Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim ve ABD-İsrail ile İran arasında büyüyen savaş riski, yalnızca enerji ve finans piyasalarını değil, gayrimenkul yatırım rotalarını da değiştirmeye başladı. Özellikle son yıllarda Türk yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği Dubai gayrimenkul pazarı, yeni dönemde hem fırsat hem de risk tartışmalarının merkezine yerleşmiş durumda.
GPPS (Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış Platformu) Kurucu Başkanı Bilge Özdemir, bu gelişmeleri değerlendirerek hem Türkiye hem de Dubai için dikkat çekici uyarılarda bulundu. Özdemir’e göre, küresel gerilimlerin etkisiyle Türk gayrimenkul piyasasında iki farklı cephe oluştu: Dubai’yi yatırım fırsatı olarak görenler ve risklere dikkat çekenler.
Bilge Özdemir’e göre Türkiye’de son yıllarda uygulanan politikalar ve piyasa koşulları, yabancıya gayrimenkul satışında ciddi bir yavaşlamaya yol açtı. Özellikle vatandaşlık temelli satış modelinin cazibesini yitirmesi, uluslararası pazarlama stratejilerinin zayıflaması ve iç piyasadaki düzenlemeler, yabancı talebinin durma noktasına gelmesine neden oldu.
Bu süreçte Türkiye’de yabancılara konut pazarlayan birçok acente ve satış şirketi de iş rotasını değiştirdi. Özdemir, sektörün önemli bir bölümünün “ihracatçı” konumundan çıkıp Dubai’ye yönelen bir “ithalatçı” yapıya dönüştüğünü belirtiyor.
Türkiye’de faaliyet gösteren birçok emlak ofisi, broker ve satış şirketi de bu akıma katılarak Dubai merkezli pazarlama faaliyetlerine ağırlık vermeye başladı. Özdemir’e göre Türkiye’deki ekonomik koşullar, dövize endeksli kira getirisi beklentisi ve vergisel avantajlar da yatırımcıların yönünü Dubai’ye çevirdi.
Dubai’ye yönelik yatırım akımının hızlanması Türkiye’de sektörü iki farklı görüşe böldü.
Bir kesim Dubai’yi yüksek getirili bir yatırım fırsatı olarak görürken, diğer kesim bölgesel riskler nedeniyle temkinli olunması gerektiğini savunuyor. Özdemir, bu tartışmaları değerlendirirken ticarette haklı çıkmaktan çok doğru stratejiyi uygulamanın önemli olduğunu vurguluyor.
“Bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir. Ticari hayatta haklı olmak değil, akıllı olmak önemlidir” diyen Özdemir, mevcut tartışmaların ötesinde daha rasyonel politikalar geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Bilge Özdemir’e göre Türkiye’nin öncelikle yabancıya gayrimenkul satış politikasını yeniden güncellemesi gerekiyor. Özellikle son yıllarda Körfez ülkelerine yönelen emlak profesyonellerinin yeniden Türkiye pazarına dönmesini sağlayacak desteklerin verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Özdemir, Türkiye’nin Asya ve Körfez yatırımcılarına yönelik yeni pazarlama modelleri geliştirmesi gerektiğini belirterek şu önerilerde bulunuyor:
– Vatandaşlık programı dışında da yabancıya alım ve oturum kolaylığı sağlayan düzenlemeler yapılmalı
– Hindistan, Çin, Rusya ve İran gibi ülkelerde yeniden aktif pazarlama stratejileri uygulanmalı
– Geri alım garantisi gibi güven artırıcı satış modelleri geliştirilmeli
Özdemir’e göre Türkiye’nin yabancı yatırımcıyı yeniden çekebilmesi için güven, erişim ve yatırım geri dönüşü üçlüsünü yeniden inşa etmesi gerekiyor.
Bilge Özdemir, Dubai gayrimenkul pazarının krizlere yabancı olmadığını hatırlatıyor. 2008 küresel finans krizi, petrol fiyatlarındaki düşüş ve pandemi gibi dönemlerde Dubai’de konut fiyatlarının %25 ile %60 arasında gerilediğini hatırlatan Özdemir, toparlanma süreçlerinin ise bazen 1 yıl, bazen 7 yıla kadar uzayabildiğini söylüyor.
Bu nedenle mevcut savaş riskinin bulunduğu ortamda agresif satış kampanyalarının doğru bir strateji olmayabileceğini vurgulayan Özdemir, özellikle PR ajansları ve influencer’ların savaş ortamına rağmen konut satışını teşvik eden paylaşımlarının sektörde tepki yarattığını ifade ediyor.
Ona göre böyle dönemlerde yapılması gereken şey yeni satış stratejileri değil, mevcut yatırımcıyı korumak.
– Yatırımcıların borç ve ödeme planlarında esneklik sağlanması
– Gayrimenkul sertifikası gibi alternatif finansal araçların geliştirilmesi
– Proje teslim sürelerinin gerektiğinde revize edilmesi
– Olası savaş risklerine karşı sigorta ve devlet güvencelerinin güçlendirilmesi
Bilge Özdemir’e göre savaş ortamlarında yatırım fırsatı aramak gerçekçi bir yaklaşım değil. Sektörde 30 yılı aşkın deneyimi olduğunu belirten Özdemir, kriz dönemlerinde asıl görevin yöneticilere ve sektör liderlerine düştüğünü vurguluyor.
“Savaşın fırsat penceresi olmaz. Olsa olsa tehdidi olur. Ülkelerde yöneticiler krizleri yönetmek için vardır” diyen Özdemir, hem Türkiye’nin hem de Dubai’nin bu süreçte yatırımcı güvenini koruyacak politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade ediyor.
Bilge Özdemir’in kurucusu olduğu GPPS platformu, sektör profesyonellerinin önemli bir bölümünü bir araya getiriyor. Platformda yer alan katılımcıların:
– %47’si inşaat ve proje geliştirme firmalarından,
– %42’si proje pazarlama ve satış hizmeti veren şirketlerden,
– %11’i ise GYO profesyonellerinden oluşuyor.
– Platform üyelerinin ortalama sektör tecrübesi ise 12 ila 16 yıl arasında değişiyor.
Ünye’de 17 taşınmaz satışa çıkıyor: toplam değer 145 milyon