<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ekonomi &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<atom:link href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/tag/ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<description>Emlak Haberleri ile Sektörün Nabzı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2020 14:27:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>

<image>
	<url>https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/cropped-emlaknews-kare.png</url>
	<title>ekonomi &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’nin geleceğine güvenen mükâfatını alacak</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiyenin-gelecegine-guvenen-mukafatini-alacak/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiyenin-gelecegine-guvenen-mukafatini-alacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jul 2019 09:47:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=333354</guid>

					<description><![CDATA[Kısa vadedeki olumsuz algıdan ziyade uzun vadedeki resmi görebilen yatırımcılar Türkiye'nin geleceğine inançlarının mükâfatını alacak. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye 2019&#8217;dan itibaren yatırımcılara artan bir ivme ile fırsatlar sunacak. Bu fırsatların niye, nereden ve olası olarak ne zaman ortaya çıkacağını irdelemeden önce bir hususun altını çizmek lazım. O da her ne kadar kelepir gibi gözükse de bir ülkedeki varlıklara yatırım yapma kararı almadan önce <a href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/ekonominin-hali-tasinma-endekslerini-de-vurdu-333223/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>o ülkenin geleceğine inanmanın şart olduğu</strong></a>. Ülke olarak zor bir ekonomik döneme girdik ve bu dönemin iyileşmeden önce kötüleşeceği aşikar.</p>
<h2>Yapısal reforma ihtiyaç var</h2>
<p>Ancak unutmayalım ki bu dönemdeki alım fırsatlarının yatırımcılar için gerçekten bir fırsat olma sebebi, ülkemizin orta ve uzun vade geleceğinin parlak ve güçlü olmasından ve çoğu diğer gelişmekte olan ekonomiye nazaran daha sürdürülebilir, sağlam ekonomik ve sosyal temeller üzerine oturmuş bir yapısının bulunmasından, yani tabiri caiz ise sadece yapısal reforma ihtiyacı duyan bir ülke olmasından kaynaklanıyor.</p>
<h3>Peki o halde yatırım fırsatlarından kastımız nedir?</h3>
<p><strong>Bu varlıkları özetle dört bölüme ayırabiliriz:</strong></p>
<p>Bunlardan ilkini bankaların problemli kredilerinin perakende ve KOBİ kısmını artan oranlarla satma zorunluluğundan kaynaklanan portföyler oluşturuyor. Yurt dışında NPL (Non-Performing Loan) olarak da adlandırılan problemli krediler, BDDK&#8217;nın lisansladığı ve denetlediği Varlık Yönetim Şirketleri (VYŞ) tarafından yıllardır satın alınmakla beraber, bu seneye kadar ortalama alım fiyatları ana paranın yüzde 16-18&#8217;ine tekabül eden bu kredi portföyleri günümüzde yaklaşık yüzde 3-5 aralığına inmiş bulunmaktadır.</p>
<p>Sektördeki yaklaşık 20 VYŞ&#8217;nin en büyük ikisinin piyasayı domine ettiği ve geriye kalanların sadece en büyük beş-altısının elle tutulabilir pazar payına sahip olduğu bu sektör, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum ve bankaların bilanço küçültmeye gitmekten başka bir çaresi olmamasından dolayı büyüyecek olup, bu büyümede piyasaya çıkması muhtemel kredi portföylerinin alimim tamamen karşılayacak yerel öz sermaye bulunmamaktadır.</p>
<p>Aynı zamanda EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) gibi köklü kuruluşların da yıllar içinde ciddi miktarlarda fonladığı bu alandaki fırsat, sektörden anlayan ve diğer ülkelerde önceden tecrübesi bulunan (mesela İtalya) yabancı yatırımcıların iyi bir yerel VYŞ ile yapılacak bir ortaklık çerçevesinde bu sektöre girebilme fırsatıdır.</p>
<p>Yukarıda bahsettiğimiz senaryoyu yakından takip etmesi muhtemel bir başka alan da bankaların problemli kurumsal kredi portföylerinin satışı olacaktır. Burası perakendeye göre çok farklı olup büyük gelişmekte olan piyasa yatırımcılarıyla bankalar arasında şimdilik fiyatlandırma konusunda anlaşmaya varılamamış, ancak önümüzdeki altı ay içinde bir çözüm bulunması gereken, banka bilançolarının sağlığı ve Türkiye ekonomisinin önemli birçok kurumsal şirketinin önünün açılıp tekrar büyüyebilmesi için önem teşkil eden bir alandır.</p>
<h3>Bankalar gerekeni desteklemedi</h3>
<p>Bu alanda bankaları devlet de desteklemekte olup, daha geçtiğimiz hafta geçen torba kanunla bankalara sıkıntıdaki bazı şirketlerin borçlarının yeniden yapılandırılmasında bazı kolaylıklar getirmiştir. Borcunu şu anda ödeyemeyen, ancak kaynak sağlanırsa normal faaliyetlerinde bir sıkıntı olmayan şirketleri kurtarmaya yönelik bu kanun, atılan yapıcı bir adımdır. Bu bağlamda, doğru fiyatlandırabildiği ve önü açık olan stratejik sektörlerde faaliyet göstermesi kaydıyla, bu alanda yaptıkları yatırımlardan Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu bu sıkıntılı dönemi geride bıraktığında küresel portföyleri nezdinde sağlıklı risk/getiri dengesini yakalamaları mümkün olacaktır.</p>
<p>Son olarak tarif edeceğimiz üç ve dördüncü yatırım fırsatları aslında birbirine bağlı olup, ikisinin de temelinde yatan sebep yukarıda belirttiğimiz gibi bankaların bilanço küçültme ihtiyacından ve Türkiye&#8217;deki çoğu büyük/küçük girişimcinin yıllardır şahsi kefalet vererek borçlanma alışkanlığından kaynaklanmaktadır.</p>
<h3>Teminatlar eninde sonunda kullanılıyor</h3>
<p>Bilanço küçültme faaliyetinin üzücü sonu bankaların eninde sonunda problemli kurumsal kredilerin bir bölümünü yüzdürme kapasitesinin sona ereceği gerçeği ve bunu takiben alınan borçlara istinaden verilen teminatların yürürlüğe girme zorunluluğu olmaktadır.</p>
<p>Bu durumda karşımıza iki farklı senaryo çıkıyor: İlk senaryodaki şirketin sahibi nispeten şanslı, keza borçlu durumdaki şirketlerinin dışında sahibi olduğu çok iyi iş yapan ve büyük bir ihtimalle yurt dışı satış ağırlıklı üretim yapıp yabancı para geliri olan bir şirketi daha mevcut. Normal şartlar altında bu şirketini satmayı düşünmeyen veya piyasa değerinin çok daha üzerinde bir EBITDA çarpanıyla &#8216;tok satıcı&#8217; gibi davranan bu girişimcinin önünde ya bu şirketini satıp diğer şirketlerinin borcunu kapamak ya da diğer şirketleri için alınan borca karşılık verdiği teminatları kaybetmek gibi iki seçenek bulunması muhtemel. Bu her ne kadar hoş bir seçim olmasa da her şeye rağmen şahsi mal varlığını kaybetmektense şirketini satmayı tercih edeceğini düşünürsek, bu Türkiye&#8217;de de orta ölçekli özel sermaye yatırım alanına girmek isteyenler için ciddi bir fırsat oluşturacaktır.</p>
<p><strong>İkinci senaryoya baktığımızda ise önümüze başka bir tablo çıkıyor:</strong></p>
<p>Keza bu sefer ele aldığımız girişimcinin portföyündeki tüm şirketlerin borçları bankalar tarafından artık yüzdürülemeyecek durumda. Bankaların çoğunlukla verilen gayrimenkul ağırlıklı teminatları kullanmaktan başka çaresi bulunmuyor. Bu durumda doğan sonucun, bankaların ellerindeki gayrimenkul portföylerinin ciddi miktarda artış göstermesi sonucu bilançolarını güçlendirmek ve sermaye yeterlilik rasyolarını desteklemek için bu portföylerin piyasa değerlerinin çok daha altında satışa çıkarılmasıyla ortaya çıkan bir kelepir gayrimenkul alım fırsatı olacağını söyleyebiliriz.</p>
<p>Yukarıda yatırım fırsatlarından bahsettik, ama isterseniz bir de niye bu fırsatların ortaya çıktığına ve daha da önemlisi bu sancılı dönemin nasıl biteceğine biraz değinelim.<br />
Dünya genelinde ülkelerin sosyoekonomik düzeni ciddi bir değişim ve kabuk değiştirme sürecinden geçerken, son ıo yılda gelişmekte olan ülkelere para akışının hızlandığı dönemde nelerin daha doğru yapılabileceğine baktığımızda şunu görüyoruz:</p>
<p>Aslında problem özel sektörde yatıyor ve yöneticiler risk algısını tam olarak küresel seviyeye taşımadan kolaya kaçıp &#8220;kervan yolda düzülür&#8221; mantığının egemen olduğu bir kurumsal kültüre sahip.</p>
<h3>Neden mi bahsediyoruz? Şöyle açıklayalım&#8230;</h3>
<p>Özellikle son 10 yılda Türkiye iç piyasası genç ve dinamik nüfusu sayesinde hızla büyürken çoğu şirket Türkiye dışındaki pazarlara açılmaya gayret göstermemiştir. Niyet etmiş olan şirketler ise böyle küresel açılımların stratejik boyutunu göz önünde bulundurup agresif bir şekilde desteklemesi gereken Türk bankaları tarafından yalnız bırakılmıştır. Bununla beraber bazı büyük şirketler, özellikle 2010 sonrası Türkiye&#8217;nin küresel sermaye piyasalarında artan prestiji ve varlığını fırsat bilip uzun vadeli borçlanıp dış pazarlarını büyütebilecek durumdayken, Türk bankalarından o dönemde buldukları kısa vadeli tonlamanın nispeten düşük maliyetlerinin çekiciliğine yenik düşüp, uzun vade risk yönetimini ve büyümeyi kısa vade kârlılığa feda etmiş ve yollarına sadece iç piyasaya odaklanarak devam etmiştir.</p>
<p>İşin bankalar kısmında ise Türkiye&#8217;deki pazar paylarını büyütmek için kızgın bir rekabet içinde olan bankalar, yerel piyasalar yeterince iş hacmi sunduğundan yurt dışına yatırım yapmak ve bu yatırımları düşük finansman maliyetiyle gerçekleştirmek isteyen şirketleri bu alanda yeterli seviyede destekleyememiştir.</p>
<p>Bu kısır döngünün sonucu olarak, Türkiye ekonomisi risk üzerine risk ekleyerek, yani aslında büyüyen bir ekonomide herkesin aynı gemide ve o geminin mazotunun çoğunlukla dış kaynaklı olduğunu anlamadan, daha doğrusu anlamak istemeden yoluna devam etmiştir.</p>
<h3>Peki, gelecek nasıl gözüküyor?</h3>
<p>Yazının başında da belirttiğimiz üzere, bir ülkenin yatırımcılara sunduğu fırsatlar sadece fiyatlandırma bazlı değil, aynı zamanda o ülkenin makro anlamda geleceğinin parlaklığıyla doğru orantılıdır. Bu açıdan baktığımızda, ülkemizde gerçekleştirilecek bazı ekonomik reformlar eşliğinde ve özel sektörün kendi bünyesinde şu anda yaşanan problemlerden ders çıkarması şartıyla Türkiye&#8217;nin ve Türk ekonomisinin önünün uzun vadede açık olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Dolayısıyla, vizyon ve sermaye sahibi yatırımcılar kısa vadedeki olumsuz algıdan daha ziyade uzun vadedeki resmi görebildikleri takdirde Türkiye&#8217;de yapacakları yatırımlarda çok iyi bir risk/kâr rasyosu sağlayacak ve bu dönemde Türkiye&#8217;nin geleceğine olan inançlarının mükafatını alacaktır. O Son 10 yılda çoğu şirket Türkiye dışındaki pazarlara açılmaya gayret göstermemiştir.</p>
<p><strong>Ozan Özkural-Bloomberg Businessweek</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiyenin-gelecegine-guvenen-mukafatini-alacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüdü</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiye-ekonomisi-yilin-ikinci-ceyreginde-yuzde-52-buyudu/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiye-ekonomisi-yilin-ikinci-ceyreginde-yuzde-52-buyudu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Sep 2018 10:21:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=325580</guid>

					<description><![CDATA[TÜİK, bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüdü.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüdü.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ikinci çeyreğine (nisan-haziran) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Buna göre, GSYH tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bu yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,2 arttı.</p>
<p>Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, bu yılın ikinci 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20,4 artarak 884 milyar 4 milyon 260 lira olarak gerçekleşti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-325581" src="https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/gsyh.jpg" alt="" width="705" height="380" /></p>
<p>GSYH&#8217;yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, tarım sektörünün toplam katma değeri, 2018&#8217;in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre, zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 1,5 azaldı. Sanayi sektörünün toplam katma değeri yüzde 4,3, inşaat sektörünün yüzde 0,8 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 8 yükseliş gösterdi.</p>
<p>AA Finans&#8217;ın &#8220;Büyüme Beklenti Anketi&#8221;ne katılan ekonomistlerin yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme beklentilerinin ortalaması yüzde 5,2 olmuştu.</p>
<h2>Türkiye ekonomisi 7 çeyrek üst üste büyüme kaydetti</h2>
<p>Buna göre, Türkiye ekonomisi 2016 yılında darbe girişiminin olduğu üçüncü çeyrekteki gerilemesinin ardından 7 çeyrek üst üste büyüme başarısı gösterdi.</p>
<p>Yılın ikinci çeyreğinde GSYH, cari fiyatlarla yüzde 20,4 artarak 884 milyar 4 milyon 260 bin lira olarak gerçekleşti.</p>
<p>GSYH&#8217;yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, tarım sektörünün toplam katma değeri 2018&#8217;in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 1,5 azaldı. Sanayi sektörünün toplam katma değeri yüzde 4,3, inşaat sektörünün toplam katma değeri yüzde 0,8 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 8 yükseliş gösterdi.</p>
<p>Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksinde 2018&#8217;in ikinci çeyreğinde 2017&#8217;nin aynı dönemine göre yüzde 5,5, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksinde de bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9 artış kaydedildi.</p>
<h2>Hanehalkı nihai tüketim harcamaları yüzde 6,3 arttı</h2>
<p>Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2018&#8217;in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 6,3 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 7,2, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3,9 artış gösterdi.</p>
<p>Mal ve hizmet ihracatı, 2018 yılının ikinci çeyreğinde 2017&#8217;nin aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 4,5, ithalatı ise yüzde 0,3 artış gösterdi.</p>
<h2>İş gücü ödemelerinde yüzde 19,4 artış</h2>
<p>İş gücü ödemeleri ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir de yüzde 19,4 yükseldi.</p>
<p>İş gücü ödemelerinin gayrisafi katma değer içindeki payı geçen yılın aynı döneminde yüzde 36,5 olurken bu oran 2018&#8217;in ikinci çeyreğinde yüzde 36&#8217;ya geriledi. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 46,8&#8217;den yüzde 46,1&#8217;e düştü.</p>
<p><strong>AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiye-ekonomisi-yilin-ikinci-ceyreginde-yuzde-52-buyudu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçim bitti, gözler ekonomi vaatlerine döndü</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/secim-bitti-gozler-ekonomi-vaatlerine-dondu/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/secim-bitti-gozler-ekonomi-vaatlerine-dondu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jun 2018 11:37:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=321955</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim zaferinin ardından gözler ekonomiye çevrildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri sonrası, enflasyondan cari açığa, mali disiplinden döviz kuruna birçok konu, piyasaların odak noktası olacak. AA muhabirinin, ekonomi politikaları açısından da &#8220;yol haritası&#8221; niteliği taşıyan AK Parti&#8217;nin seçim beyannamesinden yaptığı derlemeye göre, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217;nde iş ve yatırım ortamının iyileştirildiği, fikri mülkiyet haklarının güçlendirildiği, özel sektörün önünü açacak fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarının sürdürüldüğü güçlü bir ekonomik yapı tesis edilecek.</p>
<p>Yeni dönemde, makroekonomik ve finansal istikrar kararlı şekilde sürdürülecek, ekonominin en önemli çıpası olan mali disiplinden taviz verilmeyecek. Mali disiplin için kamu harcama ve gelirlerinde etkinlik artırılacak, mevcut harcama programları gözden geçirilecek, verimsiz harcamalar tasfiye edilecek.</p>
<p>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve kamu ihale mevzuatı güncellenecek, yerel yönetimlerin öz gelirleri artırılacak. Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu kapsamlı şekilde reforma tabi tutulacak.</p>
<p>Uygulanacak kararlı politikalarla enflasyon yeniden tek haneye indirilecek. Cari açık yapısal sorun olmaktan çıkarılarak kalıcı şekilde düşürülecek.</p>
<p>Elektronik ticarette vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi için düzenleme yapılacak, kayıt dışı istihdam yüzde 33,6’dan yüzde 28’e düşürülecek.</p>
<p>İhracata yönelik bir dizi destekte bulunulacak. İhracatta yüksek teknolojili ürünlerin yüzde 4 seviyesinde olan payı yüzde 15&#8217;e çıkarılacak.</p>
<h2>Döviz politikası</h2>
<p>Makroekonomik istikrarın sağlanmasında temel öncelik, fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olacak. Para politikası, maliye politikasıyla eşgüdüm içerisinde sürdürülecek. Merkez Bankasının fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlemesi esas olmaya devam edecek.</p>
<p>Enflasyon hedeflemesi rejimi ve dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek. Döviz piyasaları yakından takip edilecek, gerektiğinde dengeleyici döviz likiditesi araçları kullanılacak.</p>
<p>Fiyat istikrarını desteklemek ve döviz kuru kaynaklı olası oynaklıkların makro-finansal istikrara etkilerini sınırlamak üzere sözleşmelerde Türk lirasının kullanımı özendirilecek, firmaların döviz kuru riskini daha etkin bir şekilde yönetebilmeleri için gerekli mekanizma ve teşvikler oluşturulacak.</p>
<p>İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesi hızlandırılarak etkin ve güçlü bir mali piyasa yapısı oluşturulacak.</p>
<h2>İstihdam ve teşvik</h2>
<p>İşsizlik sigortası, daha fazla sosyal koruma sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecek. İstihdam oranı 2023 itibarıyla yüzde 53&#8217;e, kadınların işgücüne katılma oranı da yüzde 41 düzeyine çıkarılacak. Gelecek 5 yıllık dönemde yılda en az 1 milyon istihdamla toplamda 5 milyonun üzerinde ilave istihdam oluşturulacak.</p>
<p>Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında milli markalar yaratılacak. Yurt içi tasarruflarının milli gelire oranı 2023&#8217;te yüzde 30&#8217;a yükseltilecek.</p>
<h2>Ulaştırma ve lojistik</h2>
<p>Türkiye&#8217;nin prestij eserlerinden olan İstanbul 3. havalimanı 29 Ekim&#8217;de hizmete açılacak.</p>
<p>İstanbul-İzmir Otoyolu ile Kuzey Marmara Otoyolu&#8217;nun büyük bölümü gelecek yıl hizmete açılacak.</p>
<p>1915 Çanakkale Köprüsü&#8217;nün içinde yer aldığı Tekirdağ-Balıkesir Otoyolu, 2022&#8217;ye kadar bitirilecek. Ovit Tüneli bu yıl, Zigana Tüneli gelecek yıl tamamlanacak.</p>
<p>Mega projelerden Kanal İstanbul&#8217;a start verilecek. Karadeniz ve Marmara&#8217;yı yaklaşık 45 kilometrelik kanalla birbirine bağlayacak projenin ihaleye çıkarılması planlanıyor.</p>
<p>Öte yandan demiryolu ağı 25 bin kilometreye çıkarılacak. Yüksek hızlı demiryolu projeleri adım adım gerçekleştirilerek bin 213 kilometreye ulaştırılan YHT ve hızlı tren ağı 13 bin kilometreye genişletilecek. 2023 yılına kadar kent içinde 662 kilometre raylı sistem için çalışma sürecek.</p>
<p>İlk yerli haberleşme uydu projesi Türksat 6A ile haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasında yer alınacak.</p>
<p>Ülkedeki havacılık ve uzay alanındaki faaliyetlerin yürütülmesi, yeni teknolojilerin takip edilerek kullanılması amacıyla Türkiye Uzay Ajansı kurulacak.</p>
<p>Kuzey Ege Çandarlı ve Filyos limanları hizmete sunulacak, Mersin konteyner limanının yapımına başlanacak.</p>
<h2>Savunmada yeni projeler hayata geçirilecek</h2>
<p>Yeni dönemde savunma ihracatı hızlandırılacak. Savunma, havacılık ve uzay alanında sahada kendini ispat eden savunma sistemlerinin ölçek ekonomisi oluşturmak için dost ve kardeş ülkelere satışı konusunda hamleler yapılacak.</p>
<p>Ar-Ge ve prototip aşaması tamamlanan Altay Milli Tankı&#8217;nın seri üretimi yapılacak. Stratejik sınıf taarruzi insansız hava araçları üretilecek. Daha yüksek irtifalarda uzun süre uçuş yapabilecek, 1,5 ton taşıma kapasitesine sahip stratejik sınıf taarruzi insansız hava araçları milli akıllı bombalarla donatılacak. Söz konusu İHA, 2020 yılında hizmetine sunulacak.</p>
<p>Savaşan İnsansız Uçaklar alanında Ar-Ge çalışmalarına başlanacak. Milli insansız savaş uçağı 2023 yılına kadar geliştirilecek.</p>
<h2>Milli teknoloji hamlesi başlatılacak</h2>
<p>Yeni dönemde, stratejik sektörler ve yenilikçi üretim kapsamında, Ar-Ge ve yenilik alanındaki harcamaların katma değere dönüşümü teşvik edilerek &#8220;milli teknoloji hamlesi&#8221; başlatılacak. KOBİ&#8217;lerin dijital dönüşümünü hızlandırmak için dijital dönüşüm merkezlerinin ilki Bilişim Vadisi&#8217;nde kurulacak.</p>
<p>Büyük organize sanayi bölgelerinde yeni teknolojilerin tanıtılması ve etkin kullanılmasında yol gösterici bir arayüz olacak &#8220;tasarım ve dijital dönüşüm merkezleri&#8221; ve &#8220;model fabrikalar&#8221; kurulacak.</p>
<p>Yüksek teknoloji alanlarında yerli ve yabancı yatırımları çekebilmek için kurulan 6 endüstri bölgesinin yanında en az 15 yeni endüstri bölgesi daha kurulacak.</p>
<p>İlaç ve tıbbi cihazda yüksek katma değerli ürün üretebilen, küresel pazarlara ürün ve hizmet sunabilen ve yurt içi ilaç ve tıbbi cihaz ihtiyacının daha büyük bir kısmını karşılayabilen bir üretim yapısına geçilecek.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin yeni nesil otomobil teknolojilerine sahip olmasına imkan sağlayacak &#8220;Türkiye&#8217;nin Otomobili Projesi&#8221; hızla gerçekleştirilecek.</p>
<p>Sivil ve askeri kara araçlarının test, belgelendirme ve Ar-Ge ihtiyaçlarını karşılamak üzere Bursa&#8217;da &#8220;Otomotiv Test Merkezi&#8221; kurulacak.</p>
<h2>Türkiye turizm gelirinde ilk 5&#8217;te yer alacak</h2>
<p>Turizmde kış, inanç, İpek Yolu, zeytin, Batı Karadeniz kıyı ve yayla olmak üzere 6 tematik turizm güzergahı oluşturulacak. Türkiye&#8217;nin yeni dönemde turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk 5 ülke arasında yer alması hedefleniyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin 2023&#8217;teki turizm hedeflerine ulaşması hedefi kapsamda yıllık 50 milyon turistin ağırlanması öngörülüyor. Sağlık turizmi için gelen turist sayısının 250 bin kişiden 2023&#8217;e kadar 2 milyon kişiye çıkarılması planlanıyor.</p>
<h2>Tarım politikaları</h2>
<p>Yeni dönemde Gıda Komitesi&#8217;nin çalışmaları önem taşıyacak. Tarımsal destekler asgari 3 yıllık dönemler için açıklanacak, tarım sanayi entegrasyonunu sağlamak için tarıma dayalı ekonomik yatırımlara yüzde 50 hibe desteği vermeye devam edilecek. 81 il ve 250 köyde &#8220;Birlikte Üretim Modeli&#8221; hayata geçirilecek. 2020 yılına kadar IPARD-II kapsamındaki destekler sürdürülecek, sağlanacak 5,2 milyar lira hibe ile 10 bin yeni yatırım desteklenecek, 50 bin yeni istihdam oluşturulacak, kırsal alana 8,4 milyar liralık yatırım kazandırılacak.</p>
<p>Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri hayata geçirilecek, kurulma aşamasındaki 17 Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Ar-Ge çalışmalarına hız verilecek.</p>
<p><strong>AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/secim-bitti-gozler-ekonomi-vaatlerine-dondu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşaat malzemeleri sanayinde toparlanma hız kazandı</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/insaat-malzemeleri-sanayinde-toparlanma-hiz-kazandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Apr 2017 14:08:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[İMSAD]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=293937</guid>

					<description><![CDATA[İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi, şubat ayında gösterdiği yükselişi mart ayında da sürdürdü. Bileşik Endeks, bir önceki aya göre mart ayında, 2.08 puan artış gösterdi. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay düzenli olarak yayınlanan ‘İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi’nin, Mart 2017 sonuçları açıklandı. 2016’nın <strong>Ağustos</strong> ayından bu yana ilk kez şubat ayında artışa geçen Bileşik Endeks; mart ayında bir önceki aya göre 2,08 puan artış göstermesine karşın, geçen yılın <strong>mart</strong> ayına göre 7,47 puan geriledi.</p>
<h2>En yüksek aylık artış martta yaşandı</h2>
<p><strong>İnşaat</strong> malzemesi sanayisinde, referandum öncesi mart ayı faaliyetlerinde önemli bir canlanma yaşandı. ‘Faaliyet’ endeksi, mart ayında, bir önceki aya göre ciddi bir artış gösterdi. Aynı zamanda faaliyette en yüksek aylık artış yaşandığı dönem mart ayı oldu. Mevsimsellik ve <strong>inşaat</strong> sektörü için açıklanan desteklerin, inşaat malzemesi sanayisinin faaliyetlerine de hızlı yansıdığı görüldü. Rapora göre, mart ayında 4,8 puan artan faaliyet endeksinin tamamında çok önemli artışlar yaşandı. Yurtiçi satışlarda, bir önceki aya göre önemli bir sıçrama oldu, ihracat mart ayında hissedilir şekilde arttı. Üretimde de iç satışlar ve ihracattaki yükselişe bağlı olarak artış yaşandı. İç satış, <strong>ihracat</strong> ve <strong>cirolarda</strong> artışın gerçekleştiği mart ayında, tahsilat hızı da uzun süre sonra ilk kez arttı.</p>
<h2>Faaliyetlerdeki genişleme güveni destekledi</h2>
<p>‘Güven’ endeksinde ise uzun süre sonra yaşanan artışla, sınırlı bir toparlanmaya girildiği görüldü. Özellikle mart ayında faaliyetlerde yaşanan ciddi genişleme, <strong>güvenin</strong> toparlanmasına destek oldu. Rapora göre, güven seviyesi bir önceki aya göre 0,6 puan <strong>arttı.</strong> Ancak güven seviyesinin, geçen yılın aynı ayının güven seviyesinin 10,4 puan altında kaldığı görüldü. Türkiye ekonomisinin genel gidişatına ilişkin güven ise aynı kaldı. İnşaat malzemeleri sanayisine yönelik güven ise toparlanmasını sürdürdü. Rapora göre, güven unsurlarının tamamında sınırlı da olsa, toparlanma, önümüzdeki dönem devam edecek.</p>
<h2>İhracat siparişleri arttı, beklentiler olumlu</h2>
<p>Faaliyetlerde yaşanan toparlanma ve alınan önlemler ile birlikte yaşanan güven artışı, mart ayında <strong>beklentilere</strong> de olumlu yansıdı. ‘Beklenti’ <strong>endeksi,</strong> mart ayında bir önceki aya göre 1,4 puan arttı. Türkiye <strong>ekonomisine</strong> ilişkin beklentilerin mart ayında yeniden zayıfladığı görüldü. İnşaat malzemeleri sanayisine ilişkin beklentilerde sınırlı artış yaşandı. Önümüzdeki üç aya ilişkin <strong>ihracat</strong> siparişlerinde de kuvvetli bir artış oldu. Yurtiçi ve yurtdışı siparişlerdeki artış beklentisine bağlı olarak, önümüzdeki üç ayın üretim beklentisinde de hissedilir bir artış ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye şaha kalkacak</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiye-saha-kalkacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 12:17:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Demir Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[referandum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=293752</guid>

					<description><![CDATA[Demir Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir, referandum sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’yi güzel günlerin beklediğinin altını çizdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16 Nisan’da yapılan <strong>referandum</strong> sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Demir Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir</strong>, “Türkiye yine geride bıraktığı oylamalarda olduğu gibi bu oylamada da bir kez daha özgür iradesiyle sandığa gitti. Sandıktan çıkan sonuç <strong>güven</strong> ortamını yeniden perçinledi” dedi.</p>
<h2>
Ekonomiye olumlu katkı sağlayacak</h2>
<p>Türkiye’nin sağlam istikrarı onayladığını belirten Demir, “Başkanlık sistemiyle birlikte hem iç politika hem de dış politikada artık daha söz sahibi olacağımız günler göreceğiz. Böylece yasama ve yürütme süreçleri daha da hızlanacak. Artık her alanda şaha kalkan bir Türkiye görecek ve tüm dünyaya izlettireceğiz. Yeni sistemle birlikte artık gücü olmayan hükumetleri koalisyon hükumetleri ve siyasi sıkıntıları geri bırakmış olduk. Referandum sonucu ile birlikte hayata geçirilecek yeni sistemin sadece <strong>konuta</strong> değil, Türkiye’nin <strong>ekonomisine</strong> olumlu yönde katkı sağlayacağını düşünüyorum” dedi.</p>
<h2>Kentsel dönüşümün önü açılacak</h2>
<p>Başkanlık sistemiyle birlikte <strong>konut</strong> sektöründeki ağır aksak ilerleyen başta <strong>kentsel</strong> <strong>dönüşüm</strong> olmak üzere birçok sorunun önünün açacağını dile getiren Demir, “Bizler de konut sektöründe üzerimize düşen görevi ülkemiz için yapmalıyız. Türkiye’nin yeni yönetim sistemi konut sektörü için de büyük bir fırsattır. Başkanlık sisteminin gücünü arkamıza alarak ülkemizin şanlı bayrağını sadece Türkiye’deki projelerin çatısında değil, Avrupa’nın başkentlerindeki inşa edeceğimiz projelerle de en iyi şekilde temsil etmeliyiz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstihdam yükünü yine inşaat sırtlayacak</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istihdam-yukunu-yine-insaat-sirtlayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2016 12:52:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[iş imkanı]]></category>
		<category><![CDATA[işsizler ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=283843</guid>

					<description><![CDATA[2017'de 400 bin kişiye yeni istihdam sağlaması beklenen üç sekörden biri olan İnşaat’ın 300 bin yeni istihdam oluşturma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşsizlik oranı Ekim 2016 itibariyle yüzde 10,7 olarak hesaplandı. Buna göre Türkiye’de 3 milyon 127 bin işsiz var. Her yıl 800 bin kişiye iş sağlanmasına rağmen, işsizler ordusuna katılan kişi sayısının bundan daha fazla olması sorunu büyütüyor. Her yıl en az 1,5 milyon işsize iş imkanı yaratılması gereken Türkiye’de, ekonominin iyi gidip girmediğinin en önemli göstergelerinden biri olan işsizliğe çare yine inşaat sektöründe gibi görünüyor.</p>
<p>Posta’nın haberine göre, gelecek yıl yüzde 10 büyümeyi öngören sektörlerde yeni işe alımların artacağını hesaplıyor. Buna göre, inşaat 250-300 bin kişiyi işe almaya hazırlanırken, iç giyim sektörü 50 bin kişiye, gıda perakende sektörü ise 30-50 bin kişiye yeni iş imkanı sağlayacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
