Türkiye’de gayrimenkul satışları rekor seviyelere ulaşırken, tapu işlemlerinde hukuki güvenlik tartışmaları yeniden gündeme oturdu. Yıllık satış adedi 3,3 milyonun üzerine çıkan Türkiye gayrimenkul piyasasında, yüksek bütçeli taşınmaz satışlarında avukat bulundurma zorunluluğu gündeme geldi. Bu düzenlemenin, dolandırıcılık risklerini azaltması ve yargının üzerindeki uyuşmazlık yükünü hafifletmesi bekleniyor.
Yargı Paketi kapsamında önerilen yeni uygulama, belirli bir parasal değerin üzerindeki taşınmaz satışlarında tarafların yalnızca idari onay ve şekli denetimle değil, baroya kayıtlı avukat aracılığıyla işlem yapmalarını öngörüyor. Böylece hem alıcı hem de satıcı hukuki olarak korunacak, işlem sırasında yaşanabilecek ihtilafların önüne geçilecek.
Gayrimenkul sektöründe rekor artış, hukuki güvenlik ihtiyacını güçlendiriyor. Türkiye’de satışların bir önceki yıla göre yüzde 8,7 artış göstererek 3 milyon 332 bin 994 adede ulaşması, sektördeki riskleri artırdı. Tapu devri gibi yüksek ekonomik değere sahip işlemlerin yalnızca idari prosedürlerle gerçekleştirilmesi, uzmanlar tarafından yetersiz bulunuyor. Avukatın sürece dahil edilmesi, belgelerin kontrol edilmesi, tarafların bilgilendirilmesi ve sözleşme içeriklerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesini sağlayacak.
Planlanan düzenleme, tüm tapu işlemlerini değil, sadece yüksek değerli satışları kapsayacak. Parasal sınırın belirlenmesinde, anonim şirketlerdeki avukat bulundurma kriterleri gibi objektif ölçütler baz alınacak ve her mali yıl başında güncelleme yapılacak. Satış, bağış, trampa, intikal veya ipotek işlemleri gibi kapsam dahilindeki işlemler, yasal sürecin netleşmesiyle belli olacak.
Uygulamada tapu işlemlerinin önemli bir kısmı sonradan hukuki ihtilaflara dönüşüyor. En sık karşılaşılan sorunlar arasında muvazaa iddiaları, ehliyet ve irade sakatlığı, aile konutu uyuşmazlıkları, tapu kaydı üzerindeki şerh ve irtifaklar, vekaletle satışlarda kötüye kullanım ve yabancılar için edinim kısıtları yer alıyor. Avukatın sürece dahil olması, bu tür risklerin çoğunu işlem öncesinde ortadan kaldıracak bir kontrol mekanizması oluşturacak.
Uzmanlar, söz konusu uygulamanın yasalaşmasıyla birlikte dava sayılarında önemli düşüş yaşanacağını öngörüyor. Bu düzenleme, tarafların hak kaybını önlerken, mahkemelerin iş yükünü de azaltacak ve yargı sistemine ciddi zaman kazandıracak. Ayrıca “önleyici hukuk” anlayışı, Türkiye’de gayrimenkul piyasasında güvenli ve şeffaf işlemlerin önünü açacak.
Emlaknews.com.tr
İnşaat maliyetleri tavan yaptı: Kalifiye eleman alarm veriyor