GPPS – Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış Platform Kurucusu Bilge Özdemir, 2025 yılı İstanbul 1. el / sıfır konut satış verilerini değerlendirdi. Özdemir’e göre, metropol ölçekte değerlendirildiğinde mortgage kullanımının son derece düşük seviyede kalması, inşaat firmalarının bankalarla proje finansmanı tarafında ciddi bir tıkanıklık yaşadığını gösteriyor.
Bilge Özdemir, 2025 yılında İstanbul genelinde sıfır konut projelerinde toplam 70.279 adet satış gerçekleştiğini, bu satışların sadece 10.175 adedinde mortgage kredisi kullanıldığını belirtti. Bu tabloya göre ipotekli satış oranı yaklaşık %15 seviyesinde bulunuyor.
Özdemir, “100 bine yakın inşaat firmasının faaliyet gösterdiği İstanbul gibi bir finans merkezinde bu oran son derece düşüktür. Bu tablo, konut talebinden ziyade finansman kanallarındaki daralmayı işaret ediyor” dedi.
Özdemir’e göre İstanbul’da inşaat firmaları, 2025 yılı boyunca proje finansmanı ve garantörlük kapsamında bankalara etkin şekilde erişemedi. Bunun sonucu olarak bankalar tarafından geliştirici tarafına açılan kredi kanalları sınırlı kaldı, mortgage kredisine erişim ise yalnızca belirli proje türleriyle sınırlı oldu.
Kamu iş birliğinde geliştirilen Emlak Konut ve TOKİ projeleri
Teslime hazır veya ekspertiz aşamasını geçmiş özel sektör projeleri
üzerinden krediye erişebildiği görülüyor.
2025 yılında İstanbul’da aylık ortalama 850 adet ipotekli sıfır konut satışı gerçekleştiğine dikkat çeken Özdemir, bu rakamın “mortgage sisteminin fiilen devre dışı kaldığının göstergesi” olduğunu vurguladı.
Bu durumun, geliştiricileri ağırlıklı olarak özkaynakla proje üretmeye zorladığını ve ölçek büyütme kabiliyetini sınırladığını ifade etti.
Bilge Özdemir, son yıllarda teslimi yapılan birçok projede, proje bünyesinde kullanılan kredilerin zamanla tüketici kredisine dönüştüğünü belirtti. Böylece bankaların proje bazlı risklerinin önemli ölçüde azaldığını, hatta bazı projelerde sıfırlandığını söyledi.
“Bugün risk büyük ölçüde inşaat firmalarının üzerinde. Bu nedenle sektöre yönelik kredi musluklarının yeniden açılmasının zamanı gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Özdemir’e göre bankalar, güncel piyasa koşulları ve gelecek öngörüleri doğrultusunda proje bazlı kredi modelleri geliştirmeli. İnşaat firmalarının da katkı payı mekanizmalarıyla faiz yükünü aşağı çekerek, tüketicinin talebini harekete geçirebilecek kapasiteye sahip olduğu belirtiliyor.
Ayrıca:
Ekspertiz aşamasını geçmiş veya fiziki gerçekleşmesi %75’i aşan projelerde düşük faizli özel kredi paketleri
GYO hisselerine yönelik kredi kartı ile alım imkanlarının geliştirilmesi
gibi adımların, hem sermaye piyasalarını hem de konut satışlarını destekleyebileceği ifade ediliyor.
Özdemir, “Doğru kurgulanmış finansman modelleriyle sıfır konut satışlarında kısa sürede güçlü bir toparlanma mümkündür” değerlendirmesinde bulundu.
Dijital göçebelik lokasyon anlayışını kalıcı olarak değiştiriyor