2025 yılında değerli konut vergisi kapsamına giren taşınmazlar için belirlenen sınırın 35 milyon TL seviyesine çıkarılması, ilk etapta vergiye tabi konut sayısının azalacağı yönünde yorumlandı. Ancak özellikle büyükşehirlerde üst segment konut fiyatlarında yaşanan hızlı artış, bu etkinin sınırlı kalabileceğine işaret ediyor.
Son yıllarda yükselen inşaat maliyetleri, arsa arzındaki kısıtlılık ve güçlü talep dengesi, lüks ve nitelikli konutların piyasa değerlerinde önemli artışlara neden oldu. Merkezi bölgelerde yer alan yeni veya yenilenmiş konutların değerleri birçok bölgede hızla yükselirken, geçmişte vergi sınırının altında kalan bazı taşınmazların bugün 35 milyon TL seviyesine yaklaşması ya da bu eşiği aşması mümkün hale geldi.
Vergi kapsamının bugüne kadar sınırlı kalmasının en önemli nedenleri arasında yüksek değer eşiği bulunuyor. Türkiye genelinde bu seviyeyi aşan konut sayısının doğal olarak sınırlı olması, uygulamanın dar bir çerçevede kalmasına yol açtı. Ayrıca sistemin ağırlıklı olarak birden fazla yüksek değerli konuta sahip mükellefleri hedeflemesi de kapsamın genişlemesini engelleyen unsurlar arasında yer aldı.
Tek konuta sahip olanların çoğunlukla kapsam dışında kalması, bazı taşınmaz türlerine tanınan muafiyetler ve değer tespitine yönelik itiraz süreçleri de uygulamanın sınırlı kalmasına neden olan faktörler arasında gösteriliyor.
Öte yandan kamu tarafında dijital denetim ve veri analiz kapasitesinin artması, değerli taşınmazların tespitinde yeni bir döneme işaret ediyor. Tapu kayıtları, belediye verileri, finansal bilgiler ve diğer resmi veri kaynaklarının entegre şekilde analiz edilmesi, yüksek değerli konutların belirlenmesini kolaylaştırıyor.
Bu gelişmelerin, daha önce beyan edilmemiş taşınmazların ortaya çıkarılmasına ve vergi uygulamasının etkinliğinin artmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Mevcut düzenleme çerçevesinde verginin kısa vadede geniş bir kesimi kapsaması beklenmese de, konut fiyatlarındaki yükseliş trendi ve veri temelli denetim mekanizmalarının güçlenmesi nedeniyle 2026 yılında beyan sayısında sınırlı ancak dikkat çekici bir artış olabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre 35 milyon TL sınırı teorik olarak dar bir grubu işaret etse de piyasa değerlerindeki artış devam ettiği sürece uygulamanın fiilen daha görünür hale gelmesi kaçınılmaz görünüyor.
İhlas Ev Aletleri Arnavutköy’de 917,7 milyon TL’lik arsa yatırımıyla büyüyor