ABD, İran ve İsrail arasında tırmanan çatışmaların etkisi Körfez Bölgesi’nde giderek daha fazla hissedilirken, bölge Türk müteahhitlik sektörü için de kritik bir belirsizlik dönemine girdi. Son yıllarda Türk şirketlerinin en büyük dış pazarı haline gelen Körfez’de yürütülen projelerin geleceği, savaşın seyrine bağlı olarak yeniden şekillenebilir.
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, Türk firmalarının bölgede toplam değeri 19 milyar doları bulan 93 ayrı şantiyede faaliyet yürüttüğünü belirterek savaş nedeniyle ciddi bir belirsizlik ortamı oluştuğunu söyledi.
Bu özel değerlendirmeler patronlardunyasi.com’dan Necla Dalan’ın özel haberi kapsamında gündeme geldi.
Son yıllarda Suudi Arabistan’dan Katar’a, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Kuveyt’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada Türk müteahhitlik şirketleri büyük ölçekli projelere imza attı. Limak, IC İçtaş, TAV ve Makyol gibi Türkiye’nin önde gelen şirketleri bölgede altyapıdan havalimanlarına, konuttan turizm projelerine kadar çok sayıda yatırımda yer aldı.
Ancak bölgede artan güvenlik riski hem devam eden projeleri hem de yeni ihale süreçlerini doğrudan etkiliyor.
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, özellikle Körfez ülkelerinde yürütülen projelerin büyüklüğüne dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bizim İran’da şu anda doğrudan bir işimiz yok. Geçmişte yaklaşık 4,6 milyar dolarlık proje yapmışız ancak son üç yılda ihalelere katılmadık. Buna karşılık savaşın en çok etkilediği Körfez ülkelerinde devam eden 19 milyar dolarlık 93 şantiyemiz var.”
Türk şirketlerinin bölgede üstlendiği projelerin önemli bölümü Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yoğunlaşıyor.
Verilere göre Türk müteahhitlerin:
Suudi Arabistan’da 7,56 milyar dolar
Birleşik Arap Emirlikleri’nde 7,43 milyar dolar
Kuveyt’te 2,24 milyar dolar
değerinde projeleri bulunuyor.
Bunun yanında bölgede yeni ihaleleri takip eden ve sözleşme imzalamaya hazırlanan çok sayıda Türk şirketi de bulunuyor. Ancak savaşın yarattığı ortam nedeniyle projelerin geleceği konusunda ciddi soru işaretleri oluşmuş durumda.
Erdal Eren’e göre asıl belirsizlik, devam eden projelerin yanı sıra yeni yatırımların akıbetinde ortaya çıkıyor.
Bölge ülkelerinin savaşın ardından mevcut projelere devam edip etmeyeceği, bazı yatırımları durdurup farklı alanlara öncelik verip vermeyeceği henüz net değil.
Eren bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şimdi bu ülkelerde savaşın etkisi ne olacak? Bu projelere devam edecekler mi yoksa bir kısmını durdurup başka yatırımlara mı öncelik verecekler? Özellikle saldırılardan zarar gören bölgelerin yeniden inşasına mı yönelinecek? Bu soruların henüz net bir cevabı yok.”
Bölgedeki gerilim yalnızca Körfez ülkeleriyle sınırlı değil. Irak da saldırıların hedefi olan ülkeler arasında yer alıyor.
Eren, özellikle Irak’taki Amerikan üslerinin hedef alınması ve bölgedeki siyasi gerilimlerin Türk müteahhitleri için yeni riskler doğurduğunu söyledi.
“Şu anda bırakın işlerin nasıl devam edeceğini konuşmayı, bazı bölgelere gitmek bile mümkün değil. Açıkçası hayat durdu diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Tüm belirsizliğe rağmen Türk şirketlerinin şantiyelerinde şu ana kadar ciddi bir güvenlik sorunu yaşanmadığı belirtiliyor.
Erdal Eren, Türk çalışanların bulunduğu şantiyelere yönelik herhangi bir saldırı veya hasar bilgisinin kendilerine ulaşmadığını söyledi.
Bölgedeki Türk çalışanların tahliyesi konusunda ise devlet kurumlarının yakından takipte olduğu ifade ediliyor. Uçuşların sınırlı olduğu bazı ülkelerden Türkiye’ye dönmek isteyen vatandaşların kara yolu ile Suudi Arabistan’a geçirilerek buradan uçaklarla ülkeye getirildiği belirtiliyor.
Ancak savaşın seyrine bağlı olarak Körfez’deki Türk müteahhitlik projelerinin geleceği önümüzdeki dönemde en çok tartışılacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
Sosyal medyadaki mezatlar, takipte: 6 ayda 500 milyon TL’lik satış