Koronavirüs salgınının etkileri tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Salgından en çok etkilenen sektörlerden biri de şüphesiz turizm. Oteller açısından bakıldığında Türkiye’deki en fazla tesis ve yatak sayısına sahip olan şehir Antalya, virüs salgını sonrası eski hareketliliğine kavuşmayı bekliyor. EVA Gayrimenkul Değerleme’ye göre, salgın sonrası uzun süre evde olan insanların yoğun tatil talebi oluşturma ihtimali yüksek.

Turistlerin 1/3’nü Antalya ağırlıyor

Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin 1/3’ lük bir bölümünü ağırlayan Antalya, Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2019 yılsonu itibari ile bakanlık ve belediye belgeli tesisler toplamında, 1.787 adet tesis ve 588.379 adet yatak bulunduruyor.

En çok talep Rusya, Almanya ve Ukrayna’dan

Antalya’ya gelen yabancı turistlerin milliyetleri ise, sırasıyla Rusya, Almanya, Ukrayna, İngiltere ve Polonya. Antalya’da yer alan resort otellerin bulunduğu ilçeler ise Belek, Manavgat, Kemer, Alanya ve Antalya merkezinde Muratpaşa ve Konyaaltı. Belek bölgesinde yer alan oteller genellikle tüm yıl boyunca açık iken, diğer bölgelerdeki oteller ise genellikle bahar-yaz dönemini kapsayan Nisan-Ekim ayları arasında 6-7 aylık dönem için hizmete açık bulunuyor.

Türkiye’de 12 bin 142 tesis hizmet veriyor

Gayrimenkul sektöründe değerleme, danışmanlık, en iyi kullanım etüdü, proje değerleme, piyasa araştırmaları konularında öncü olan EVA Gayrimenkul Değerleme’ye göre, Türkiye toplamında ise 12.142 adet tesis ve 1.538.010 adet yatak bulunurken, Antalya tesis sayısında Türkiye’de %15’lik, yatak sayısında ise %38’lik yüksek bir orana sahip. Muğla 1.312 adet tesis ile üçüncü sırada bulunurken, 172.819 adet yatak sayısı bulunuyor.

Antalya’da en verimli yıllar 2014-2015

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Özdil ŞAHİN, Antalya’da yer alan resort otellerde geçmiş yıllara bakıldığında, 2014-2015 yılları turizmde oda fiyatları ve doluluk oranları açısından iyi yıllar olarak göründüğünü belirterek, “Rusya ile yaşanan uçak krizi, terör olayları vb. ile birlikte 2016-2017 yılları turizmde kayıp yıllar olarak karşımıza çıkmaktadır. 2018-2019 yıllar toparlanma yıllar olmakla birlikte, Antalya’da yer alan pek çok resort otelin özellikle 2019 yılı itibari ile 2014-2015 gelir rakamlarını yakaladığını görüyoruz. 2020’nin turizmde çok daha iyi bir yıl olması beklenirken, normal koşullarda nisan ayında açılması beklenen pek çok resort otelin sezon açılışları küresel covid-19 salgını sebebi ertelendi” dedi.

En yüksek oda başı satış fiyatı 155 bin Euro ile Serik’te

Antalya bölgesinde son 2 yıl içerisinde el değiştiren otel işlemleri incelendiğinde, otel toplam satış fiyatının otelin oda sayısına bölünmesi ile elde edilen odabaşı fiyat aralıklarının maksimum Alanya’da 65 bin Euro, Kemer’de 95 bin Euro, Manavgat’ta 85 bin Euro, Muratpaşa’da 95 bin Euro, Serik’te ise 155 bin Euro olduğunu açıklayan Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

“Belek /Serik bölgesinde yer alan otellerin odabaşı satış fiyatlarının diğer bölgelerdeki otellere göre daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bunun sebepleri arasında, bölgedeki otellerin havalimanına yakın olması sebebi ile ağırlıklı olarak 12 ay boyunca hizmet vermesi, golf, konferans vb. faaliyet ve gelir çeşitliliğinin bulunması, nispeten daha bakımlı ve lüks tesisler olmaları, otel oda fiyatlarının Antalya’nın diğer bölgelerine göre nispeten yüksek olması olarak sıralanabilir.

Turizm sektörü de değişecek

Odabaşı fiyat aralıklarının değişkenlik göstermesinin sebepleri arasında ise, tesisin bakım durumu, renovasyon ihtiyacı, yaşı, oda büyüklükleri ve otel konsepti, kalan üst hakkı süresi, arsa büyüklüğü gibi kriterler bulunmaktadır.

Birikmiş bir tatil talebi oluşabilir

Öte yandan, Covid-19 salgını sebebi ile hayatımızda meydana gelen değişikliklerin tatil anlayışımıza da yansıması ile birlikte, önümüzdeki dönemde turizm sektöründe ve otellerde bir takım değişikliklerin yaşanması olası görünmektedir. Türkiye’deki en çok sayıda turizm tesisinin ve yatak sayısının bulunduğu Antalya ilinin de bu durumdan etkilenmesini bekliyoruz.

Salgının psikolojik etkilerinin insanların tatil anlayışlarını değiştirmesi söz konusu olabileceği gibi, uzun süre evlerinde yaşamak durumunda kalmış insanların birikmiş bir tatil talebi oluşturması da kaçınılmazdır. Yeni duruma adaptasyon konusunda kamunun ve turizm sektörü oyuncularının birlikte atacağı doğru ve hızlı adımlar ile sürecin makul bir sürede ve en az hasar ile atlatılmasını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir