Ufuk Bahar İngiltere’de 500 projeye imza attı

İngiltere’de kendi mimarlık ofisi Urbanist Architecture’yi kuran Ufuk Bahar, bugüne kadar İngiltere’de 500’e yakın projeye imza attı.

Dünyanın farklı yerlerinde önemli işlere imza atan pek çok girişimci var. Ufuk Bahar da onlardan biri. Türkiye'de başladığı mimarlık eğitimini yurtdışında tamamladıktan sonra İngiltere'de kendi mimarlık ofisi Urbanist Architecture'yi kuran Ufuk Bahar, bugüne kadar İngiltere'de 500'e yakın projeye imza attı.

Mimarlık eğitimine Bilkent Üniversitesi'nde başlayan Bahar, ardından İtalya ve İngiltere'de aldığı eğitimlerle mimarlık disiplini öğrendi. Son olarak Westminster Üniversitesi'ndeki eğitimini de tamamladıktan sonra Londra'da farklı mimarlık firmalarında görev aldı. Bu firmalarda çalışırken gayrimenkul yatırımcılarına proje geliştirme ve uygulamadaki desteğin yetersiz, tasarım çözümlerinin ise sınırlı olduğunu fark eden Bahar, bu alandaki eksiklikleri gidermeye karar verdi. Mimari, tasarım ve gayrimenkul geliştirme bilgi ve birikimimi kullanmak üzere kendi mimarlık şirketi Urbanist Architecture'yi kurdu.

Kendinden söz ettiren bir şirkete dönüştü

Altı yıl önce kurduğu şirket, küçük bir mimarlık ofisi olarak faaliyetlerine başladı. Bugüne kadar ise İngiltere'de 500'den fazla projeye imza atarak adından söz ettiren bir şirkete dönüştü. Londra'nın en hızlı büyüyen mimarlık şirketlerinden biri olarak gösterildiklerinin altını çizen Ufuk Bahar, "Urbanist Architecture Londra'da bir Türk'ün kurduğu ve İngiliz Kraliyet Mimarlar Enstitüsü'ne (Royal Institute of British Architects-RIBA) kayıtlı olmayı başaran tek Türk mimarlık şirketi" diyor.

Üstlendiği projeler Urbanist Architecture, Londra'da genellikle eski binaların iç ve dış mimari projelerin geliştirilmesinde, restorasyon ve renovasyon çalışmalarında ve bu projelerinin uygulanması alanında hizmet veriyor. Bunların çoğu tarihi dokuyu korumaya yönelik projeler.

Projelerinin büyüklükleri ve tipleri ise çok değişkenlik gösteriyor. Örneğin; devam eden projeleri arasında Londra'nın St Margarets Twickenham bölgesinde yer alan, değeri 50 milyon Sterlin (yaklaşık 350 milyon TL) olan 'Gordon House' isimli bir projenin restorasyon çalışmaları da var; Londra'nın merkezinde değerleri 3-15 milyon Sterlin arasında değişen konutların renovasyon çalışmalarını da yürütüyor. Bunların yanı sıra Londra dışında sit alanlarında konumlandırılmış toplu konut projelerinin master planlarını ve imar ruhsatlarını da hazırladıklarını belirten Ufuk Bahar, şunları söylüyor:

"İngiltere dışında ise özellikle Dubai ve Katar'da olmak üzere konut ve iş merkezi projeleri yürütüyoruz. Şu an Türkiye'deki çok ünlü bir müteahhitlik firması ile İngiltere'de ortak yatırım yapmak için görüşmeler yapıyoruz. Eğer görüşmeler olumlu sonuçlanırsa İngiltere'de kapsamlı bir toplu konut projesine de Türk müşterilerimizle imza atmış olacağız."

"Brexit ile fiyatlar yüzde 5 düştü"

Son 5 yılı ele alındığında Türkiye de İngiltere gibi, özellikle konut piyasasında gerçekleşen yıllık işlem sayısı bakımından dünyanın en büyük gayrimenkul pazarlarından birisi. Ancak Türkiye'deki gayrimenkul pazarındaki iniş ve çıkış dalgalanması İngiltere'ye göre çok daha fazla. Bu bağlamda İngiltere konut piyasasının yatırım olarak çok daha güvenilir bir grafik çizdiğini söyleyen Ufuk Bahar, şunları anlatıyor:

"İngiltere'nin AB'den çıkış senaryolarının tartışıldığı günümüzde piyasada az da olsa hissedilir bir şok ve panikleme süreci ile beraber konut fiyatlarında yüzde 5'e varan bir azalma yaşandı. Kısa dönemli olacağı öngörülen bu düşüşü fırsata çevirmek isteyen birçok yatırımcı ise günümüzde satın alma eğilimi gösteriyor."

Türklerin tercihi ne?

Türkler konut satın almak ve proje geliştirmek için en çok merkez ve Batı Londra'yı tercih ediyor. Londra'nın "Platinum Üçgeni' olarak bilinen Mayfair, Belgravia ve Knightsbridge bölgelerine talep çok fazla. 18. yüzyılın başlarında ikamet amaçlı meskenler olarak planlanan bu bölgeler İkinci Dünya Savaşı sonrasında ticari merkezlere dönüştü. Bu bölgelere olan aşırı talebin ana nedeni bu bölgelerin günümüzde lüks modaya, çağdaş ve kaliteli yaşama ev sahipliği yapması.

Bunlara ek olarak etkileyici mimari kimliği olan binaları, meydanları ve sokakları ile beraber Hyde Park, St James's Park ve Green Park gibi yemyeşil parklara ve açık alanlara sahip olması bu 'Platinum Üçgeni'ni cazip kılan etkenler arasında. Ancak bu evlerin çoğunun iç mimarisi hem mekansal hem de görsel olarak müşterilerinin yaşam koşullarına ve stillerine hitap etmediğini belirten Ufuk Bahar, Türkler'in tarihi dokusu zengin ve çekici olan evlerde oturmayı sevdiklerini söylüyor.

Bahar, şunları anlatıyor: "Mevcut evler genelde bitişik nizamlı, iki ila beş katlı evler. Türk müşterilerimiz genellikle evlerine daha fazla konfor, değer ve mekan katmak için evlerin iç mimarisini ve yerleşke planını yeniden tasarlamak istiyorlar.

Bazı evlerin hem arka bahçeye doğru yeni yapısal birimlerle uzatılma potansiyelleri var. Bazılarının ise hem bodrum katı eklemesi hem de çatı katı eklemesi ile büyütülmesi mümkün. Müşterilerimizin çoğu evlerini mevzuatın izin verdiği ölçüde büyütmeyi ve kendi yaşam stillerine göre yenilemeyi tercih ediyorlar."

Fiyatlar nasıl değişti?

Daha çok tercih edilen bölgelerde 60 metrekarelik bir dairenin fiyatı 1 milyon sterlinden (yaklaşık 7 milyon TL) başlayıp evin konumuna ve büyüklüğüne göre 15 milyon sterline (105 milyon TL) kadar çıkabiliyor. Ortalama bir daire ise yaklaşık 3 milyon Sterlin (yaklaşık 21 milyon TL) değerinde.

Müstakil konutlar ise 3 milyon sterlinden başlayıp 30 milyon sterline (yaklaşık 210 milyon TL) kadar çıkabiliyor. Ortalama bir müstakil konut yaklaşık 5 milyon sterlin (yaklaşık 35 milyon TL) civarında.

Türkler arasında aileleri için emlak satın alan müşterilerinin sayısının son iki yılda yüzde 30, yatırım amaçlı emlak satın alan müşterinin sayısı ise yüzde 40 oranında artış gösterdiğine vurgu yapan Ufuk Bahar, "2017 yılında Türk müşterilerimizin bizim aracılığımızla aldığı gayrimenkullerin toplam değeri 14.1 milyon Sterlin (yaklaşık 100 milyon TL) iken, 2018 yılında bu değer 21.7 milyon sterline (150 milyon TL) ulaştı" diyor.

2019 yılında ise İngiltere'nin AB'den ayrılma kararının yarattığı tedirginlikle beraber düşen konut fiyatlarını fırsata çevirmek isteyen çok sayıda Türk yatırımcı var. Bir uzman olarak bu yıl Türk müşterilerinin alacağı gayrimenkullerin toplam değerinin 30 milyon sterline yaklaşacağını öngördüğünü belirten Ufuk Bahar, "Bunlara ek olarak. Londra dışında arazi almayı planlayan ve toplu konut projeleri geliştirmek isteyen Türk iş insanlarının ilgisi gün geçtikçe ciddi bir şekilde artıyor" diye ekliyor.

Özlem Bay Yılmaz – Ekonomist

Benzer İçerikler

Yorum Yap

Yorumlar 0

Ajanda

Tümünü Gör

Çok Okunan Haberler