<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<atom:link href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/tag/kalebodurla-mimarlar-konusuyor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<description>Emlak Haberleri ile Sektörün Nabzı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Jul 2023 11:52:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>

<image>
	<url>https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/cropped-emlaknews-kare.png</url>
	<title>Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Konut projelerinde işveren güvenli tarafı tercih ediyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/konut-projelerinde-isveren-guvenli-tarafi-tercih-ediyor/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/konut-projelerinde-isveren-guvenli-tarafi-tercih-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jul 2023 11:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNE ÇIKANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[SEKTÖREL]]></category>
		<category><![CDATA[AS Architects]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşin Sevgi Karakurt Macit]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Aksoy Architects]]></category>
		<category><![CDATA[Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Celal Abdi Güzer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?p=377017</guid>

					<description><![CDATA[‘Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor'da Prof. Dr. Celal Abdi Güzer'in Haziran ayındaki konukları AS Architects'in kurucusu Ayşin Sevgi Karakurt Macit ve Gökhan Aksoy Architects'in kurucusu Gökhan Aksoy oldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalebodur’un, mimarlık sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirdiği “Kalebodur&#8217;la Mimarlar Konuşuyor” söyleşi programı, 10 yılında yine sektörün başarılı isimleri ile mimar adaylarını buluşturmaya devam ediyor. Prof. Dr. Celal Abdi Güzer&#8217;in sunduğu “Kalebodur&#8217;la Mimarlar Konuşuyor” programının Haziran ayındaki konukları ise, mimarlık dünyasının önemli isimleri AS Architects&#8217;in kurucusu Ayşin Sevgi Karakurt Macit ve Gökhan Aksoy Architects&#8217;in kurucusu Gökhan Aksoy oldu.<br />
İstanbul, Ankara ve Bodrum’da yaptıkları başarılı projeler ile tanınan Macit ve Aksoy; Türkiye’de konut başta olmak üzere büyük bütçeli projelerde bilinenin dışına çıkmanın zorluklarının yanı sıra mimarlıktaki ilk göz ağrıları olan projelere ilişkin keyifli bir söyleşi gerçekleştirdiler.</p>
<h3>“Yenilikçi tipolojiler, ekonomik baskılar nedeniyle yeterince karşılık bulamıyor”</h3>
<p>Gökhan Aksoy, konut projelerinde yenilikçi tasarımlar yapmanın zor olduğunu ancak kendisinin yine de vazgeçmeden bu konuda çaba sarfetmeye devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Hayata geçirdiğimiz projelerin içerisinde konut projeleri önemli bir yer tutuyor. Bu tür projelerde geleneksel tipolojiler daha hakim oluyor. Bu nedenle bizler bu projeleri yaparken; daha öngörülü yapılar yapma, daha farklı ve yaşantıyı şekillendirecek çalışmalar için çaba içinde oluyoruz. Ancak bu çabalarımız çoğu zaman ekonomik baskılar nedeniyle yeterince karşılık bulamıyor. 15 yıl önce Ankara’da önerdiğim ama kabul görmeyen tipolojiler bugün şehrin birçok noktasında hayat buluyor. Yine de ben bu çabamdan hiçbir zaman vazgeçmedim. Yaptığım bir konut projesinde; önerdiğim 10 birim daha yenilikçi tekliften 1 birimini bile kabul ettirebilirsem, bunu artı olarak görüyorum. Ben, sektörün artık yeni şeylere açık olması gerektiğine inanıyorum. Gerek ben bireysel olarak gerekse de birlikte yaptığımız işlerde bunun çabasını veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz.”</p>
<h3>“Şirket binalarında ya da bireysel yapılarda daha cesur davranabiliyoruz”</h3>
<p>Ayşin Sevgi Karakurt Macit de bu tarz yapılan büyük ölçekli projelerin çoğunun satış yapmaya yönelik projeler olduğunu hatırlatarak, “Bu tür projelerde çok bilinen, öğrenilmiş birtakım kuralları var. İşveren de onun dışına çıkmak ve bütçeyi riske etmek istemiyor. Dolayısıyla bu anlamda hiçbir zaman cesur olamıyor. Her zaman bilineni yapıp, güvenli tarafta kalmak istiyor. Çünkü yatırımlar çok maliyetli. Ayrıca Türkiye, çok farklı bir ülke. Türkiye’de bir şeyleri hızlı üretip, hızlı tüketmek zorunda kalıyorsunuz. Bu nedenle kendi istediklerinizi ortaya koymanız daha zor oluyor. Büyük konut projelerinde durum böyle olmasına karşın bir şirket binasında ya da bireysel yapılarda daha cesur davranabiliyorsunuz. Çünkü karşınızda tek bir muhatap oluyor.</p>
<p>Biz birlikte Bodrum’da da projeler yaptık. Bodrum; İstanbul ve Ankara’dan bir adım daha önde olan bir yer. Ancak şimdi oralarda bile bu değişmiş durumda. Bodrum’da artık iç mekanı değil, dış mekanı tasarlamamız gerekiyor. İnsanların hayatı artık iç mekanda geçmiyor, hepimiz bahçede vakit geçirmeyi seviyoruz. Ama öyle olmuyor. Ne kadar çok oda ne kadar çok giyinme alanı ne kadar çok yaşam alanı o kadar iyi gözüyle bakılıyor. Mevcut öğrenilmişlikten dolayı genelde, o bölgelerde bile bize bu taleple geliyorlar. Bunu kırmak gerçekten çok kolay değil. Oturmuş tipolojiler ve büyük yatırımlarda bunu değiştirmek çok zor. Ama tüm bunlara rağmen biz yine de günün sonunda hep niteliği önemsiyoruz. Yaptığımız işlerde; kendimize ait bir özgünlük, bir dokunuş, bir kalite, bir bakış getirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<h3>“Proje anlamında tekil ve küçük yapıları daha çok seviyorum”</h3>
<p>Macit ve Aksoy, şimdiye kadar yaptıkları projeler içerisinde kendilerini temsil eden ve en sevdikleri yapılara ilişkin olarak da şunları söylediler:</p>
<p>Ayşin Sevgi Karakurt Macit: “Ben tarz olarak, çok büyük proje insanı değilim. Büyük bir yapının içinde kaybolmayı değil, küçük bir yapıyı sürekli evirip çevirmeyi seven bir tarzım var. Baştan beri hep kontrol edebileceğim bir ofisimin olmasını istedim. Çünkü hayattan öyle zevk alabiliyorum. Günün sonunda belki çok öyle olmadı ama proje anlamında tekil ve küçük yapıları daha çok seviyorum. Pekintaş Group Genel Merkez binası, severek yaptığım bir yapıydı ve hala çok beğeniyorum.”</p>
<h3>“Benim ilk göz ağrım Anayasa Mahkemesi binasıdır”</h3>
<p>Gökhan Aksoy: “Benim ilk göz ağrım Anayasa Mahkemesi binasıdır. Bu aynı zamanda yaptığım ilk iştir. Bu nedenle de benim için özel bir binadır. Yine Moment Beştepe Projesi ve Elit Manzara Beytepe Projesi de yaptığım çok özel işlerimin arasında yer alıyor. Özellikle Elit Manzara Beytepe Projesi tam da hayal ettiğim gibi oldu. Orada komşuluk ilişkisi ile başlayıp, dostluğa dönüşen bir yaşam oluştu. Orası sürekli yaşayan bir alan ve ben de halen orada oturuyorum.</p>
<p>Bununla birlikte bizim ortak olarak yaptığımız ve bizi iyi hissettiren proje ise, Bodrum’daki ilk işimiz olan Adres Yalıkavak Projesi’dir. Beraber ürettiğimiz ilk proje ve o dönem o bölgede ses getiren bir proje oldu.”</p>
<p>Söyleşide deprem bölgesindeki hızlı konut yapımı ile ilgili düşüncelerini de dile getiren Ayşin Sevgi Karakurt Macit ve Gökhan Aksoy; yapıların sıfırdan üretilmesinin, aynı zamanda yeni bir şeyler üretmek adına da bir fırsat olduğunu ancak, bölgede yapılacak tüm işlerin çok boyutlu bir planlama ile yürütülmesi gerektiğine dikkat çektiler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/konut-projelerinde-isveren-guvenli-tarafi-tercih-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimarlığın iş yapış şekli değişiyor ve dönüşüyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/mimarligin-is-yapis-sekli-degisiyor-ve-donusuyor/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/mimarligin-is-yapis-sekli-degisiyor-ve-donusuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 10:10:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[Kerem Piker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=333457</guid>

					<description><![CDATA[‘Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor’un konuğu Kerem Piker: “Bugün bir dönüşüm içerisindeyiz, mesleğin yapılma şekli de dönüşüyor”]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>‘<a href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/cengiz-bektas-mimarlik-cizim-yapmaktan-ibaret-degildir-332999/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor</strong></a>’ programı kapsamında Prof. Dr. Celal Abdi Güzer’in, alanında öne çıkan isimlerle yaptığı söyleşiler, mimarlığı anlama ve dünyada ses getiren mimarları yakından tanıma imkanı sağlamaya devam ediyor. Programın Haziran ayı söyleşisinin konuğu, ödüllü mimar Kerem Piker, İTÜ ve TU Delft’te aldığı mimarlık eğitiminin ardından mimarlık pratiğindeki deneyimlerini şöyle aktardı:</p>
<p>“EAA-Emre Arolat Architects’te geçirdiğim 6 yıl çok uzun bir süre gibi görünmese bile bizim içerisinde bulunduğumuz dönem Türkiye’de pek çok projenin yapılabildiği, çok farklı ölçeklerin deneyimlendiği ve ofislerin büyüme süreçlerini yaşadığı, ivmelenmiş bir dönemdi.</p>
<p>EAA’dan ayrıldıktan sonra kurduğum ofis ‘kpm Kerem Piker Mimarlık’ta uğraştığımız ölçekler farklı ama temelde dertler aslında aynı. Yani bir yerle bir durumla yüzleşme çabası; orayı anlamak, orası için en uygun, bugünün koşulları içerisinde inşa edilebilecek bir tasarımın doğru sorularak kurgulanmasıdır.”</p>
<h3>“Salt inşa etme üzerine değil, mimarlıkla farklı yönlerden uğraşıyoruz”</h3>
<p>Prof. Dr. Celal Abdi Güzer’in, “Birden fazla ilginç tarafın var, ödüller vs. nitelikli mimarlık tarafını temsil ediyorsun ama bir de hem özellikle genç mimarları, öğrencileri ilgilendiren hem de uluslararası ortamda Türkiye’yi temsil eden bir Vardiya çıkarması yaptığını görüyoruz” şeklindeki sözleri üzerine Kerem Piker, Venedik Bienali 16. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu küratörlüğü ve Vardiya projesi ile ilgili şunları söyledi:</p>
<p>“Bizim etkinliğimiz salt inşa etme üzerine kurulu bir etkinlik değil, mimarlıkla farklı yönlerden uğraşıyoruz. Bienaller de bunun bir parçası olmaya başladı yavaş yavaş. Bildiğimiz anlamdaki sergileme, temsil kültürüne farklı bir bakış olduğu ve esas olarak yenilikçi tarafının bu olduğu noktasında beklediğimiz türden eleştiriler aldık.”</p>
<h3>“Ülkemizi nesnelerle değil bireylerle ve kurduğumuz ortamla temsil ettik”</h3>
<p>Vardiya’nın bilindik mimarlık sergilerinden farklı bir temsil olduğunu vurgulayan Kerem Piker, “Bizim derdimiz en başından itibaren Venedik’e bir başka mimarlık sergisi daha götürmek değildi. Serbest mekân konusundan da hareketle hem bienal fikrinin kendisine bir eleştiride bulunmak hem bunu bir fırsata çevirmek hem de yeni bir tartışma açmak istedik.</p>
<p>Çok önemli bir şey yapmaya çalıştık aslında. Bu ülkeyi mimarlık ortamında temsil etmeyi, nesnelerle değil bu sefer bireylerle ve kurduğumuz ortamla gerçekleştirdi. Sadece Türk öğrencileri götürmedik biz oraya. Aslında orayı bir buluşma noktasına çevirip orada bir tartışma üretmek için bir zemin hazırladık” diye konuştu.</p>
<h3>“Bugün bir dönüşüm içerisindeyiz, mesleğin yapılma şekli de dönüşüyor”</h3>
<p>Türkiye’de ve dünyada bugünün mimarlık ortamını değerlendiren Kerem Piker, şöyle devam etti: “Bugün bir dönüşümün içerisindeyiz. Bildiğimiz, tanıdığımız anlamda mesleğin yapılma şekli de dönüşüyor. Dünya nasılsa Türkiye de öyle, hiçbir zaman o kadar kopuk olmadı.</p>
<h3>Bildiğimiz anlamdaki büro yapısı değişecek</h3>
<p>Daha önce bu kadar tecrübe etmediğimiz kadar mimara olan güvensizliğin, mimarla iş birliği yaparken aslında mimarı saf dışı bırakan bir şeyin içerisindeyiz&#8230; Mimarların pratiğini yapamama noktasında yaşadıkları, ekonomiyle bir şekilde ilişkilendirilen ama temelinde ekonomik bir sebebin yatmadığı bir yeni yapı. Mimarların yeni birtakım iş birliklerine, yapılara girmesi gerekecek.”</p>
<h3>“Mimarlık arşivinin oluşturulması çok önemli”</h3>
<p>Mimarlık ortamındaki etkileşimin arttırılması yönündeki gelişmeleri değerlendiren Piker, “Mimarlıkla ilgili konuşuyoruz fakat bu işin bir arşivinin oluşturulması, kaydının tutulması, yazılması, çizilmesi hep eksik kalıyordu. Bunun yollarının, kanallarının biraz daha genişletilmesi, açılması bile bize çok fazla hareket imkânı sağlayacak.</p>
<p>Vardiya’da biz bunu gördük aslında. Dünyayla ilişki kurmak çok kolay ama bir vesileye ihtiyacınız var. Bienal öyle bir vesileydi. ‘Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor’ da bence öyle bir vesile. Tüm bunların kaydının tutulması benim için çok önemli” şeklinde konuştu.</p>
<h3>“Projelerinin biçimlenişinin arkasında çok pragmatik sebepler var”</h3>
<p>Kerem Piker, Midyat’ta tasarladığı eğitim yapısındaki farklılık ve Kemerburgaz’daki okul projesiyle ilgili şunları söyledi: “Aslında yerden ziyade biraz durumu anlamak; yani o gün, o zaman, o koşullardaki yaşantı ve bütün o diğer şeylerle ilişki kurma meselesidir bence önemli olan. Mardin, Midyat gibi kuvvetli bir yere gittiğiniz zaman buna gözlerinizi kapamak çok zor. Bütün bu projelerin biçimlenişinin arkasında çok pragmatik sebepler var.</p>
<p>Kemerburgaz’daki okulun arsası o kadar zor bir arsaydı ki, orada bahçe yapmanın tek yolu aslında binayı yukarı kaldırmaktı. Onu öyle yorumladığımız anda bu artık işveren için de anlamlı bir konuşma haline geliyor. Dil kendiliğinden belirlenmiş oluyor.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/mimarligin-is-yapis-sekli-degisiyor-ve-donusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalebodur’la mimarlar MIPIM 2016’da konuşuyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/kalebodur-la-mimarlar-mipim-2016-da-konusuyor-11863/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/kalebodur-la-mimarlar-mipim-2016-da-konusuyor-11863/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Mar 2016 12:34:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Celal Abdi Güzer]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[MIPIM 2016 Fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’deki Mega Projelere Mimari Bakış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaknews.com.tr/haberler/kalebodur-la-mimarlar-mipim-2016-da-konusuyor-11863/</guid>

					<description><![CDATA[MIPIM 2016 Fuarı’nda, ‘Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor’ toplantı dizisi dahilinde &#39;Türkiye’deki Mega Projelere Mimari Bakış&#39; başlıklı son panel gerçekleşti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="line-height:1.6em">Fransa&rsquo;nın Cannes kentinde d&uuml;zenlenen MIPIM 2016 Fuarı&rsquo;nda, mimar, sosyolog, yazar, gazeteci ve d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler ile bir araya gelerek toplumu ve mimarlığı yakından ilgilendiren konularda tartışma platformu oluşturmayı hedefleyen Kalebodur&rsquo;un d&uuml;zenlediği &lsquo;Kalebodur&rsquo;la Mimarlar Konuşuyor&rsquo; toplantı dizisi dahilinde &lsquo;T&uuml;rkiye&rsquo;deki Mega Projelere Mimari Bakış&rsquo; başlıklı son paneli ger&ccedil;ekleşti. Panelde, uluslararası kentleşme ve mega projelerin ele alındı, mega projelerin kentlerin dokusuna uygunluğunun &ouml;nemi vurgulandı. &lsquo;T&uuml;rkiye&rsquo;deki Mega Projelere Mimari Bakış&rsquo; başlıklı panelde konuşmacı olarak, T&uuml;rk mimarlar Prof. Dr. Celal Abdi G&uuml;zer, Murat Tabanlıoğlu, Enis &Ouml;nc&uuml;oğlu ve Murat Kader yer aldı. &Ouml;zellikle İstanbul&rsquo;un son 10 yıldır yeni havaalanı, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; k&ouml;pr&uuml; gibi mega projelerle g&uuml;ndeme geldiğine dikkat &ccedil;ekerek mega kavramının ne olduğunu ve bunun mimarlıkta nasıl algılandığının tartışılmasını isteyen gazeteci C&uuml;neyt &Ouml;zdemir paneli y&ouml;netti.</span></p>
<p><span style="line-height:1.6em"><img decoding="async" alt="" src="/cms_emlaknews/upload/images/Basliksiz-2(322).jpg" style="height:325px; width:600px" /></span></p>
<h2>G&ouml;&ccedil;ebe yeni d&uuml;nya</h2>
<p>D&uuml;nyanın farklı &uuml;lkelerinde geniş bir yelpazede değerlendirilen mega kavramının daha b&uuml;y&uuml;k, daha y&uuml;ksek ve daha geniş olarak algılandığından bahseden ODT&Uuml; Mimarlık Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Celal Abdi G&uuml;zer, yeni d&uuml;nyaya &lsquo;g&ouml;&ccedil;ebe&rsquo; yakıştırmasını yaptı. G&uuml;ndemdeki g&ouml;&ccedil; olgusu nedeniyle hızlanan inşa s&uuml;recine değinen G&uuml;zer, nuf&uuml;s baskısıyla da mimarinin daha b&uuml;y&uuml;k, daha uzun ve daha geniş yerleşim yerlerine odaklandığını s&ouml;yledi. T&uuml;rkiye i&ccedil;in asıl konuşulması gereken konunun sağlıklı bir kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m olduğunu vurgulayan G&uuml;zer, mega projelerin de sorgulanması gerektiğine dikkat &ccedil;ekti. Mega projelerinin en dikkat &ccedil;ekici y&ouml;n&uuml;n&uuml;n maliyet olduğunu belirten &Ouml;nc&uuml;oğlu + ACP Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Enis &Ouml;nc&uuml;oğlu, mega projelerde beklenenin &ccedil;ok &uuml;st&uuml;nde maliyet g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve normal projeler ile arasındaki temel farkın mega projelerde standart kuralların uygulanamaması olduğunu s&ouml;yledi.&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" alt="" src="/cms_emlaknews/upload/images/7(21).jpg" style="height:325px; width:600px" /></p>
<h2>250 metreye 250 milyon dolar ise 69 metreye 69 milyon dolar olsun</h2>
<p>C&uuml;neyt &Ouml;zdemir&rsquo;in projelerin detaylı b&uuml;t&ccedil;elendirilmesinin ve amacının neden tanımlanmadığı ile ilgili sorusuna, Tabanlıoğlu Mimarlık ortağı Murat Tabanlıoğlu, cevap olarak, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile ilgili bir anısını paylaştı. Tabanlıoğlu, d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k yapısı olması istenen Kazak Piramiti&rsquo;nin 250 metre olması gerektiğini ve maliyetinin 250 milyon dolar olacağının belirlendiğini fakat fiyatı duyan Nazarbayev&rsquo;in &rsquo;69 milyon dolara 69 metre inşa edin&rsquo; cevabını verdiğini s&ouml;yledi. Aynı soruya iki design group ortağı Murat Kader ise m&uuml;hendislik ya da mimari projelerin genel g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; m&uuml;şteriye sunabilmek amacıyla y&uuml;r&uuml;t&uuml;len safhaya &lsquo;Şematik Dizayn Safhası&rsquo; denildiğini anlatarak cevap verdi. Şematik dizaynların detaylı olmadığını, eğer yeni bir bilgi edinilirse projelerin değişebileceğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/kalebodur-la-mimarlar-mipim-2016-da-konusuyor-11863/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
