<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İklim krizi &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<atom:link href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/tag/iklim-krizi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<description>Emlak Haberleri ile Sektörün Nabzı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Jul 2026 15:44:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>

<image>
	<url>https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/cropped-emlaknews-kare.png</url>
	<title>İklim krizi &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Beton şehirler alarm veriyor: Isı adası etkisi yaşamı tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/beton-sehirler-alarm-veriyor-isi-adasi-etkisi-yasami-tehdit-ediyor/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/beton-sehirler-alarm-veriyor-isi-adasi-etkisi-yasami-tehdit-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:44:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNE ÇIKANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[5 derece]]></category>
		<category><![CDATA[Altensis]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa sıcak hava dalgası]]></category>
		<category><![CDATA[Beton şehirlerin ısınması]]></category>
		<category><![CDATA[betonlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[çevre haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Emre Ilıcalı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji verimli binalar]]></category>
		<category><![CDATA[İklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim dirençli şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[İklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel ısı adası]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[şehir planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[şehirler neden ısınıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Silopi 50]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye sıcaklık rekoru]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil alan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?p=389813</guid>

					<description><![CDATA[Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, kentlerde hızla artan betonlaşmanın sıcaklıkları tehlikeli seviyelere taşıdığına dikkat çekerek, kentsel dönüşüm sürecinin iklim dirençli şehirler için kritik bir fırsat sunduğunu belirtti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa&#8217;da bu yaz yaşanan rekor sıcaklıklar, iklim değişikliğinin şehirler üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, &#8220;Sürdürülebilirlik Notları&#8221; yazı dizisinin bu haftaki bölümünde, şehirlerin neden çevresine göre daha sıcak hale geldiğini ve Türkiye&#8217;nin kentsel dönüşüm sürecinde karşı karşıya olduğu kritik tercihlere dikkat çekti.</p>
<h2>Aynı şehirde sıcaklık farkı 25 dereceyi bulabiliyor</h2>
<p>Dr. Ilıcalı&#8217;ya göre kentlerde hissedilen aşırı sıcaklığın temel nedenlerinden biri &#8220;kentsel ısı adası&#8221; etkisi. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve NASA verilerine göre, hava sıcaklığının 38 derece olduğu bir günde yeşil alanların yüzeyi yaklaşık 40 derece, toprağın 46 derece, betonun 58 derece, asfaltın ise 65 dereceye kadar çıkabiliyor.</p>
<p>Bu durum, beton ve asfaltın gün boyunca depoladığı ısıyı gece boyunca geri vermesi nedeniyle şehirlerin özellikle gece saatlerinde serinleyememesine yol açıyor.</p>
<h2>Avrupa&#8217;daki sıcak hava dalgası yeni iklim gerçeğini gösterdi</h2>
<p>Avrupa, modern ölçüm tarihinin en şiddetli sıcak hava dalgalarından birini yaşarken, Almanya&#8217;da sıcaklıklar 41 derecenin üzerine, Fransa&#8217;da ise tarihi rekor seviyelere ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü, sıcak hava dalgasının ilk günlerinde 1.300&#8217;den fazla kişinin sıcağa bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>
<p>Bilim insanları ise bu ölçekteki sıcaklıkların, insan kaynaklı sera gazı emisyonları olmadan yaşanmasının neredeyse mümkün olmadığını belirtiyor.</p>
<h2>Türkiye&#8217;de sıcaklık rekorları kırılıyor</h2>
<p>Türkiye de iklim değişikliğinin etkilerini daha sık yaşamaya başladı. 2025 yılında Şırnak&#8217;ın Silopi ilçesinde ölçülen 50,5 derece, Türkiye tarihinin en yüksek sıcaklığı olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılı, son 55 yılın en sıcak beşinci yılı olurken, ülke genelinde ortalama sıcaklık uzun yıllar ortalamasının 1,2 derece üzerine çıktı. Aynı yıl 1.000&#8217;den fazla aşırı hava olayı yaşanırken, kuraklık su kaynakları ve tarımsal üretim üzerinde ciddi baskı oluşturdu.</p>
<h2>İstanbul&#8217;da riski artıran unsur nem ve betonlaşma</h2>
<p>Dr. Ilıcalı, İstanbul&#8217;un sıcaklık açısından en kırılgan kentlerden biri olduğuna dikkat çekerek, yaz aylarında yüzde 70-80&#8217;e ulaşan nem oranının hissedilen sıcaklığı 40 derecenin üzerine taşıyabildiğini belirtti.</p>
<p>Yoğun yapılaşma ve azalan yeşil alanların da bu etkiyi güçlendirdiğini vurgulayan Ilıcalı, kentsel ısı adasının özellikle büyükşehirlerde yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade etti.</p>
<h2>Kentsel dönüşüm tarihi fırsat olabilir</h2>
<p>Türkiye&#8217;de önümüzdeki yıllarda milyonlarca konutun yenileneceğini hatırlatan Dr. Ilıcalı, bu sürecin yalnızca bina yenileme değil, aynı zamanda iklim dirençli şehirler oluşturma fırsatı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>İstanbul&#8217;da kişi başına düşen aktif yeşil alanın 6-7 metrekare seviyesinde olduğuna dikkat çeken Ilıcalı, Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün önerdiği 9 metrekarelik asgari seviyenin hâlâ yakalanamadığını belirtti.</p>
<h2>Çözüm yeşil altyapı ve doğru şehir planlaması</h2>
<p>Dr. Ilıcalı, çözümün yeni teknolojilerden çok doğru şehir planlamasında olduğunu vurguladı. Ağaçlandırmanın artırılması, geçirgen zeminlerin kullanılması, açık renkli yapı malzemelerinin tercih edilmesi ve enerji verimli binaların yaygınlaştırılmasının şehir sıcaklıklarını önemli ölçüde azaltabileceğini belirtti.</p>
<p>2023 yılında 806 şehri kapsayan uluslararası bir araştırmayı hatırlatan Ilıcalı, kentlerde ağaç örtüsünün artırılmasının yüzey sıcaklığını ortalama 1,5 derece düşürdüğünü, gölge ve buharlaşmanın etkisiyle hissedilen serinlemenin ise çok daha yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/beton-sehirler-alarm-veriyor-isi-adasi-etkisi-yasami-tehdit-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su ayak izi ve iklim krizi e-ticaret sektörünü dönüştürüyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/su-ayak-izi-ve-iklim-krizi-e-ticaret-sektorunu-donusturuyor/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/su-ayak-izi-ve-iklim-krizi-e-ticaret-sektorunu-donusturuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2022 10:49:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNE ÇIKANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[İklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Su ayak izi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?p=373191</guid>

					<description><![CDATA[Yükselen iklim krizinin beraberinde getirdiği su ayak izi sorununun getirdiği mecburiyet, e-ticaret sektörünü kökten dönüştürüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim krizi devletler kadar şirketlerin de odağında artık. Hem global şirketler hem de Türk sanayi devleri özellikle son iki yıldır karbon emisyonu azaltımı, su ayak izi ve sürdürülebilirlik hedeflerini içeren raporlar yayınlıyorlar. Dünyanın ortak hedefinin iklim krizine karşı mücadele etmek olduğunu ifade eden TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, sürdürülebilirlik mecburiyetinin e-ticaret sektörünü de kökten dönüştürdüğünü belirtti.</p>
<h2>Türkiye 2053&#8217;e kadar sıfır karbonu hedefliyor</h2>
<p>Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Glasgow’da 197 ülke Glasgow İklim Paktı’na imza atmıştı. Glasgow’da, küresel sıcaklık artışının hangi seviyede sınırlandırılacağı, fosil yakıtlar, iklim krizinden en kötü etkilenen ülkelerin kayıp ve hasarlarının tazmini gibi konular tartışmaların odak noktası olmuştu. Glasgow İklim Paktı sonucuna göre, 130 trilyon doları kontrol eden yaklaşık 450 finans kuruluşu, yenilenebilir enerji gibi temiz teknolojileri ve fosil yakıt endüstrileri dışındaki doğrudan finansmanı desteklemeyi taahhüt ettiler. Türkiye ise, 2053 yılına kadar net sıfır karbon olma hedefini açıkladı burada.</p>
<h2>“Herkes elini taşın altına koymalı”</h2>
<p>E-ticaret dahil her sektörün elini taşın altına koymak zorunda olduğunun tartışılmaz bir gerçek olduğuna vurgu yapan Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Global iklim kuruluşu Climate Action Tracker’ın yayınladığı rapora göre, dünya yüzyılın sonunda kadar 2.4 derecelik sıcaklık artışıyla karşı karşıya kalacak. Bu, dünyamız ve yaşam için çok kritik bir artış. Bu artışı yavaşlatmak için sürdürülebilir üretim, üretim ve tüketimde su ayak izinin azaltılması, karbon emisyon azaltımı, geri dönüşüm ve fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ilk başta yapılması gerekenler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<h3>“Akıllı ülkeler suyu korumak için sanal su ticareti yapıyor”</h3>
<p>Birçok tekstil markasının artık etiketlerine ‘geri dönüştürülebilir’ ibaresi koyduğuna işaret eden Çiğdemli, “Tüketici bu konuda daha duyarlı hale geldi. Duyarlı hale gelmek bir tercih değil aslında bir zorunluluk. Zira tek bir kot pantolonun üretimi için bile 10 bin litre su harcanıyor. Ya da bir otomobilin her 1 dolarlık parçasının üretimi için 80 litre, bir fincan kahve için 140 litre, bir kilo peynir için 5 bin litre, bir dilim ekmek için 40 litre su harcanıyor. Nasıl? Örneğin kahveden örnek verelim, bir fincan kahvenin içindeki kahve çekirdeklerinin ekilip biçilmesi, yetiştirilmesi, harmanı, toplanması, nakliyesi ve fabrikada işlenip önümüze gelene kadar yaklaşık 140 litre su harcanıyor. Mesela bazı akıllı ülkeler kendi su kaynaklarını korumak için, çok su harcayan gıda ve endüstriyel ürünleri kendisi üretmiyor artık, ithal ediyorlar. Buna &#8216;sanal su ticareti&#8217; deniyor literatürde. Her aldığımızın, her ürettiğimizin dünyaya yükünü de düşünmek zorunda olduğumuz bir çağdayız” diye konuştu.</p>
<h3>“Yakında su ayak izi etiketlerde yazacak”</h3>
<p>Üretim ve tüketimle direkt bağlantılı olan e-ticaretin de tüm bu dönüşüm sürecinden uzak düşünülemeyeceğine vurgu yapan Çiğdemli şunları aktardı: “Yakında üreticiler etiketlerde su ayak izini, geri dönüştürülür malzemeden üretilip üretilmediği, bağlı oldukları sürdürülebilir üretim ilkeleri gibi detayları da yazmak zorunda olacaklar. Çevreye son derece duyarlı olan Z kuşağı zaten bunu talep edecek. Dünyaya yükü daha az olan ürünleri satın almak istiyorlar çünkü. Öte yandan kargo ve kurye sektörü de bundan etkilenecek. E-ticarette elektrikli araçlarla teslimat yapan firmalar bir sıfır öne geçecek. Şimdi tekstilde susuz üretim teknolojilerinden bahsetmeye başladık. Bu tür teknolojiler hem sektörleri hem de e-ticareti dönüştürecek.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/su-ayak-izi-ve-iklim-krizi-e-ticaret-sektorunu-donusturuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi ve iklim krizi, konutların yönünü doğaya çevirdi</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/pandemi-ve-iklim-krizi-konutlarin-yonunu-dogaya-cevirdi/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/pandemi-ve-iklim-krizi-konutlarin-yonunu-dogaya-cevirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÖNE ÇIKANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[SEKTÖREL]]></category>
		<category><![CDATA[Geleceğin konutları]]></category>
		<category><![CDATA[İklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Konutların yönü]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?p=369834</guid>

					<description><![CDATA[Farklı yapı tipolojilerinde birçok projeye imza atan Mimar Onur Karadeniz, pandemi sonucunda değişen yaşam alışkanlıkları ve bunun mimari ve iç mimari tasarıma yansımasını analiz etti ve karşılaşacağımız yeni trendleri açıkladı.
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şehrin yoğun yaşamından dolayı eksikliğini hissetmediğimiz doğanın içinde var olma halinin ağır basmaya başladığı bu pandemi sürecinde mimari ve iç mimari tasarımlar da değişen yaşam alışkanlıkları ile beraber farklı yorumlar kazanmaya başladı. Birçok konut projesine imza atan Onur Karadeniz Architects Kurucusu Mimar Onur Karadeniz de pandemi sürecinin şehirleşme olgusu için bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor ve yaşanan değişimi analiz ediyor.</p>
<p>Farklı yapı tipolojilerinde birçok projeye imza atan Mimar Onur Karadeniz, pandemi sonucunda değişen yaşam alışkanlıkları ve bunun mimari ve iç mimari tasarıma yansımasını analiz etti ve karşılaşacağımız yeni trendleri açıkladı.</p>
<h3><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-369837" src="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/BukhariEvi13.jpg" alt="" width="700" height="420" srcset="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/BukhariEvi13.jpg 700w, https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/BukhariEvi13-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /> İklim krizi kalıcı olacak</h3>
<p>Şehir-kasaba arakesitinde yer alan yerleşimlere (Bodrum ve Urla gibi) olan ilginin artmaya başladığını belirten mimar, önümüzdeki beş yıl içerisinde iklim krizinin daha dramatik sonuçlarını göreceğimiz için bunun geçici bir trend olduğunu düşünmüyor. Bu trendi, geç kalınmış bir “suburbanization” olarak değerlendirmekte fayda olduğunu aktaran Onur Karadeniz, bu bağlamda bu trendin Bodrum, Urla ve diğer Ege-Akdeniz yazlık yerleşim alanlarının ne kadar plansız bir şekilde yapılaştığını görmemiz ve bu yerleşim yerlerini düzeltmek ve güzelleştirmek adına bir adım atabilmemiz için de vesile olacağı kanaatinde. Aile ile bir arada olmayı mümkün kılan müstakil evlere olan ilgi ise daha yavaş tüketim ve yaşama geçme isteğiyle orantılı olarak artıyor.</p>
<h3>Değişim tüm dünya için geçerli</h3>
<p>Türkiye’de aldığı eğitimin ardından çalışmalarına New York ve İstanbul’daki ofislerinde devam eden mimar, kişisel gözlemlerine dayanarak müstakil eve yerleşme eğiliminin sadece Türkiye’de değil dünyada da arttığını ifade ediyor. New York’ta çoğu kişi şehre yeniden yerleşirken bile Upstate, Brooklyn ve Jersey gibi şehrin etrafında konumlanan daha bol ağaçlı bölgeleri tercih ediyor.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-369835" src="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/BukhariEvi11.jpg" alt="" width="700" height="420" srcset="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/BukhariEvi11.jpg 700w, https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/BukhariEvi11-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h3>Pandemi ve iklim krizi birlikte değerlendiriliyor</h3>
<p>Pandemiyi aynı zamanda iklim krizinin bir parçası olarak değerlendirmekte fayda olduğunu düşünen Onur Karadeniz’e göre bu trend yükselerek devam edecek. Bu doğrultuda güncel konut projelerinde de bazı kriterler daha fazla önem kazanacak: “Güncel konut projelerinde dikkat ettiğim en önemli kriter, salon kullanımı. Salondaki masanın büyüklüğü, malzemesi, ölçüleri; oturma grubunun kullanım şekli, büyüklüğü; televizyonun yerleşim biçimi gibi konular daha da önem kazanmakta.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-369838" src="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Onur-Karadeniz.jpg" alt="" width="700" height="420" srcset="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Onur-Karadeniz.jpg 700w, https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/Onur-Karadeniz-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h3>Eşyaya bakış açısı yalınlaştı</h3>
<p>Evde geçirilen zamanın artması, müşterilerin masaya olan taleplerini artırmakla birlikte çevrelerinde daha sakin ve yalın renk ve malzemeleri tercih etmeye başladılar. Bu bilinçaltında bir bakıma ofis ortamlarını ev mekanlarına yansıtmaları ile ilgili. Evdeki yapay aydınlatmanın bile daha lüks ve şık olmaktan çok kişisel kullanımının düşünülmeye başlanmasının biz mimarlar için olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte müşterilerden gelen talepler doğrultusunda, ev projelerinde ses altyapısı gibi kriterler de önem kazanmaya başladı.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/pandemi-ve-iklim-krizi-konutlarin-yonunu-dogaya-cevirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
