10 Şubat 2026 Salı
Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Kepez ilçesinde yer alan 8.710 m² büyüklüğündeki vakıf arsası için kat karşılığı inşaat yapım işi ihalesine çıkıyor. 385 milyon 705 bin TL tahmini bedelle açılan ihale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/a maddesi kapsamında kapalı teklif usulü ile gerçekleştirilecek.
İhale konusu taşınmaz, Antalya ili Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Akşemseddin Caddesi üzerinde, 1833 ada 1 parsel numarasıyla kayıtlı bulunuyor. Tam hisseli ve niteliği arsa olan taşınmazın toplam yüzölçümü 8.710,00 m² olarak açıklandı. Taşınmaz, Sadrazam Kuyucu Murad Paşa Bin Abdüsselam Vakfı mülkiyetinde yer alıyor.
Vakıflar Meclisi’nin 26.01.2026 tarihli ve 41/43 sayılı kararı doğrultusunda belirlenen asgari şartlara göre, yüklenici tarafından hazırlanacak avan projeye istinaden vakfa bırakılacak bağımsız bölümler net şekilde tanımlandı.
Buna göre;
A1 Blok:
9, 10, 11, 12 numaralı daireler
31 ve 32 numaralı depolu, asma katlı dükkanlar
A2 Blok:
1–28 arası toplam 28 daire
29, 30, 31 ve 32 numaralı depolu, asma katlı dükkanlar
A3 Blok:
2, 4, 5, 7, 10, 12, 13, 15, 18 ve 20 numaralı daireler
31 numaralı depolu, asma katlı dükkan
Bu kapsamda vakfa bırakılacak toplam bağımsız bölüm sayısı 49 adet olarak belirlendi. Buna ek olarak yüklenici, vakfa 500.000 TL nakit ödeme yapacak.
İhalenin tahmin edilen bedeli 385.705.000 TL olarak açıklandı. İhaleye katılmak isteyen isteklilerin yatırması gereken geçici teminat tutarı ise 11.571.150 TL olarak belirlendi. Teminat tutarı, tahmini bedelin yaklaşık yüzde 3’üne karşılık geliyor.
İhalenin resmi adı, “Antalya İli, Kepez İlçesi, Fevzi Çakmak Mahallesi, 1833 Ada 1 Parsel Üzerine Kat Karşılığı İnşaat Yapılması” olarak ilan edildi.
İhale tarihi: 12.03.2026 Perşembe
Saat: 11.00
İhale usulü: Kapalı teklif (2886 sayılı Kanun 35/a)
İhale, Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası’nda, 2. Kat Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek. Adres: Sinan Mahallesi, Atatürk Caddesi, Vakıf İşhanı No:2, Muratpaşa / Antalya.
Kepez, son yıllarda artan nüfus, yeni konut alanları ve ticari akslarla Antalya’nın en hızlı gelişen ilçeleri arasında yer alıyor. 8.710 m² büyüklüğündeki tam hisseli arsa üzerinde geliştirilecek proje; konut ve ticari birimleri birlikte barındırması, yüksek adetli bağımsız bölüm potansiyeli ve merkezi cadde konumu nedeniyle orta–uzun vadeli yatırım açısından öne çıkan bir ihale olarak değerlendiriliyor.
Emlaknews.com.tr
Dünyaca ünlü sanatçı Shakira’nın yaklaşık 20 yıl önce satın aldığı Bahamalar’daki Bonds Cay adası, 30 milyon dolarlık (yaklaşık 1,3 milyar TL) satış fiyatıyla yeniden emlak piyasasına çıktı. Karayipler’in kuzeyinde yer alan ve 650 dönümlük yüzölçümüne sahip olan ada, sınırlı arzı ve yüksek mahremiyet seviyesiyle ultra yüksek gelir grubundaki yatırımcıların ilgisini çekiyor. Satışa sunulan ada, son 20 yılda değerini neredeyse ikiye katlamış durumda.
2006 yılında 16 milyon dolar bedelle satın alınan Bonds Cay, aradan geçen sürede küresel ölçekte artan özel ada talebiyle birlikte önemli bir değer artışı yaşadı. Uzmanlara göre bu yükseliş, lüks gayrimenkul segmentinde yer alan özel adaların uzun vadeli ve düşük arzlı yatırım araçları arasında öne çıktığını gösteriyor.

Bonds Cay, yalnızca Shakira ile değil, müzik dünyasının bir başka önemli ismiyle de anılıyor. Pink Floyd’un kurucu üyelerinden Roger Waters ile birlikte satın alınan ada için, dönemin planlamasında lüks konutlar ve sanatçılara özel bir inziva merkezi kurulması hedeflenmişti. Ancak proje çeşitli nedenlerle hayata geçirilemedi. Buna rağmen ada, imar ve geliştirme potansiyeli açısından hâlâ yüksek değerli bir varlık olarak görülüyor.
Bahamalar’ın kuzeyinde, Miami’ye yaklaşık 200 kilometre mesafede konumlanan Bonds Cay, Atlantik Okyanusu’na açılan panoramik manzaralara, beyaz kumlu plajlara ve turkuaz renkte sulara sahip. Toplamda 21 kilometreyi aşan kıyı şeridiyle dikkat çeken ada, Corcoran CA Christie Bahamas tarafından satışa sunuluyor. Adaya özel jet, helikopter ve yatla erişim sağlanabiliyor.
Gayrimenkul uzmanları, Bonds Cay’in tamamen izole bir ada hissi sunmasına rağmen Bahamalar’ın başkenti Nassau’ya yalnızca 37 mil uzaklıkta olduğuna dikkat çekiyor. Bu konum, adayı hem özel kullanım hem de butik turizm yatırımları açısından cazip kılıyor. Çevreye duyarlı projelerle geliştirilebilecek alan, dünya standartlarında bir tatil köyü ya da sınırlı sayıda konut içeren özel bir yerleşim için uygun görülüyor.
Yüksek bütçeli yatırımcılara yönelik bu tür varlıkların yanında, daha düşük bedelli ada seçenekleri de piyasada bulunuyor. İskoçya’nın batı kıyısında yer alan Eilean Mor adası, 275 bin sterlin (yaklaşık 12 milyon TL) bedelle satışta. Bu rakam, Londra’da ortalama bir konut fiyatının yaklaşık yarısına karşılık geliyor. Uzmanlar, ada yatırımlarının artık yalnızca milyarderlere özgü bir alan olmaktan çıkmaya başladığını ifade ediyor.
Ege Yapı GYO, İstanbul Eyüpsultan ilçesi Göktürk bölgesinde geliştirdiği yeni konut projesi Ege Yapı Göktürk için satış sürecini başlattı. Ruhsat sürecinin tamamlanmasının ardından satışa sunulan proje, şirketin 20. yılına özel olarak hazırlanan kampanyalı ödeme koşullarıyla yatırımcıların gündemine girdi.
Toplam 33.309 m² inşaat alanına sahip olan projede, 1+1’den 3+1’e kadar farklı daire tiplerinde 225 konut yer alıyor. Projenin 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor. Fonksiyonel olarak yalnızca konut kullanımına odaklanan proje, Göktürk’ün düşük yoğunluklu yapı dokusu içinde konumlanıyor.
İstanbul’un kuzey aksında yer alan Göktürk, sınırlı imar yapısı, orman alanlarıyla çevrili konumu ve ulaşım altyapısıyla son yıllarda nitelikli konut yatırımlarının yoğunlaştığı bölgeler arasında bulunuyor. Belgrad Ormanı, Göktürk Göleti Tabiat Parkı ve Kemerburgaz Kent Ormanı’na yakınlığıyla öne çıkan proje alanı, yeni konut arzının görece sınırlı olduğu bir lokasyonda yer alıyor.
Proje alanının yüzde 60’ının peyzaj alanı olarak planlanması, bölgedeki düşük yoğunluklu yerleşim eğilimiyle uyumlu bir yapı sunuyor. 4.000 m²’yi aşan peyzaj alanı, proje değerlemesinde çevresel faktörlerin etkisini artıran unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Ege Yapı Göktürk, Göktürk Metro İstasyonu’na yakın konumuyla İstanbul’un ana ulaşım hatlarına erişim sağlıyor. Metro hattı üzerinden İstanbul Havalimanı’na iki durakta, Gayrettepe’ye ise yaklaşık 20 dakikada ulaşım imkânı sunuluyor. Projenin İstanbul Caddesi’ne paralel konumu, hem günlük yaşam hem de uzun vadeli kiralanabilirlik açısından avantajlı bir erişim profili oluşturuyor.
Projede enerji verimliliği odaklı çözümler dikkat çekiyor. Güneş panelleri, gün ışığı sensörlü aydınlatma sistemleri, ısı ve ses yalıtımı, güneş kontrol camları ve yalıtımlı cephe sistemleri, işletme giderlerini düşürmeye yönelik tasarım kararları arasında yer alıyor.
Merkezi ısıtma ve VRV soğutma sistemi, yüksek tavanlı iç mekânlar ve akıllı ev altyapısı, projeyi rezidans segmentinde konumlandıran başlıca teknik unsurlar olarak öne çıkıyor.
Projede kapalı yüzme havuzu, fitness alanı, SPA bölümü, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları ve çok amaçlı ortak kullanım alanları bulunuyor. Kapalı otopark, bisiklet ve motosiklet park alanları ile elektrikli araç şarj üniteleri, güncel kullanıcı beklentilerine cevap veren unsurlar arasında yer alıyor. Az katlı blok düzeni, 7/24 güvenlik ve kontrollü giriş-çıkış sistemi ile destekleniyor.

Projenin satışa sunulmasıyla birlikte iki farklı ödeme kampanyası uygulamaya alındı. Kampanya kapsamında;
– %35 peşinat ve 60 ay 0 faiz,
– %35 peşinat, %20 indirim ve 40 ay vade
seçenekleri alıcılara sunuluyor. Mevcut koşullar, özellikle ilk el konut segmentinde finansman erişiminin sınırlı olduğu bir dönemde, yatırımcılar açısından dikkat çekici bir giriş maliyeti oluşturuyor.
Ege Yapı Göktürk, teslim süresi, sınırlı arz bölgesi konumu ve kampanyalı ödeme yapısıyla hem oturum hem de uzun vadeli yatırım perspektifiyle değerlendirilebilecek projeler arasında yer alıyor.
Emlaknews.com.tr
GPPS Kurucusu Bilge Özdemir, Ankara, Antalya ve İzmir’de 2025 ilk el konut satış verilerinin 2026 için güçlü bir toparlanma ve yatırım sinyali verdiğini söyledi. Özdemir: “Üretim ekonomisi ve ilk el pazar yeniden gündemde. GPPS – Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış Platformu Kurucusu olarak, uzun süredir altını çizdiğimiz bir gerçek var: Türkiye’de konut piyasasının sağlıklı büyümesi, ilk el konut üretimi ve satışlarıyla mümkün. 2025 yılı verileri, bu açıdan Ankara, Antalya ve İzmir özelinde dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor” diye konuştu.
Özdemir, şöyle devam etti:
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Remzi Atay’ın katkılarıyla; TÜİK ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) verilerini ilçe bazlı analiz ederek hazırladığımız bu çalışma, yalnızca geçmişi okumuyor, aynı zamanda 2026’ya yönelik yatırımcı davranışlarını da anlamaya imkân tanıyor.
GPPS olarak bugüne kadar İstanbul ve ilçelerine odaklanan raporlarımızın, sektör profesyonelleri, proje geliştiriciler, GYO’lar ve kurumsal yatırımcılar tarafından özellikle Ankara, İzmir ve Antalya için talep edildiğini gördük. Bu nedenle üçüncü büyük çalışmamızı, İstanbul’u referans alarak bu üç il özelinde hazırladık.

2025 yılında Ankara’da ilk el konut satışları 29.514 adet olarak gerçekleşti. Bu satışların yaklaşık %20’si (5.842 adet) ipotekli satışlardan oluştu. Son 11 yıllık veriye baktığımızda Ankara’da toplam 463.850 adet ilk el konut satışı gerçekleştiğini ve yıllık ortalamanın 42.168 adet olduğunu görüyoruz.
2024 yılı, 22.500 adet ile son 11 yılın en düşük satışına sahne olurken; 2020 yılı 73.396 adet ile zirve yılı oldu. 2025 verileri ise Ankara’nın yeniden 20 binli seviyeleri kalıcı şekilde aşmaya başladığını ve 2026’da 30 bin bandını test etmeye hazırlandığını gösteriyor.
İlçe bazında bakıldığında 2025 yılında ilk el konut satışlarında Sincan, Keçiören ve Mamak öne çıkıyor. Bu tablo, Ankara’da üretimin yeniden ivme kazandığını ve geliştiriciler açısından arz–talep dengesinin toparlandığını ortaya koyuyor.
Antalya’da 2025 yılında 9.662 adet ilk el konut satışı gerçekleşti. Bu satışların 2.010 adedi ipotekli konutlardan oluşuyor. Son 11 yılda toplam 140.211 adet satış yapılan Antalya’da yıllık ortalama 12.746 adet seviyesinde.
2023 yılında 4 binli seviyelere kadar gerileyen ilk el satışlar, 2024’te 5 bin bandını, 2025’te ise neredeyse iki kat artışla 10 bine yakın seviyeleri gördü. Bu yükseliş, Antalya’nın yalnızca turizm değil, yatırım amaçlı konut talebi açısından da yeniden güç kazandığını gösteriyor.
2025’te Antalya’da ilk el konut satışlarının yoğunlaştığı ilçeler Kepez, Muratpaşa ve Manavgat oldu. Özellikle Kepez, ölçekli projeler açısından yatırımcı ilgisinin yeniden merkezine yerleşmiş durumda.
İzmir’de 2025 yılı ilk el konut satışları 15.819 adet olarak kaydedildi. Bu satışların %18’i (2.858 adet) ipotekli satışlardan oluşuyor. Son 11 yılda İzmir’de toplam 244.607 adet ilk el konut satışı gerçekleşirken, yıllık ortalama 22.237 adet seviyesinde bulunuyor.
2023 yılında 10.034 adet ile dip yapan İzmir, son üç yıldır istikrarlı bir toparlanma eğrisi sergiliyor. 2025 verileri, bu yükselişin 15–20 bin bandına doğru ilerlediğini ve 2026’da 20 bin eşiğinin yeniden test edileceğini gösteriyor.
İlçe bazında Menemen, Buca ve Torbalı, hem üretim hem satış tarafında öne çıkan bölgeler olarak dikkat çekiyor. Bu tablo, İzmir’in çeper gelişim akslarında yatırım potansiyelinin arttığını ortaya koyuyor.
Bu veriler bize şunu net biçimde söylüyor:
Ankara, Antalya ve İzmir’de ilk el konut pazarı dipten dönmüş durumda. Finansmana erişimde kademeli iyileşme, maliyetlerin öngörülebilir hale gelmesi ve ertelenmiş talebin devreye girmesiyle birlikte 2026 yılı, hem proje geliştiriciler hem de uzun vadeli yatırımcılar için stratejik bir yıl olacak.
GPPS olarak bu analizleri, platform kriterlerimizden geçen ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılım sağlayan 200’e yakın üyemizle öncelikli olarak paylaşıyor; sektörde veri temelli karar alma kültürünü güçlendirmeyi sürdürüyoruz.
Emlaknews.com.tr
Otomobil almak isteyen pek çok kişi, aracın kullanılmadığı dönemlerde de masraf üretmeye devam ettiğini çoğu zaman hesaba katmıyor. Ancak kapının önünde park halinde duran bir otomobil bile, yıl sonunda yüksek bir fatura çıkarabiliyor. Yapılan hesaplamalar, ortalama bir aracın yıllık sabit giderlerinin asgari ücretin 3 katını aştığını gösteriyor.
Bir otomobile sahip olmak yalnızca satın alma bedelini ödemekle bitmiyor. Araç trafiğe çıkmasa dahi kasko, trafik sigortası, motorlu taşıtlar vergisi ve periyodik bakım gibi zorunlu kalemler her yıl düzenli olarak bütçeden pay alıyor. Kısacası otomobil çalışmasa bile masraf üretmeye devam ediyor.
Hesaplamalara göre benzinli otomobillerde yıllık toplam giderler 80 bin TL’den başlıyor. Araç sınıfına, motor hacmine ve sigorta bedellerine bağlı olarak bu rakam 100 bin TL seviyelerine kadar yükselebiliyor.
Elektrikli otomobillerde ise tablo biraz daha düşük. Yıllık maliyetler ortalama 70–75 bin TL bandında hesaplanırken, evde şarj imkânı bulunan kullanıcılar için bu tutar bir miktar daha azalabiliyor.
Tamircilerin verdiği bilgilere göre araç kullanılmasa bile bakım ihtiyacı ortadan kalkmıyor. Orta segment bir otomobilin yıllık bakım giderleri 20 bin TL ile 50 bin TL arasında değişiyor.
Uzmanlara göre bir araç bir yıl boyunca hiç çalıştırılmasa dahi, tekrar trafiğe çıkarılmadan önce yağ, filtre ve sıvı bakımlarının yapılması gerekiyor. Bu işlemlerin maliyeti ise ortalama 10 bin TL ile 15 bin TL arasında.
Sonuç olarak otomobil, hareket etmese bile masraf üretmeye devam ediyor. Park halinde geçen bir yılın bedeli, birçok kişi için hâlâ şaşırtıcı düzeyde yüksek.
dunya.com