijital platformlar üzerinden çalışacak yeni nesil taksi işletmeciliği modelini de beraberinde getiriyor.
İhale, 12 Mayıs 2026 saat 11:00’de, Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Son teklif verme tarihi ise 11 Mayıs 2026 saat 12:00 olarak açıklandı. İhale sürecinde, şartname ekinde yer alan listeye göre ilk plakadan başlanarak her plaka tek tek açık artırmaya çıkarılacak.
Uygulama bazlı taksi sistemi, İstanbul’da dijitalleşen ulaşım altyapısının önemli bir parçası olarak görülüyor. Uzun süreli ruhsat modeli ve yüksek gelir potansiyeli, bu ihaleyi bireysel yatırımcılar açısından dikkat çekici hale getiriyor.
Özellikle platform tabanlı taşımacılık sisteminin büyümesiyle birlikte, bu plakaların önümüzdeki dönemde değer artışı potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.
Emlaknews.com.tr
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kayyım olarak yönettiği Tele1 TV’ye ait ticari ve iktisadi bütünlüğü satışa çıkardı. Söz konusu satış, cebri icra kapsamında kapalı zarf ve açık artırma yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla gerçekleştirilecek.
İhale kapsamı, ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık AŞ ile TELE1 Prodüksiyon Medya ve Reklam Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’ye ait tüm mal, hak ve varlıkları kapsıyor.
“Tele1 TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” içerisinde; uydu televizyon yayın lisansları, çok ilde kablolu yayın lisansları ve internetten televizyon yayın izinleri yer alıyor. Bunun yanı sıra kanalın faaliyetlerine özgü tüm ekipmanlar, sözleşmeler ve diğer varlıklar da ihaleye dahil edildi.
Bu kapsam, ihaleyi sadece bir medya varlığı satışından çıkarıp, doğrudan faaliyet gösteren bir yayın platformu devri haline getiriyor.
İhaleye katılmak isteyen yatırımcılar için teminat bedeli 2.800.000 TL olarak belirlendi. Teminat;
Nakit,
Banka teminat mektubu,
Devlet tahvili ve hazine bonosu
şeklinde sunulabilecek.
Nakit teminatların TMSF’nin banka hesabına yatırılması gerekiyor.
İhaleye katılacakların tekliflerini 16 Haziran 2026 saat 16:00’ya kadar kapalı zarf yöntemiyle teslim etmesi gerekiyor. Bu tarihten sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecek.
Satış ihalesi, 17 Haziran 2026 saat 11:00’de İstanbul Esentepe’deki TMSF binasında gerçekleştirilecek. Süreç, kapalı zarfların açılmasıyla başlayacak ve ardından açık artırma aşamasına geçilecek.
28 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkan Tele1 TV, sahip olduğu yayın lisansları ve mevcut operasyonel yapısıyla medya sektöründe doğrudan faaliyete geçmek isteyen yatırımcılar için önemli bir fırsat sunuyor. Özellikle hazır yayın altyapısı ve lisans portföyü, yeni yatırım maliyetlerini ciddi ölçüde düşürebilecek avantajlar arasında yer alıyor.
Emlaknews.com.tr