<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işsizlik &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<atom:link href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/tag/issizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<description>Emlak Haberleri ile Sektörün Nabzı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Oct 2021 10:07:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>

<image>
	<url>https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/cropped-emlaknews-kare.png</url>
	<title>işsizlik &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İşsizlik insanların umudunu ve özgüvenini yokediyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/issizlik-insanlarin-umudunu-ve-ozguvenini-yokediyor/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/issizlik-insanlarin-umudunu-ve-ozguvenini-yokediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Oct 2021 10:07:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Semra Kardeşoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?p=370389</guid>

					<description><![CDATA[İşsizlik Türkiye'de artık sosyal patlamaya giden en büyük sorunların başında geliyor. Sosyolog Esra Kaya Erdoğan, doktora tezi olarak onları, üniversite mezunu işsizleri konu edindi. Tez, Bayağı Kalabalığız /Üniversiteli İşsizliği isimli kitapta yayımlandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doktora tezinde üniversiteli işsizleri konu edinen Sosyolog Esra Erdoğan şöyle diyor: İyi okullara gider, dil öğrenir ve uygun becerilere sahip olursam iş bulurum inancı vardı. Üniversite mezununun önünde basamaklar vardı. Bu basamaklar tırmanılırdı. Şimdi önlerinde bir basamak bile yok. Derin boşluk ve belirsizlik var.</p>
<div id="attachment_370391" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-370391" class="wp-image-370391 size-full" src="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/SemraKardesoglu-Esra-Kaya-Erdogan.jpg" alt="" width="700" height="420" srcset="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/SemraKardesoglu-Esra-Kaya-Erdogan.jpg 700w, https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/SemraKardesoglu-Esra-Kaya-Erdogan-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-370391" class="wp-caption-text">Sosyolog Esra Erdoğan’ın (sağda) tezi ‘Bayağı kalabalığız’ adıyla kitaplaştırıldı.</p></div>
<p>&#8220;30 yere başvuruyorum, iki üç tanesi dönüyor. İş başvuru sitelerinde kaç başvuru yaptığınızı görüyorsunuz. Baktım bin 500 civarı başvuru yapmışım. (Kerim)&#8221;</p>
<p>&#8220;Artık bir yerden sonra, o hayal kırıklığını yaşamamak için, işe başvurmamaya başladım. Nasıl bir hayal kırıklığı, kendini değersiz hissediyorsun haliyle. Her ret böyle bir his verir insana. Artık daha fazla yaralanmamak için içine kapanırsın. (Hakan)&#8221;</p>
<p>&#8230; Hakan, Kerim, Gamze, Emine, hepsi 20’li 30’lu yaşlarında. Üniversite okumuşlar; üretmek, yaratmak, hayatlarını sürdürmek için para kazanmak istiyorlar. Yeni şeyler öğrenmek istiyorlar. Onlar Türkiye’de resmi kayıtlara göre 1 milyona yakın üniversite mezunu genç işsizden birkaçı. 1 buçuk milyona yakını ise iş aramaktan vazgeçmiş.</p>
<p>Sosyolog Esra Kaya Erdoğan, doktora tezi olarak onları, üniversite mezunu işsizleri konu edindi. Tez, Bayağı Kalabalığız /Üniversiteli İşsizliği isimli kitapta yayımlandı.</p>
<p>Bağımsız araştırmacı olarak çalışmasını sürdüren Erdoğan’la üniversiteli genç işsizlere ilişkin konuştuk.</p>
<h3>Bu dönemin mezunu bir işe bile başvuramadı</h3>
<p><strong>Saha çalışmasını yaptığınız dönem sonrası Covid-19 süreci yaşandı. O dönemden bu yana işsizler açısından nasıl bir farklılık var?</strong></p>
<p>2020 yılı Haziran ayında üniversiteden mezun olan genç bugüne dek iş başvurusunda dahi bulunamadı. Sadece bizde değil dünyada da bir toplumsal kriz yaşandı. Beş sene öncesine göre bugün işsizlik kaygısı lise düzeyine düşmüş durumda. Türkiye’de işsizlik kaygısı üniversite son sınıfta yaşanırdı. Kaygı ve korkunun düştüğünü görüyoruz. Çok gençlerin kuzenleri, anne ve babaları, ağabeyleri işsizler. Bu realite artık o kadar yayılmış ve kitleselleşmiş ki kaygı genç yaşlara düşüyor. Bir araştırmaya göre bu nedenle psikolojik tedavi gören liseliler var.</p>
<p>Seçilen bölüm üzerinden istihdam edilebilirlik hesabı yaparak üniversitede bölüm seçiliyor. Bu geçmişte de vardı. Ama şimdi okul bitmeden bu hesap tutmuyor, değişiyor. İş piyasası o kadar hızlı dönüşüyor ki. Hesaplama beraberinde bir iş imkanı getirmiyor.</p>
<h3>En yoksullar liseyi bile okuyamıyor</h3>
<p><strong>Kitabınızda işsizliğin daha çok orta kesim çocuklarının sorunu olduğu yönünde bir görüş var. Ne demek isteniyor burada? En alt gelir grubunda işsizlik sorunu az mı?</strong></p>
<p>Bu durum diplomalı işsizlerle ilgili bir mesele. Diploma almak halen sınıfsal bir durum çünkü. Ekonomik durumu kötü olan ailelerin çocuklarının önemli bölümü üniversite okuyamıyor ki. Ailesinin geçimine katkıda bulunmak için liseyi bile bitirmeden iş hayatına atılıyor. En yukarıdakiler ve ortanın üstü için de büyük bir sorun değil. Onların çocukları zaten yurt dışına gidiyor. Üniversiteyi orada okuyor hatta liseye kadar indi yurtdışında eğitim. Dolayısıyla bir işsizlik sorunu yaşamıyor. Üniversiteli işsiz, diplomalı işsiz denildiğinde en çok orta katmanlardan gelen bu gençler anımsanıyor. Yoksa en yoksul bu sorunu yaşamıyor anlamına gelmiyor.</p>
<p><strong>Bugün kentli, profesyonel meslek sahibi ve büyük bölümü tek (belki iki) çocuğu olan ebeveynler son 20-25 yılda en büyük harcama kalemini eğitime ayırdı. Bu ebeveynler daha büyük bir yıkım mı yaşıyor?</strong></p>
<p>Büyük bir hayal kırıklığı yaşanıyor elbette. Eğitimin bu kadar finansallaştığı bir ortamda orta sınıfın eğitim yatırımı ailenin kendi kaynaklarıyla oluyor. Neredeyse anaokulundan başlayarak ortalama 17 yıl çocuğa akıtıyor. Üniversite mezunu olan ve bugün 40’lı 50’li yaşlarını süren bir ebeveynin yetiştiği dönem meritokrasinin ve kısmen refah toplumunun olduğu bir dönem. O dönemde işsizlik yok mu? Var ama bu kadar uzun sürmüyor, bu kadar yaygın değil. İyi okullara gider, yabancı diller öğrenir ve piyasanın beklentilerine uygun becerilere sahip olursa iş bulur inancı vardı. Basamaklar vardı. Bu basamaklar tırmanılır, bir şirkete girilir, orada tırnak içinde kariyer planlaması yapılırdı. O basamaklar şimdi yok. Onun yerine büyük bir boşluk ve belirsizlik var. Hem aile hem de diplomalı işsiz için büyük bir hayal kırıklığı bu.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-370392" src="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/iskur-issiz.jpg" alt="" width="700" height="420" srcset="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/iskur-issiz.jpg 700w, https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/10/iskur-issiz-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h3>Gelen her ret dayanma gücünü azaltıyor</h3>
<p><strong>TÜİK verilerinde ‘iş aramaktan vazgeçenler’in sayısı da veriliyor. Kim onlar? Neden vazgeçiyorlar? Gözlemleme fırsatınız oldu mu?</strong></p>
<p>Arama sürecinin başında iş bulabileceğini inanıyor. İşsizlik süreci uzadıkça umutsuzluk ve yılgınlık artıyor. İş aramanın kendisi zaten bir iş. CV’ler hazırlanıyor. Başvuru yapılıyor. Çağıracaklar mı diye sürekli nöbet halinde bekleniyor. Sürekli telefon ve mail kontrol ediliyor. Üstelik iş görüşmesine gitmek bile maliyetli bir şey. Sonra ne önerilecek, kabul edilecek miyim? Sonra ‘biz size döneriz’ klişesi. Çok gergin bir süreç. Bu tekrar ediyor defalarca. Dayanma gücü azalıyor her ret yanıtında. Bir süre sonra başvuru bile yapmak istemiyorlar.</p>
<p>Dar gelirli aile çocukları için durum daha da farklı. Zincir mağazalarda çalışanlar bugün genel olarak dar gelirli ailelerin çocukları. Aralarında ön lisans mezunu olanların sayısı yüksek. Lisans mezunu olanlar da çok. Peki şimdi bu çocukların işleri var mı gerçekten? Onların uzun süre iş arama imkanı bile yok.</p>
<p><strong>İşsiz gencin çevresinde ailesinin, arkadaşlarının olması kurtarıcı mı?</strong></p>
<p>İşsizlik tekil yaşanan bir şey, yalnız yaşanıyor. Milyonlarca işsiz olsa da. Çünkü bir aidiyet yok. İşsizler diye bir topluluk yok. Sizin gibi işsiz arkadaşlarınız olabilir ama bir topluluğun parçası değilsiniz. Eğitim bir yatırım gibi görüldüğü sürece, beşeri sermaye yorumları üzerinden kurduğunuz sürece, iyi eğitim almış ve kariyer planını iyi yapmış olmak kişisel başarınız olarak görülüyorsa, işsiz kalmanız da kişisel becerisizliğiniz haline getiriliyor. İşsiz kendini suçluyor. Türkiye’nin yanlış politikalarının elbette farkında. Ama bir noktada yalnız kaldığında suçlama kendine dönüyor.</p>
<p><strong>Peki üniversiteli işsizlerin artması eğitimli olmayı değersizleştiriyor mu? Bilgiye, bilime verilen kıymet daha da azalıyor mu?</strong></p>
<p>Şöyle bir durum var yaygınlaşan. Bugün 20’li yaşlarda olanlarda ‘Okusam da işsiz kalacağım’ düşüncesi yaygın. Yine de diploma bir istikamet. Hatta bir değil birkaç. Açık üniversitelerden ikinci diploma. İktidar bunu da değersizleştiriyor. Diploma sayısı arttıkça değeri düşen bir şey oluyor.</p>
<h3>‘Sana üniversite yaptım gerisi senin sorunun’</h3>
<p><strong>Böyle bir noktada ‘çok sayıda üniversitemiz oldu’ demek övünülmesi gereken bir şey mi?</strong></p>
<p>Hayır üniversite sayısının artması diplomalı işsizliği öteliyor. Bu yapılmasaydı zaten çok yüksek olan lise mezunu işsizlerin sayısı, oranı çok daha fazla yükselecekti. Diplomalı işsiz yığılması bu şekilde ötelendi. Bugün 8 milyon üniversite öğrencisi var. Bu çok yüksek bir rakam. Plansız açılan bölümler artırılan kontenjanlar. Kentin alt yapısı uygun mu? Bunlar hesaplanmıyor. Bir tek görebildiğim kız öğrenciler açısından olumlu yanları olabiliyor taşrada. Onun okula gitmesinin başka yolu yok çünkü.</p>
<p>Bir de sorumluluğu gence yüklemek oluyor bu durum. Ben sana okul yaptım, iş bulmamak senin sorunun gibi. O zaman bu da gençlerin sorunu değil ki plansızlığın bir sonucu. İşsizliği bir sosyal politika olarak görmezseniz, &#8220;sana üniversite yapıldı git oku, sonrası senin sorunun&#8221; diye bakılırsa olmaz. İntihar edenlerin ardından bile “Onlar zaten problemli, psikolojik sorunları vardı. İnançları yoktu” gibi değerlendirmeler yapıldı. Bir kamu yöneticisi bunu dediği noktada işsizlik intiharlarını böyle değerlendirdiği noktada siyasal ve yönetsel bir sorun vardır.</p>
<p><strong>Dünyada yaşanan işsizlik ile bizdekinin ayırt edici yanı ne?</strong></p>
<p>Güney Avrupa ülkelerinde de kısmen vardır bu; İşsiz gence sağlanacak sosyal desteğin yerini aileler sağlıyor. Bu durumun iki tarafı da olumsuz yönde etkileyen kısımları var. Gencin kendini daha suçlu sorumlu görmesi gibi. Farklı olarak nepotizmin, kayırmacılığın yaygınlığı var. Kayırmacılıkla işe alınılması ciddi bir huzursuzluk kaynağı. Gençler de bunun farkında. Bu ilk etapta siyasal iktidarın en yakını olmak değil daha da ilerlemiş durumda. Ama, iş o kadar değerli ve az ki bir partiye yakın olmanız yetmez orada karar mekanizmasına yakın noktada olmalısınız. Sadece bunu siyasal bağlar içinde düşünmeyin. Sadece kamuda böyle değil. Bir işyerinde ilan verilecek. İlan çıkmadan oradakilerin yakınları arasında paylaşılıyor. Bu çalışan arayan açısından da karlı değil mi? İnsan kaynakları çalışanı düşünün, 10 bin başvuru oluyor bir işe. Ben de araştırma sırasında iş sitelerine başvurdum ve gördüm. 5 günde 10 bin kişi başvurmuş, siz görüyorsunuz bunu. İş ağlarında iş bulmakta da bir eşitsizlik var. Siz alt gelir grubu bir aileden geliyorsanız iş bulma şansınız çok azalıyor. Seçkin bir üniversiteden mezunsanız arkadaşlarınız var. Akrabalarınız bir yerde müdür. Yani o ağın içindesiniz.</p>
<p><strong>Bu kayırmacılık geçmişte de yok muydu? Farkı, çok uluorta yaşanması mı acaba?</strong></p>
<p>Evet vardı. Ama şu vardı eskiden. Eğer bir ‘DAYIN’ varsa hızlı yükselirsin. ‘Dayın’ yoksa hızlı yükselemezsin, işe tepeden başlamazsın ama yine de bir iş bulabilirsin. Şimdi bu yok. Bundan 30 yıl önce İstanbul Üniversitesi’nden mezun olan biri için de işsizlik sorunu vardı. Ama bu kadar uzun yaşanmıyordu, yaygın değildi. Bir de bu ‘Dayı’ meselesi eskiden el altından yapılırdı. Şimdi her şey gözümüzün önünde oluyor.</p>
<p><strong>Artık ‘Çoban Sülü’lerin Çankaya’ya çıkma olasılığı bitti mi?</strong></p>
<p>Elbette şimdi de mümkün. Çoban Sülüler Türkiye birincisi oluyor üniversite sınavında. Ama bunlar tekil başarılar. Mevcudu bunlar üzerinden konuşamıyız. Bu örnekler tehlikeli üstelik. Çok başarılı olan öğrenciyi örnek göstermek de çok yanlış. 20 yıl öncesine dek çocuklar ebeveynlerine göre yukarı doğru tırmanma gibi bir hareketlilik halindeydi. Şimdi işsizlik artık etkilemediği kesimleri etkiliyor. Kentli, orta gelirli, eğitimli, alt gelir ama sabit gelirli ailelerin çocuklarını da etkiliyor.</p>
<p><strong>İşsizler iş beğenmiyor diyenler var. Bu iddia doğru mu?</strong></p>
<p>İş beğenmiyor olabilir. Bir sorun değil ki bu. Bir vaat bir beklenti var üniversite mezununda. Gençlerden biri “Hem muhasebe, hem ofis temizliği yapacağım, hem çay getireceğim, şık giyinip güler yüzlü olacağım ve bana asgari ücret verecek, durum bu diye&#8221; anlattı. Neden kabul etsin? Plansızlık neden onların suçu olsun?</p>
<p><strong>Onlar ‘İşsizler ordusu’ diye anılıyor. Kitabınızın adı da ‘Bayağı Kalabalığız’. Bu kalabalık hali nasıl etkiliyor işsizleri?</strong></p>
<p>İşsizliğin yarattığı bir tahribat var. Öz saygının yitimi, kendini sorgulama, kendini ve seçimlerini sorgulama var. İş aramak görüşmeler vs. Her aldığınız ret, bunu bırakın bir görüşmeye bile çağrılmamak onlar çok ağır geliyor. Bu uzadıkça yıkıcı oluyor.</p>
<h3>Türkiye&#8217;deki dört işsizden biri üniversite mezunu</h3>
<p>• Avrupa’da nüfusa göre en çok üniversite öğrencisinin olduğu ülke,</p>
<p>• 8 milyon 241 bin üniversite öğrencisinin olduğu ülke. Her bin kişiden 95&#8217;inin üniversite öğrencisi olduğu ülke,</p>
<p>• Eğitim seviyesi arttıkça işsizlik oranının yükseldiği tek Avrupa ülkesi. Her 4 işsizden birinin üniversite mezunu olduğu ülke</p>
<p>• İşsizliğin yükseköğretimde, ilköğretimden fazla olduğu tek ülke.</p>
<p><strong>Semra Kardeşoğlu-Birgün</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/issizlik-insanlarin-umudunu-ve-ozguvenini-yokediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2.5 milyon istihdamın maliyeti 40 milyar TL</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/2-5-milyon-istihdamin-maliyeti-40-milyar-tl/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/2-5-milyon-istihdamin-maliyeti-40-milyar-tl/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2019 09:12:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal güvenlik kapsamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=331931</guid>

					<description><![CDATA[81 ilde 2.5 milyon işsizin sosyal güvenlik kapsamına alınmasının maliyeti 40 milyar TL’yi bulacak. İlave maliyet İşsizlik Fonu’ndan karşılanacak.

]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstihdam seferberliği kapsamında 81 ilden oda ve borsaların taahhüdü ile 2.5 milyon işsizin sosyal güvenlik kapsamına alınmasının maliyeti 40 milyar TL’yi bulacak. İlave maliyet İşsizlik Fonu’ndan karşılanacak. 2.5 milyon istihdam, işsizlik rakamının yaklaşık üçte iki oranında gerilemesi anlamına geliyor.</p>
<p>TÜİK’in yaptığı açıklamaya göre geçen yıl yüzde 11 oranında gerçekleşen işsizlikle mücadele için sosyal politikalara hız verildi. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un geçen hafta açıkladığı İstihdam Seferberliği kapsamındaki 2019 istihdam teşvikleri kapsamında 2.5 milyon işsizin sosyal güvenlik kapsamına alınması hedefleniyor.</p>
<p>KPMG Türkiye Sosyal Hizmetleri Direktörü İsmail Sevinç, TÜİK verilerine göre 2018 yılı itibariyle kayıtlı 3.5 milyon işsiz bulunduğunu söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, istihdam seferberliği kapsamında 81 ilin oda ve borsa başkanlarıyla görüştüğünü, 2.5 milyon kişinin istihdam edileceği sözü aldığını belirten Sevinç, “2.5 milyon kişinin istihdamı çok yüksek bir hedef. Kayıtlı işsizlerin yüzde 71’inin istihdamı anlamına geliyor. Bu işsizlik oranında çok büyük bir gerileme sağlar” dedi.</p>
<p>İsmail Sevinç, hedeflenen 2.5 milyon istihdamın, Bakan Selçuk’un açıkladığı 2019 teşvik paketine göre 40 milyar TL’ye mal olacağını kaydetti. Sevinç, “Sosyal güvenlik bütçesine yapılacak bu aktarım İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanıyor. Zaten bu fon, bu gibi durumlarda istihdam için kullanılmak üzere var. Fonda şu anda 129 milyar TL kaynak bulunuyor. Bu kadar yüksek bir istihdamın için devletin üstleneceği maliyeti, fondan karşılamak mümkün” dedi.</p>
<p>Bakan Selçuk’un geçen hafta yaptığı açıklamaya göre 2019’da uygulamaya konan yeni teşvik kapsamında, her ilave istihdam için üç ay boyunca işverenin ödeyeceği ait prim ve vergilerin yanı sıra ücreti de devlet karşılayacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/2-5-milyon-istihdamin-maliyeti-40-milyar-tl/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüketici güveni Nisan&#8217;da arttı</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/tuketici-guveni-nisanda-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 11:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[güven endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=293849</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayı anket sonuçlarına göre, tüketici güven endeksi yüzde 5,1 artış kaydetti. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen anket sonuçlarından hesaplanan <strong>tüketici güven</strong> endeksi, nisanda geçen aya göre yüzde 5,1 artış kaydetti. Martta 67,8 olan <strong>endeks</strong> değeri, bu ay 71,3 oldu.</p>
<p>Hanenin maddi durum beklentisi endeksi de söz konusu dönemde, yüzde 3,4 artışla 90,7&#8217;ye yükseldi. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin oranının artmasından kaynaklandı.</p>
<h2>İşsiz sayısındaki beklenti</h2>
<p>Genel <strong>ekonomik</strong> durum beklentisi, bu dönemde yüzde 3,3 artarak 93,2&#8217;den, 96,2&#8217;ye çıktı. AA&#8217;nın haberine göre; söz konusu artış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin sayısının bir önceki aya göre arttığına işaret ediyor.</p>
<p><strong>İşsiz</strong> sayısı beklentisi endeksi de bu dönemde yüzde 3,7 yükselerek nisanda 73,1 oldu. Bu durum, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında düşüş bekleyenlerin artmasından kaynaklandı.</p>
<p>Tasarruf etme ihtimali endeksi yüzde 26,3 arttı. Martta 19,9 olan endeks, nisan ayında 25,1 değerine yükseldi. Bu artış, tüketicilerin gelecek 12 aylık dönemde <strong>tasarruf</strong> etme ihtimallerinin bir önceki aya göre arttığını gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşsizlik oranı yüzde 13&#8217;e yükseldi</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/issizlik-orani-yuzde-13e-yukseldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 13:35:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=293692</guid>

					<description><![CDATA[Aralık ayında yüzde 12.7 olarak açıklanan işsizlik rakamları bu yılın ilk ayında yüzde 13'e çıktı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)</strong> ocak ayına ait &#8216;<strong>İşgücü İstatistikleri</strong>&#8216;ni açıkladı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Ocak döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 695 bin kişi artarak 3 milyon 985 bin kişi oldu. <strong>İşsizlik</strong> oranı ise 1,9 puanlık artış ile <strong>yüzde 13</strong> seviyesinde gerçekleşti.<br />
Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 2,2 puanlık artış ile yüzde 15,2 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile yüzde 24,5 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 2 puanlık artış ile yüzde 13,3 olarak gerçekleşti.</p>
<h2>İstihdam oranı yüzde 44,8 oldu</h2>
<p><strong>İstihdam</strong> edilenlerin sayısı 2017 yılı Ocak döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 397 bin kişi artarak 26 milyon 672 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 44,8 oldu.<br />
Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 81 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 317 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 18,3’ü tarım, yüzde 19,8’i sanayi, yüzde 6,5’i inşaat, yüzde 55,4’ü ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı değişim göstermezken, sanayi sektörünün payı 0,4 puan,<strong> inşaat sektörünün</strong> payı 0,2 puan azaldı. Hizmet sektörünün payı ise 0,6 puan arttı.</p>
<h2>İş gücüne katılma oranı yüzde 51,5 olarak gerçekleşti</h2>
<p>İş gücü 2017 yılı Ocak döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 93 bin kişi artarak 30 milyon 658 bin kişi, iş gücüne katılma oranı ise 0,8 puan artarak yüzde 51,5 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde iş gücüne katılma oranı 0,7 puanlık artışla yüzde 71,5, kadınlarda ise 1 puanlık artışla yüzde 32 olarak gerçekleşti.</p>
<h2>Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 32,5 olarak gerçekleşti</h2>
<p>Ocak 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan artarak yüzde 32,5 olarak gerçekleşti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstihdam yükünü yine inşaat sırtlayacak</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istihdam-yukunu-yine-insaat-sirtlayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2016 12:52:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[iş imkanı]]></category>
		<category><![CDATA[işsizler ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=283843</guid>

					<description><![CDATA[2017'de 400 bin kişiye yeni istihdam sağlaması beklenen üç sekörden biri olan İnşaat’ın 300 bin yeni istihdam oluşturma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşsizlik oranı Ekim 2016 itibariyle yüzde 10,7 olarak hesaplandı. Buna göre Türkiye’de 3 milyon 127 bin işsiz var. Her yıl 800 bin kişiye iş sağlanmasına rağmen, işsizler ordusuna katılan kişi sayısının bundan daha fazla olması sorunu büyütüyor. Her yıl en az 1,5 milyon işsize iş imkanı yaratılması gereken Türkiye’de, ekonominin iyi gidip girmediğinin en önemli göstergelerinden biri olan işsizliğe çare yine inşaat sektöründe gibi görünüyor.</p>
<p>Posta’nın haberine göre, gelecek yıl yüzde 10 büyümeyi öngören sektörlerde yeni işe alımların artacağını hesaplıyor. Buna göre, inşaat 250-300 bin kişiyi işe almaya hazırlanırken, iç giyim sektörü 50 bin kişiye, gıda perakende sektörü ise 30-50 bin kişiye yeni iş imkanı sağlayacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
