Ali Ağaoğlu’nun Uludağ çıkışına Bakanlıktan sert yanıt

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Ali Ağaoğlu’nun Uludağ ile ilgili yaptığı açıklamalara yanıt geldi: Uludağ’ı istediği gibi yönetmek kimsenin haddine değil.

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu’nun Uludağ’ın Orman ve Su İşleri Bakanlığı‘nın kanunu ile idaresiyle yönetilmesinin yanlış olduğu yönündeki açıklamalarına Bakanlıktan sert bir yanıt geldi. İHA’nın haberine göre, Bakanlık açıklamasında, Ağaoğlu’nun Uludağ ile ilgili yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, Uludağ’ı istediği gibi yönetmenin kimsenin haddine olmadığını, Uludağ Milli Parkı’nın kimseye feda edilmeyeceğini kaydetti.

Ağaoğlu: Uludağ’da sorunlar var

Geçtiğimiz günlerde Uludağ’da My Mountain Otel’de ‘Geleneksel Basın Buluşması’nda gazetecilerle bir araya gelenAğaoğlu, Türkiye’nin en iyi kayak merkezlerinden Uludağ’da sorunlar bulunduğunu ifade etmişti. Burası için ‘kayak merkezi’ denildiğini ancak birinci bölge, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na, ikinci bölge Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olduğunu ifade eden Ağaoğlu şunları söylemişti:

‘Köpekler cirit atıyor’

“Burası kayak merkezi ise, kayak merkezi için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Palandöken ve Erciyes’e devletin çok güzel yatırımları oldu. Ağaoğlu olarak bugüne kadar Uludağ’a 100 milyon dolar yatırım yaptık. Birinci bölgede oteller boş şimdi köpekler cirit atıyor. Uludağ’ın durumu ortada. Bu işin bir de sosyal boyutu var. Bugün gerçekten Uludağ’ın eteklerinde bir sürü köy var. Gidin o köylere Doğu’daki köylerden çok daha geri durumda. Otelimizde çalışan insanların yüzde 60’ı, yüzde 70’i civardaki köylerdendir. Burası civar köylerde çalışan insanlara iş ve aş kapısı. Uludağ’ı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın kanunu ile idare edersen olmaz.”

Bakanlık: Akla ziyan ifadeler

Ali Ağaoğlu’nun bu açıklamaları üzerine Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Yapılan haberlerde Uludağ’ın orman kanunu ile yönetilemeyeceği, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun inadından vazgeçerek Uludağ’ın yönetimini Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne vermesi gerektiği, Uludağ’ın ötekileştirildiği ve Orman ve Su İşleri Bakanlığının Bursa’ya gıcıklığının olduğu gibi akla ziyan ifadeler yer almaktadır.

Keşke bu toplantıda yapılan açıklamaları haberleştiren basın mensupları, otel yöneticilerinden aldığı bilgilere ilave olarak Uludağ Milli Parkı Müdürlüğü veya Bursa’da bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Bursa Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile de konuşarak yazısını yazmış olsa idi. O zaman inanıyoruz ki bu tür yanlışlıklara düşülmezdi.

‘Bu işler sözle ve blöf ile yürütülemez’

Ağaoğlu Hotel için bakanlığımızca tahsis yapılmış, ancak tahsis sınırlarının dışına çıkılarak imar planına aykırı olarak orman alanına kaçak bina yapılmıştır. Bu kaçak binalar 2000 yılından önce dönemin siyasilerince bürokratlar üzerine yapılan baskılarla gerçekleştirilmiştir. Bu kaçak yapıların yıkılıp imara uygun hale getirilmesi için ilgili firmaya tebligat yapılmış, ancak bu güne kadar bir işlem yapılmamıştır.

Yapılan haberlerde Ali Ağaoğlu’nun çileden çıktığı ifadelerine de yer veriliyor. Bir kişinin veya firmanın çileden çıkmaması için tahsise ve mevzuata aykırı inşaat yapması ve bunun devamı mı gerekiyor? Ayrıca haberlerde Ali Ağaoğlu’nun, tesisin anahtarını yetkililere verdiği ve otelini kapattığı ifade ediliyor. Mezkur kişi şifaen bunu bakanlığımıza da söylemiş ama tesis mahkeme kararı ile kapatılmıştır. Tesisin tahliye edilmesini önlemek için de mahkemede dava açılmış olup, davalar bakanlığımızın lehine sonuçlanmıştır. Bu işler sözle ve blöf ile yürütülemez.”

‘Milli park kimseye feda edilemez’

Diğer yandan medyada yer bulan haberlerde Uludağ’ın Erciyes Dağı kayak merkezi ve Palandöken Dağı kayak merkezleri ile kıyaslanmasının da doğru olmadığını belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Öncelikle altının çizilmesi gereken bu misal olarak verilen kayak merkezlerinin milli park statüsünde bulunmamasıdır. Dolayısı ile buralar, birer kayak merkezi olarak planlanmış ve düzenlenmiştir. Uludağ’da ise hem orman alanı hem de Milli Park vasfı bulunmaktadır. Burada yapılacak işlerin Milli Park Gelişim Planlarına uygun olarak yapılması mecburiyeti kanuni bir vecibedir. Milli Park statüsünün kaldırılması halinde ise Uludağ’da çivi çakmak bile mevcut orman kanununa göre mümkün değildir.

Ayrıca bir milli parkın yönetiminin belediyelere devredilmesi örneği dünyada yoktur. Uludağ Milli Parkı’nın 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında “Milli Park”, 6831 Sayılı Orman Kanunu kapsamında ise “Ormanlık Alan” statüsünde bulunması hasebiyle Bursa Büyükşehir Belediyesine devredilmesi mümkün değildir.

‘Bakana gıcık demek abesle iştigaldir’

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun inadı ve Bursa’ya gıcıklığı hususuna gelince, bu tek kelimeyle abesle iştigaldir. Böyle bir şeyin olması söz konusu bile değildir. Bakanlığımızın Bursa’ya yaptığı yatırım ve hizmetlere bir göz atılması halinde böyle olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bursa’ya son 14 yılda içme suyu, sulama, ormancılık, korunan alanlar ve meteoroloji alanlarında 2,6 milyar liradan fazla yatırım yapmıştır ve yatırımcı kurumlar arasında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ardından ikinci sırada gelmektedir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Uludağ’ın ülke mirası olarak en güzel şekilde korunması ve tabii güzelliğine zarar vermeden kullanılması gereken bütün tedbirleri almaktadır. Uludağ’ı istediği gibi yönetmek kimsenin haddine değildir ve birileri istiyor diye Uludağ Milli Parkı kimseye feda edilmeyecektir.”