ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısı ve ardından bölgede tırmanan askeri gerilim, Orta Doğu ve Körfez hattında ekonomik dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Özellikle gayrimenkul yatırımlarının yoğunlaştığı merkezlerde güven algısındaki kırılma, sermaye akışlarını hızla tersine çevirebilir.
Uzmanlara göre, psikolojik etki bölgesel askeri etkinin önüne geçebilir. Körfez ülkelerinde konuşlu ABD üslerinin hedef alınması ihtimali, sermaye ve nitelikli insan göçünü tetikleyebilecek bir risk başlığı olarak öne çıkıyor.
Bölgenin yatırım üssü konumundaki Birleşik Arap Emirlikleri, yoğun sermaye, turizm ve gayrimenkul yatırımlarıyla öne çıkıyor. Ancak savaş tehdidinin derinleşmesi halinde güvenli liman algısının zayıflaması, ikinci el piyasada sert fiyat hareketlerine yol açabilir.
Sektör temsilcileri, olası bir göç dalgası ve yabancı çalışan çıkışı durumunda ikinci el gayrimenkul pazarında %50’ye varan iskontolu panik satışların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Kiralarda düşüş, konut boşalmaları ve yatırım amaçlı alınan mülklerde hızlı el değiştirme süreci yaşanabilir.
Türkiye’den BAE’ye yönelen dolar bazlı kira getirisi odaklı alımların ise durma noktasına gelebileceği, hatta opsiyonlu işlemlerde iptal arayışlarının hızlanabileceği ifade ediliyor.
Uzun süredir Türkiye gayrimenkul pazarından pay alan Körfez merkezli yatırımcıların, savaşın seyrine bağlı olarak strateji değiştirebileceği değerlendiriliyor. Başta Rus yatırımcılar olmak üzere, vatandaşlık ve orta-uzun vadeli güvenli park arayışındaki uluslararası sermaye için Türkiye yeniden güçlü bir alternatif haline gelebilir.
Bölgesel güvenli konum avantajı, Avrupa’ya erişimde zorlanan Orta Doğu ve Körfez yatırımcısı açısından Türkiye’yi “yakın ve erişilebilir güvenli liman” konumuna taşıyabilir. Özellikle teslime hazır konut stokları, savaş ve korku kaynaklı ani talep artışına en hızlı yanıt verebilecek segment olarak öne çıkıyor.
Son dönemde faaliyetlerini BAE’ye kaydıran yerli ve yabancı gayrimenkul acentelerinin, risk algısının yükselmesi halinde yeniden Türkiye pazarına yönelmesi bekleniyor. Bu durum, yabancıya konut satışında kısa vadede talep artışı ve fiyat dengelerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Özetle; İran merkezli jeopolitik gerilim yalnızca enerji ve finans piyasalarını değil, bölgesel gayrimenkul yatırım haritasını da yeniden çizebilir. Körfez’de risk artışı, Türkiye’de yabancıya konut satışında yeni bir dalganın habercisi olabilir.
Kayseri’de 31 arsa 1,45 milyar TL’ye satılacak