Grifon Capital Yönetim Kurulu Başkanı Tuğra Gönden, yapay zekanın yalnızca teknolojiyi değil, ekonomik yapıyı ve gayrimenkul piyasalarını da kökten dönüştürdüğünü vurguluyor. “Yapay Zeka Yıkıcı Bir Tehdit Değil, Ekonomiyi ve Gayrimenkulü Yeniden Şekillendiren Bir Evrim” başlıklı yazısında Gönden, San Francisco örneği üzerinden AI’ın ofis piyasalarından veri merkezlerine, lojistikten insan kaynaklarına kadar yarattığı kapsamlı etkileri detaylandırıyor. Yapay zekanın ekonomik dinamikleri yeniden inşa eden bir güç olduğunu ortaya koyan analiz, sektör profesyonelleri için kritik bir yol haritası sunuyor.
Kısa bir süre önce Cushman & Wakefield tarafından yayımlanan ‘AI Impact Barometer ‘araştırması, yapay zekanın artık geleceğe dair bir öngörü değil, makroekonomik ve mekansal dönüşümü yapısal olarak şekillendiren bir araç olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Cushman & Wakefield baş ekonomisti Kevin Thorpe’un “AI artık geleceğe dair bir kavram değil, ekonomide yapısal bir güç” söylemi aslında yapay zekanın bir teknoloji trendi değil, yeni bir ekonomik mimari olduğunu ifade ediyor.
Dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri olarak ABD’nin en rekabetçi ofis piyasalarından biri olan San Francisco’yu göstermek mümkün. Birkaç yıl önce pandemi ve uzaktan çalışma sonrasında boşalan ofis binaları, bugün AI şirketleri tarafından hızla dolduruluyor.
Yapay zeka ekosisteminin büyümesi, San Francisco’nun ofis piyasasında dikkate değer bir canlanma yarattı. Peki neler oldu?
2025 yılında AI şirketleri şehirde yaklaşık 250 bin m2 alan kiralayarak toplam dolulukta büyük bir sıçrama yarattı. Bu alan bugün toplam ofis doluluğunun yaklaşık %12’sine karşılık geliyor.
SoMa bölgesindeki eski bir depo binası, üç yeni AI kiracısı sayesinde %98 doluluk seviyesine ulaştı ki bu birkaç yıl önce neredeyse imkansız görünürdü.
Anthropic, Downtown’da 300 Howard Street’te bir binanın tamamını kiralayarak on binlerce m²’lik arzı tek başına ortadan kaldırdı.
OpenAI ise Mission Bay’de neredeyse 100 bin m² alana yerleşmiş durumda ve taleplerini artırarak büyümeye devam ediyor.
Bu veriler, geçmişin boşaltılan ofislerinin bugün AI şirketlerinin büyüme ihtiyaçlarını karşılamak için birbirleriyle yarıştığı alanlara dönüşmüş durumda olduğunu gösteriyor. Bir diğer deyişle yapay zeka yazılım geliştirmenin ötesinde şehirleri ekonomik olarak tekrar inşa ediyor.
Yapay zekanın sadece bir teknoloji eğilimi değil aynı zamanda gayrimenkul piyasalarını dönüştüren çok katmanlı bir ivme olduğunu gösteren AI Impact Barometer sonuçlarını birlikte inceleyelim:
Veri merkezlerinde rekor düşük boşluk oranları, AI işlem gücü talebinin ne kadar hızla arttığını yansıtıyor.
Lojistikte, otomasyon uyumlu modern depolar daha güçlü talep görürken, elektrik altyapısı yüksek tesislerde kiralama oranları artıyor.
Ofis piyasasında, nitelikli ve merkezi konumdaki binalarda kiralama artarken, düşük kalite stoklarda boşluklar büyüyor.
Bu göstergeler, yapay zekanın hem talep dinamiklerini değiştirdiğini hem de gayrimenkul stratejilerini doğrudan etkilediğini kanıtlıyor.
Çoğu kişi yapay zekanın “işleri yok edeceği” endişesini taşısa da sektörü yönlendiren liderler aksini söylüyor: AI, insanı ortadan kaldırmıyor; insanı güçlendiriyor.
Sundar Pichai: Google & Alphabet CEO
“AI, insanlığın üzerinde çalıştığı en derin teknolojilerden biri… İnsan yeteneklerini artıracak.”
Ginni Rometty:Eski IBM CEO
“AI insanları değil, AI kullananlar kullanmayanları değiştirecek.”
Fei-Fei Li:Stanford HAI Eş Direktörü
“AI, tekrarlayan işleri devralacak; insanların yaratıcılık ve problem çözmeye odaklanmasını sağlayacak.”
Garry Kasparov
“AI ve insan iş birliği, tek başına hiçbirimizin yapamayacağı şeyleri mümkün kılacak.”
Bu açıklamalar, AI’ın istihdamı yok etmekten çok, yeni yetenek alanları açan, üretkenliği artıran ve daha nitelikli işlere geçişi hızlandıran bir evrim olduğunu net şekilde gösteriyor.
AI’ın yarattığı dönüşüm üç maddede özetlenebilir:
1. Boş Ofislerden Yükselen Ekonomiye
San Francisco örneğinde kiralama hacminin %100’ün üzerinde artması, yapay zekanın geçici değil kalıcı bir talep yarattığını gösteriyor. Şehir yeniden küresel teknoloji sermayesinin merkezlerinden biri haline geliyor.
2. Şirketler İnsan Kaynağını Artırıyor
IBM, AI çağında ABD’de giriş seviyesinde işe alımı üç katına çıkaracağını açıkladı. Özetle yapay zeka iş gücünü ikame etmiyor, büyütüyor.
3. AI, İş Gücünü Daha Verimli ve Üretken Hale Getiriyor
Stanford Üniversitesi tarafından yayımlanan AI Index raporuna göre, AI kullanımı şirketlerde hem kaliteyi hem de üretkenliği artırıyor; maliyet düşürürken gelir büyümesine katkı sağlıyor
Tüm veriler ve piyasa dinamikleri bize yapay zekanın bir yıkım değil; yeni bir ekonomik mimarinin başlangıcı olduğunu düşündürüyor. AI yeni ofis talebi yaratıyor, yeni yetenek alanları açıyor, iş gücünü güçlendirirken ekonominin ve şehirlerin yeniden şekillenmesini sağlıyor.
Bu dönüşümün kazananları ise değişime direnenler değil, AI’ı stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.
GPPS: Yabancıya konut satışında radikal düzenleme şart!