<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>deprem &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<atom:link href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/tag/deprem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<description>Emlak Haberleri ile Sektörün Nabzı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2020 11:40:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>

<image>
	<url>https://www.emlaknews.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/cropped-emlaknews-kare.png</url>
	<title>deprem &#8211; EmlakNews.com.tr</title>
	<link>https://www.emlaknews.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yüksek riskli yapılar daha hızlı belirlenmeli</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/yuksek-riskli-yapilar-daha-hizli-belirlenmeli/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/yuksek-riskli-yapilar-daha-hizli-belirlenmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2020 11:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[THBB]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Işık]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek riskli yapılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?p=363994</guid>

					<description><![CDATA[THBB Başkanı Yavuz Işık, depremler sonrasında yıkılmış veya ağır hasar almış yüksek riskli yapılar için öncelikli hareket edilmesini tavsiye etti.
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17 Ağustos 1999 Marmara <a href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/nihat-sen-riskli-binalarin-sadece-yuzde-10u-yenilendi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Deprem</strong></a>i’nin 21’inci yıl dönümü vesilesiyle açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, depremler sonrasında yıkılmış veya ağır hasar almış binaların ayrıntılı incelenmesi ve alınan numunelerin deneye tabi tutulması sonucunda Rapor hazırladıklarını belirterek “Binalarda ciddi mühendislik ve uygulama zafiyetleri ile birlikte ilkel yöntemlerle elle üretilmiş düşük kalitede beton ve standartlara uymayan donatı çeliği kullanımı yıkımlara neden olmaktadır. Bu nedenle, ülkemizin mevcut yapı stoku envanterinin detaylı bir şekilde çıkartılması ve bütün yapıların risk potansiyelinin ortaya konulması kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda, ilk etapta hızlı tarama ile tespit edilecek yüksek riskli yapılar acilen yenilenmelidir.” dedi.</p>
<h4>Tehlikeli bölgeler</h4>
<p>Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 32 yılı aşkın süredir uğraş veren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 17 Ağustos 1999’da yaşanan deprem felaketinin 21’inci yıl dönümünde deprem gerçeğini hatırlattı. 2019 yılında yürürlüğe giren yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası incelendiğinde nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlasının deprem tehlikesi yüksek bölgelerde yaşadığının görüldüğüne dikkat çeken THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık:</p>
<p>“Betonarme yapılarda zemin etüdüne dayanan doğru bir temel seçimi, deprem hesabını da içeren bir statik projenin bulunması, projenin doğru olarak özenle uygulanması ve projedeki dayanımları sağlayan malzemelerin projede belirtildiği boyutlarda ve konumlarda kullanılması esastır. Ancak deprem sonucu hasar gören binalarda bu kurallara kısmen uyulduğu, bazılarında ise bu kurallara hiç uyulmadan binaların inşa edildiğini görüyoruz.</p>
<h4>Tüm hatalar tesbit ediliyor</h4>
<p>Depremler sonrasında yıkılmış veya ağır hasar almış binaların ayrıntılı incelenmesi ve alınan numunelerin deneye tabi tutulması sonucunda hazırladığımız raporlar, binalarda ciddi mühendislik ve uygulama zafiyetleri ile birlikte ilkel yöntemlerle elle üretilmiş düşük kalitede beton ve standartlara uymayan donatı çeliği kullanımının yıkımlara neden olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle 90’lı yıllardan önce inşa edilen yapılarda elle karılan kalitesiz ve dayanım sınıfı düşük olan betonların kullanıldığını ve deprem sonrası yapılan araştırmalarda yıkılan binaların C6 ile C10 gibi düşük dayanımlı olduğunu tespit ettik.</p>
<h4>Kendiliğinden yıkılacaklar</h4>
<p>Yani bunların yıkılması için herhangi bir depreme gerek yok, bu binalar çevresel etki faktörleriyle de kendi kendiliğine yıkılmaya aday binalardır. Bu yapıların mutlaka yıkılıp yeniden yapılması gerekmektedir.” dedi.</p>
<h4>Yapı stokumuz acilen gözden geçirilmeli ve depreme dayanıklı hâle getirilmeli</h4>
<p>Depreme karşı dayanıklı yapılaşmanın sağlanması için önerilerde bulunan Yavuz Işık, “Türkiye’de 20 milyonun üzerinde konut bulunmaktadır. Bunların yüzde 35’i (yaklaşık 6,7 milyon konut) maalesef depreme dayanıksızdır. Bu doğrultuda, ülkemizin mevcut yapı stoku envanterinin detaylı bir şekilde çıkartılması ve bütün yapıların risk potansiyelinin ortaya konulması kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda, ilk etapta hızlı tarama ile tespit edilecek “yüksek riskli yapılar” acilen yenilenmelidir. Geriye kalan riskli yapıların ise performansı daha detaylı analizlerle değerlendirilerek alınacak tedbirler belirlenmelidir.” dedi.</p>
<h4>İnşaat sürecindeki bütün kurallara eksiksiz uyulmalı</h4>
<p>İnşaat yapım sürecinde dikkat edilmesi gereken kurallara değinen Yavuz Işık, yapıların depreme dayanıklı olması için inşaatların tasarım ve yapım zincirinde bulunan “zemin incelemesi”, “doğru projelendirme”, “kaliteli malzeme”, “doğru uygulama” ve “denetim” kurallarının hepsine eksiksiz uyulması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<h4>İnşaatlarda daha yüksek dayanım sınıfında betonlar kullanılmalı</h4>
<p>Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin binalarda en az C25 dayanım sınıfı betonun kullanılmasını öngördüğünü söyleyen Yavuz Işık, “2019’da yürürlüğe giren bu Yönetmeliğe göre yapılarda kullanılacak beton dayanım sınıfının bir sınıf yükseltilmesi sevindiricidir ancak yeterli değildir. Özellikle betonarme yapıların uzun yıllar boyunca depreme karşı dayanıklı olabilmesi için dış çevre etkilerine dayanıklı şekilde boşluksuz olması gerekir. Bunun için de Yönetmelik’te dürabilitenin yani dayanıklılığın sağlanması için beton dayanım sınıflarının daha da yükseltilmesi çok önemlidir. Yüksek dayanım sınıflarında ve kalite belgeli betonlarla inşa edilen binaların depremde alacağı hasarın daha az olacağını öngörebiliyoruz.” dedi.</p>
<h4>Betonda KGS’nin yaptığı etkin denetim sektörün tamamına uygulanmalı</h4>
<p>Yapı malzemelerinin denetimine değinen Yavuz Işık, “Beton dünyada en çok kullanılan yapı malzemesidir. Bugün dünyanın en yüksek binaları betonarme ile yapılmakta ve en güvenli yapı malzemesi olarak dünyanın dört bir yanında kullanılmaktadır. Ancak, diğer yapı malzemelerinde de olduğu gibi doğru uygulanması ve üretilmesi gerekmektedir.” dedi.</p>
<h4>Bakanlık denetliyor</h4>
<p>Denetimin sağlanamadığı yapının, hangi malzeme ile yapılırsa yapılsın depreme karşı yeterli dayanıma sahip olmayacağının altını çizen Yavuz Işık, “Ülkemizde beton üretiminde en etkin denetim T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmış kuruluş olarak atanan Kalite Güvence Sistemi (KGS) tarafından yapılmaktadır. Bu denetimlerde, beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de yapılmaktadır. Ülkemizde üretilen 67 milyon metreküp betonun yüzde 65’i KGS tarafından denetlenmektedir. Hazır betonda kaliteli üretim için KGS’nin uyguladığı denetim sistemi esas alınarak bütün tesisler ciddi bir şekilde denetlenmelidir.” diye konuştu.</p>
<p>T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu yıl uygulamaya başlayacağı karekodlu beton irsaliyesi ve transmikser etiketi uygulamasına da değinen Yavuz Işık, “THBB olarak bu uygulamaları, sektörümüzdeki haksız rekabetin azaltılması ve kalite seviyesinin yükseltilmesi için önemli bir fırsat olarak görmekteyiz.” dedi.</p>
<h4>Halkımızın bilinçlenmesi için çalışıyoruz</h4>
<p>THBB olarak hem üyeleri hem de beton kullanıcıları için depreme dayanıklı yapı tasarımı ve hazır beton uygulamalarını konu alan bilgilendirmeler yaptıklarını ifade eden Yavuz Işık, “Birliğimizin kurulduğu günden bu yana Türkiye’de kaliteli ve standartlara uygun betonun üretilip kullanılması için yurdun dört bir yanında seminerler düzenliyoruz.</p>
<p>Son olarak Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde son iki yılda gerçekleştirdiğimiz ‘Doğru Beton Uygulamaları’ başlıklı 24 seminer ile müteahhitlere, mühendis ve mimarlara, yapı denetim kuruluşlarına ve betonla ilgili kamu idarelerinin yetkililerine betonun doğru uygulamalarını anlattık. Ayrıca, THBB olarak özel ve kapsamlı Deprem Performans Raporu da hazırlamaya başladık. Binalarının depreme dayanıklılığıyla ilgili durumunu merak etmekte olan; mülk sahipleri, bina yöneticileri, mühendislik büroları, belediyeler ve mahalli idareler, kamu kurumları için benzerlerinden ayırt edici özelliklere sahip ayrıntılı “Binaların Deprem Performansı Analiz Raporu” hazırlayabiliyoruz. Kaliteli yapılaşma ve deprem konusunda halkımızın bilinçlenmesi adına üzerimize düşeni yapmaya devam ediyoruz.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/yuksek-riskli-yapilar-daha-hizli-belirlenmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Sigorta Birliği: Depreme karşı sigortasız konut kalmamalı</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiye-sigorta-birligi-depreme-karsi-sigortasiz-konut-kalmamali/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiye-sigorta-birligi-depreme-karsi-sigortasiz-konut-kalmamali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2020 11:32:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[DASK]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Sigortasız konut]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?p=363955</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği Marmara depreminin 21’inci yıl dönümünde depreme karşı sigortasız konut kalmamamı gerektiğini hatırlattı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17 Ağustos Marmara <a href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istanbuldaki-20-yas-ustu-konutlarin-3te-ikisi-deprem-sigortasiz/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>deprem</strong></a>inin 21’inci yıl dönümünde, Türkiye’de depreme karşı önlem alma bilinci hala yeterli düzeye ulaşmazken, olası bir depremden sonra yaraları hızla sarmak için sigortalılık oranlarının yükselmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p>Türkiye Sigorta Birliği&#8217;nden yapılan açıklamaya göre, sigorta sektörü, depreme karşı evlerini güvence altına almak isteyenler için Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) ve Konut Sigortası ile pek çok teminat sunuyor.</p>
<h4>Sigortasız konut kalmamalı</h4>
<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, 17 Ağustos 1999’da yaşanan depremin Türkiye’nin bugüne kadar yaşadığı en büyük doğal afetlerden biri olduğunu belirterek, “Marmara depremi ile afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve afet sonrası hayatın hızla normale dönebilmesi için gerekli önlemleri almanın önemini acı bir tecrübe ile öğrendik. Depremin ardından 2000 yılında Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) kurulması depremin olumsuz maddi etkilerini azaltma noktasında çok önemli bir adım oldu.</p>
<h4>ZDS sigortalılık oranı yüzde 55’e ulaştı</h4>
<p>DASK, kuruluşundan bu yana meydana gelen 788 depremde 393 milyon TL hasar ödemesi yaparken, ülkemizde ZDS sigortalılık oranı da yüzde 55’e ulaştı. Ancak elbette bu oranlar yeterli değil. Türkiye’de depreme karşı sigortasız konut kalmaması gerekiyor. Vatandaşlarımızın depreme karşı önlem alması, sigorta yaptırması ve süresi dolan poliçelerini yenilemesi, deprem sonrasında hayatın yeniden normale dönebilmesi için büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<h4>Doğal afetlere karşı</h4>
<p>Doğal afetlerin vatandaşlar için ciddi hasar maliyetleri ile karşılaşma riski doğurduğunu kaydeden Benli, &#8220;ZDS , konutları depreme ve depremin doğrudan neden olduğu yangın, yer kayması ve tsunami gibi afetlerin yol açtığı yapısal hasarlara karşı belirlenen limitler dahilinde güvence altına alıyor. Bunun dışındaki hasarlar içinse konut sigortası yaptırmak önem taşıyor. Konut sigortası ile Zorunlu Deprem Sigortası bedelinin üzerinde kalan bedelin yanı sıra eşyaları da güvence altına almak mümkün oluyor.&#8221; değerlendirmelerinde bulundu.</p>
<p><strong>AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/turkiye-sigorta-birligi-depreme-karsi-sigortasiz-konut-kalmamali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem ve kötülük!</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/deprem-ve-kotuluk/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/deprem-ve-kotuluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2019 10:46:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=333981</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta yaşanan Silivri yakınlarındaki Marmara Denizi kaynaklı deprem, bir çok yazarın olayı farkı açılardan yorumlamalarını da beraberinde getiriyor.

]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“İstanbul&#8217;u 5.8 şiddetinde sallayan deprem 1999 <a href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/deprem-sigortasi-dask-nasil-yapilir-333975/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Marmara Depremi</a>&#8216;ne dönmemize neden oldu.” diyen Birgün Gazetesi yazarı Tarik Şengül, konuyu iktidar, yapılan kötülükler ve toplumun rant anlayışını neden bu kadar desteklediğini mercek altına aldı.</p>
<p><strong>Şengül’ün yazısı şöyle….</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;u 5.8 şiddetinde sallayan deprem 1 999 Marmara Depremi&#8217;ne dönmemize neden oldu. İstanbul&#8217;u 5.8 şiddetinde sallayan deprem 1 999 Marmara Depremi&#8217;ne dönmemize neden oldu. Gördük ki, 20 yılın sonunda depreme hazırlıklılık konusunda işler daha da kötüleşmiş!</p>
<p>Binlerce insanın yaşamını görmezden gelen bu vurdumduymazlığı nasıl açıklayacağız?</p>
<h3>İktidarın kötülüğü tamam! Ya diğerleri?</h3>
<p>AKP iktidarını sorumlu tutmak kolay ama bu derece akıl dışı bir anlayışın nasıl bu derece uzun süre iktidarda kalabildiğini açıklamak o kadar kolay değil!</p>
<p>İstanbul&#8217;la ilgili bu sorulara yanıt ararken aklıma Lizbon Depremi geldi. 1755 yılında Lizbon 9 şiddetinde sarsılır; kentin yüzde 85&#8217;i tahrip olur, 60-100 bin aralığında insan yaşamını kaybeder. Lizbon Depremi insanlık tarihin en büyük afetlerinden biri sayılır.</p>
<h3>Krizi fırsata çevirme bilgeliği…</h3>
<p>Lizbon Depremi tartışmalarında öne çıkan kavram kötülüktür. Binlerce insanın yaşamını vahim bir biçimde yitirmesi büyük bir kötülük olarak değerlendirilir. Kötülük ise doğa, tanrı ve insanlık olmak üzere üç alternatif kaynak etrafında tartışılır. Tam da bu tartışmalar çerçevesinde Lizbon Depremi modernin başlangıcı olarak görülür.</p>
<p>Çünkü bu derece büyük bir felaketi, tanrının insanlara bir uyarısı olarak gören anlayış, sorumluluğu doğaya ama daha çok da insana yükleyen anlayış karşısında tarihi bir yenilgi alır. Depremin günahkâr insanlığa tanrının bir cezası ya da insanlığın sınanması olduğunu söyleyenler, mahkeme önünde hesap vermek zorunda kalırlar. Lizbon&#8217;u yönetenler, günahkârlığın cezalandırılması yönündeki açıklamalar karşısında, günahkârlığın faturasının kendilerine çıkarılacağı kaygısıyla, bilimsel açıklamalardan yana ağırlık koyarlar.</p>
<h3>Kendimize dönelim</h3>
<p>Lizbon&#8217;da 3 asır önce yenilen &#8220;fıtratçılığın&#8221; AKP dünyasındaki popülerliğini hatırlatarak kendi sorunumuza dönelim.</p>
<p>Bu kaderci strateji geçtiğimiz dönemde işlemiş olabilir. Ancak geldiğimiz noktada toplumun farklı kesimleri farklı nedenlerle. artık günahın kaynağındaki kötü olarak AKP iktidarını görüyor.</p>
<h3>Üçlü eleştiri bakış açısı</h3>
<p>Dindar, AKP&#8217;ye bakıp; kötülüğü sefahate düşmekle,<br />
Seküler olan bilimin reddiyle,<br />
Soldan bakan rant ve yolsuzlukla özdeşleştiriyor.</p>
<h3>Patolojik kötülük 20 yıl nasıl hükmetti?</h3>
<p>Bu büyük kötülüğün müsebbibi konusunda, ortaya konulan kanıtların da etkisiyle oydaşma genişlerken, doğru yolda mıyız diye, sorma ihtiyacı duyuyorum. Kötülüğün AKP yönetici kadrolarıyla özdeşleştiği bir durumda, kötünün kendisi patolojik bir vakaya dönüşmüyor mu? Eğer bu teşhis doğruysa, patolojik bir vakanın çeşitli düzeylerde ülkenin son 20 yılına nasıl hükmedebildi?</p>
<p>Kuşkusuz AKP iktidarı bu tablonun baş sorumlusudur. Toplanma alanlarının başına gelenlerde, deprem fonlarının gelişigüzel ve amaç dışı kullanımında, 2002 yılında Japon uzmanlarla birlikte İstanbul için başlatılan riskli yapılar envanter çalışmasının durdurulmasında, imar barışı çılgınlığının altında AKP iktidarının imzası var.</p>
<h3>Kalan artık ne olacak?</h3>
<p>Örnekleri çoğaltabiliriz. Lâkin kötülüğün kaynağındaki kötüyü paketleyince geride hala azımsanmayacak bir artık kalıyor. Toplanma alanları AVMTere dönüştürülürken, o alanlarda ana muhalefet partisine ait kaç ilçe belediyesi sesini yükseltti?</p>
<p>Yakın dönemde, imar barışı deliliği gündeme geldiğinde muhalefet, &#8220;Seçimin öncesinde oy kaybederiz&#8221; kaygısıyla sessiz kalmadı mı? işin kötüsü, kaygılarında haksız da değillerdi; azımsanmayacak bir kesim, imar barışını kentlerden tırtıklandıklarını yasallaştırmanın fırsatı olarak coşkuyla karşıladı. Örnekleri artırabiliriz. Meseleyi &#8216;hepimiz suçluyuz&#8217;a getirme niyetinde değilim.</p>
<h3>Bu akıl dışılık bu kadar süre iktidarını nasıl korudu?</h3>
<p>Ama şunu söylüyorum; kötülüğün kaynağında, operatörün (AKP) ötesinde bir rant makinesi var. Birçok kesim yakın dönemde paylarını almak için o makinenin parçası haline geldiler. Tam da bu makine etrafında kurulan asamblaj nedeniyle bu akıl dışılık bu kadar süre iktidarını korudu. Dolayısıyla sadece operatörden değil, bütün parçalarıyla ve zihniyetiyle bu kötülük makinesinden kurtulmak zorundayız. Kısaca demem o ki; kimler makineden pay aldıysa, bir adım öne çıksın&#8230;</p>
<p><strong>Tarık Şengül-Birgün Gazetesi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/deprem-ve-kotuluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6,7 milyon konutun bir an önce dönüşmesi gerekiyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/67-milyon-konutun-bir-an-once-donusmesi-gerekiyor/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/67-milyon-konutun-bir-an-once-donusmesi-gerekiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Sep 2019 15:08:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[hazır beton]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel dönüşüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=333964</guid>

					<description><![CDATA[THBB: "6,7 milyon konutun bir an önce dönüşmesi ve kentsel dönüşümün hızlanması gerekiyor. Bu konuda başarının anahtarı doğru beton uygulamalarıdır."
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>26 Eylül 2019 tarihinde Marmara Denizi İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremle ilgili açıklamada bulunan Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, <a href="https://www.emlaknews.com.tr/haberler/kentsel-donusumde-kaliteli-beton-dogru-uygulanmalidir-333901/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kentsel Dönüşüm</a> Eylem Planı’na göre acil ve öncelikli denilen 1,5 milyon konutun dönüşümünün 5 yıl içerisinde sağlanacağını belirterek kentsel dönüşüm kapsamında Türkiye’de depreme dayanıksız olan 6,7 milyon konutun acil olarak yenilenmesi gerektiğini ve bu konuda başarının anahtarının, kaliteli beton kullanımı ve doğru beton uygulamaları olduğunu vurguladı.</p>
<h2>Deprem bir kez daha uyardı</h2>
<p>Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 30 yılı aşkın süredir uğraş veren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 26 Eylül 2019 tarihinde Marmara Denizi İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem sonrası uyarılarda bulundu.</p>
<p>Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, tedbir alınmazsa gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayacağımıza dikkat çeken Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, şu açıklamalarda bulundu: “2019 yılında yürürlüğe giren yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nı incelediğimizde nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlasının “deprem tehlikesi yüksek” bölgelerde yaşamakta olduğunu görüyoruz. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da 6,7 milyon konutun depreme dayanıksız olduğunu ve bu konutların yenilenmesi gerektiğini açıklamıştır.</p>
<h3>58 yılda 58 bin can heba oldu</h3>
<p>Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak, depremlerden her yıl ortalama 1.003 vatandaşımız hayatını kaybetmekte ve 7.094 bina yıkılmaktadır. T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre Marmara Depremi’nin yaşandığı 17 Ağustos 1999’dan bugüne kadar ülkemizde 308.030 deprem gerçekleşmiştir. 26 Eylül 2019 tarihinde Marmara Denizi İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem, kentsel dönüşümün önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.</p>
<h3>‘Deprem önceden bilinmez’</h3>
<p>Depremin herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir ve depremin önceden bilinmesi imkânsızdır. Depremlerin oluşturacağı zararları azaltmanın en etkin iki yolu ise kaliteli, güvenliği kanıtlanmış betonlarla depreme dayanıklı yapılar inşa etmek ve toplumu depreme karşı bilinçlendirmektir. Son olarak T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kentsel Dönüşüm Eylem Planı açıklanmış ve 6,7 milyon konuttan acil, öncelikli denilen 1,5 milyon konutun dönüşümünün 5 yıl içerisinde sağlanacağı ifade edilmiştir. Kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılmalıdır. Bugün, Türkiye’de depreme dayanıksız olan 6,7 milyon konutun yenilenmesi için gerekli adımlar atılmalıdır. Kentsel dönüşümde başarının anahtarı, kaliteli beton kullanımı ve doğru beton uygulamalarıdır. Bunun bir an önce gerçekleşmesini her şeyden önce bir vatandaş olarak bekliyorum.”</p>
<h3>“KGS belgeli kaliteli hazır beton olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır”</h3>
<p>Kaliteli beton kullanımı ve denetim ile depremi az hasarla atlatmanın mümkün olduğunu vurgulayan Yavuz Işık: “Yapılan araştırmalarda deprem yıkımlarının önemli nedenlerinden birinin standart dışı beton kullanılması, uygulama ve proje hataları olduğu görülmektedir. Depreme dayanıklı yapılara ihtiyaç olan ülkemizde hazır beton sektörünün en önemli sorunu bir kısım üreticinin denetim dışı, kalitesiz üretim yapmasıdır. THBB olarak önceliğimiz bu üreticilerle ilgili bütün kesimleri ve halkımızı bilgilendirmek, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) önemini anlatmak ve ülkemizde kullanılan betonun tamamının kaliteli üretilmesi için çalışmaktır.</p>
<h3>Hazır beton niteliklidir</h3>
<p>Hazır beton alanında kaliteyi garanti altına almayı hedefleyen Birliğimiz, Kalite Güvence Sistemi (KGS) denetimleri ile kaliteli ve yüksek dayanım sınıflarında beton üretimi gerçekleşmesini sağlamaktadır. Beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de gerçekleştiren KGS tarafsızlığını kanıtlayarak kaliteli beton kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Hazır betonun üretim sürecinin tamamını kapsayacak şekilde denetlenmesi, deprem ve diğer dış etkilere dayanıklı binalar üretmek için kaçınılmaz bir şarttır.</p>
<p>Yeni yapıların oluşturulmasında ve kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılacak KGS belgeli kaliteli hazır beton olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır. Kentsel dönüşümde başarının anahtarı, kaliteli beton kullanımı ve doğru beton uygulamalarıdır.” dedi.</p>
<h3>“Kaliteli yapılaşma ve deprem konusunda halkımızın bilinçlenmesi adına üzerimize düşeni yapmaya devam ediyoruz”</h3>
<p>THBB olarak hem üyeleri hem de beton kullanıcıları için depreme dayanıklı yapı tasarımı ve hazır beton uygulamalarını konu alan bilgilendirmeler yaptıklarını ifade eden Yavuz Işık: “Birliğimizin kurulduğu günden bu yana Türkiye’de kaliteli ve standartlara uygun betonun üretilip kullanılması için yurdun dört bir yanında seminerler düzenliyoruz. Beton Bileşenleri, Taze Beton, Betonun Yerleştirilmesi ve Bakımı, Betonun Dayanımı ve Dürabilitesi, Özel Betonlar, Betonda Kalite Denetimi gibi konuların anlatıldığı, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde periyodik olarak gerçekleştirdiğimiz bu seminerlerde beton kullanıcılarına yani müteahhitlere, mimarlara, mühendislere ve betonla ilgili kamu idarelerinin yetkililerine, yapı denetim kuruluşu temsilcilerine ve beton üreticilerine betonun doğru uygulamalarını anlatıyoruz. Son iki yılda 17 farklı ilde 21 seminer gerçekleştirdik. Kaliteli yapılaşma ve deprem konusunda halkımızın bilinçlenmesi adına üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.” diye konuştu.</p>
<h3>“Bütün beton üreticilerini standartlara uygun üretim yapmak üzere KGS Sistemi’ne davet ediyoruz”</h3>
<p>Türkiye’de üretilen betonların yüzde 65’inin Türkiye Hazır Beton Birliği üyeleri tarafından KGS belgeli olarak üretildiğinin altını çizen Yavuz Işık: “Depreme karşı dayanıklı yapılaşma için bu oranın çok daha yüksek olması gerekmektedir. KGS Sistemi’ne katılan beton tesisleri, yoğun kontroller sonucunda daha stabil bir üretim yapmakta, kalite sapmaları azalmaktadır. Böylece hem kaliteli hem de ekonomik bir üretim sağlanmaktadır. Standartlara uygun üretimin sağlanması sonucunda beton üreticisi ile tüketici arasında güven sağlanmaktadır. Sektördeki bütün üreticilere tarafsız ve doğru bir denetim uyguladığı için KGS Belgeli beton üreticileri özellikle tercih edilmektedir. Bu doğrultuda, bütün beton üreticilerini standartlara uygun üretim yapmak üzere KGS Sistemi’ne davet ediyoruz.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/67-milyon-konutun-bir-an-once-donusmesi-gerekiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un en önemli sorunu olası deprem ve sonrası</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istanbulun-en-onemli-sorunu-olasi-deprem-ve-sonrasi/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istanbulun-en-onemli-sorunu-olasi-deprem-ve-sonrasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Dec 2018 09:35:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bülent Kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=330191</guid>

					<description><![CDATA[Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, "İstanbul’da eski binaların çoğunlukta olduğu mahallelerde acilen kentsel dönüşüm uygulanmalı" dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Marmara Arama Kurtarma ve Araştırma Derneği yöneticileriyle bir araya gelen Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, İstanbul’un en büyük sorununun olası deprem ve sonrası olduğunu söyledi.</p>
<p>1999 depreminden sonra Marmara’da küçük çapta depremler yaşanmaya devam ettiğini belirten Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu şunları ifade etti: “ Deprem uzmanlarından aldığımız bilgilere göre; Marmara’da yaşanan küçük depremler, büyük depremin beklendiği ana fayın ne kadar gerildiğine işaret ediyor. Maalesef 99 depreminin ardından başta Bakırköy olmak üzere İstanbul’un eski yapı stoğunda önemli değişiklik olmadı. Bu da olası bir depremde ne kadar büyük bir yıkımla karşılaşabileceğimizin göstergesidir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi özellikle çok eski yapıların bulunduğu mahallelerde acilen kentsel dönüşüm kararı almalıdır.”</p>
<p>Başkan Kerimoğlu, deprem sonrası için belediye olarak hazırlıklı olduklarını söyleyerek,” Bakırköy Belediyesi olarak BAKUT(Bakırköy Belediyesi Arama Kurtarma Timi) ile 24 saat göreve hazırlıklıyız. Marmara Arama Kurtarma ve Araştırma Derneği gibi sivil toplum örgütleriyle de deprem sonrasıyla ilgili sürekli işbirliği ve koordinasyon içerisindeyiz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istanbulun-en-onemli-sorunu-olasi-deprem-ve-sonrasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahşap yapılar büyük depremlere karşı dirençli</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/ahsap-yapilar-buyuk-depremlere-karsi-direncli/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/ahsap-yapilar-buyuk-depremlere-karsi-direncli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2018 09:47:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ario Ceccotti]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=330153</guid>

					<description><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ceccotti, "Sismik eğilimli alanlarda ahşap yapılar tercih edilebilir. Çünkü büyük depremlere karşı dirençlidirler" dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ario Ceccotti, &#8220;Sismik eğilimli alanlarda, ahşap yapılar tercih edilebilir. Çünkü büyük depremlere ve artçı şoklara karşı dirençlidirler. Depremden iletilen enerjiyi dağıtma kapasitesine bağlı olarak ahşap kullanılan bir bina, bir dereceye kadar hasar görmüş olsa bile harabe olmayacaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Yapısal stabilite, ahşap mühendisliği, sismik alanlar ve ahşap yapılar alanında dünyanın sayılı uzmanlarından biri olarak bilinen Ceccotti, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;de çok kaliteli bir ahşap mühendisliği ve alanında profesyonel araştırma topluluğu olduğunu belirtti.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki 13 orman fakültesinde Türk ahşabı ve kerestesinin gayet iyi bilindiğini ancak işin mühendislik kısmında bir eksiklik olduğunu, bu konuda mühendislerin, mimarların ve ahşap teknisyenlerinin birlikte çalışması gerektiğini anlatan Ceccotti, inşaat mühendislerinin keresteyi yapısal malzeme olarak kullanmaları için eğitim almalarının önemini vurguladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ciddi büyüklükte orman arazileri olduğu için binalarda ahşap kullanımının daha fazla olması gerektiğinin altını çizen Ceccotti, çam, ladin ve kestane gibi yerel kütüklerin niteliklerinin uygun olmaması nedeniyle mimaride kullanılamadığından Türkiye&#8217;ye Rusya&#8217;dan kereste ithal edildiğini söyledi.</p>
<p>Ceccotti, Türkiye&#8217;de kereste kullanan 38 inşaat firması olduğunu ve son yıllarda bu sayının arttığını dile getirerek, &#8220;Ahşap, yapılarda son derece iyi sonuçlar veren, kullanımı kolay, rahat, çevre dostu ve çok dayanıklı bir malzeme. Ormanlardan kereste elde etmek için ormanın aslında çok küçük bir bölümünü kullanıyorsunuz. Ahşap elde etmek için ormanları tüketmiyorsunuz ya da ormanlara zarar vermiş olmuyorsunuz. Tam tersine ormanın yaşamasını ve sürdürülebilir olmasını sağlıyorsunuz. Çünkü ağaç yeniden oluşabilen ve büyüyen bir canlı.&#8221; diye konuştu.</p>
<h2>&#8220;Deprem anında ahşap binada olmak daha güvenli&#8221;</h2>
<p>Deprem bölgelerindeki yapılarda ahşap kullanımının önemine dikkati çeken Ceccotti, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Ahşap, son derece hafif bir malzeme. Yapının kütlesi ile doğru orantılı olarak düşünürseniz bir bina ne kadar ağır olursa hissedeceği depremin kuvveti de o kadar büyük olacaktır. Bu bakımdan ahşap, hafif olması nedeniyle avantajlı. Güçlü bir depremde binaların çöküp çökmemesi çok önemli bir gösterge. Yeni ve modern ahşap binalarda deprem olduğunda çökme olmaz hatta deprem anında böyle bir binanın içinde olmak çok daha güvenlidir. Bina sallanabilir ama üzerinize çökmez. Bina içindeki eşyalar sabitlendiği sürece böyle bir binada hayatta kalırsınız.&#8221;</p>
<p>Prof. Dr. Ario Ceccotti, Türkiye&#8217;de deprem bölgelerinde ahşabın yapı malzemesi olarak kullanımı konusunda tüm standartların mevcut, ancak Türk ahşabı kullanımının eksik olduğunu ifade etti.</p>
<h2>&#8220;Hasar görse bile harabe olmaz&#8221;</h2>
<p>Depreme eğilimli alanlarda ahşabın başarıyla kullanılabileceğinin altını çizen Ceccotti, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Bir binadaki gerçek sismik hareketin, binanın ağırlığına orantılı olduğunu biliyoruz. Eğer binanız daha hafif olursa sismik kaynaklı stres daha az olacaktır. Sismik eğilimli alanlarda ahşap yapılar tercih edilebilir. Çünkü büyük depremlere ve artçı şoklara karşı dirençlidirler. Depremden iletilen enerjiyi dağıtma kapasitesine bağlı olarak ahşap kullanılan bir bina, bir dereceye kadar hasar görmüş olsa bile harabe olmayacaktır. Ahşap yapılar, deprem sonrasında da kullanılabilir olduğu için binlerce kişinin makul bir maliyetle başka bir yere taşınmasını sağlar.&#8221;</p>
<p>Çalışma hayatı boyunca ahşap yapıların deprem performansını değerlendirdiğini aktaran Ceccotti, 2007 yılında Japonya&#8217;da bir bina üzerinde gerçekleştirdikleri depreme bağlı masa testinin, çok güçlü bir depremde ahşap binanın ne kadar dirençli olabileceğini gösterdiğini belirtti.</p>
<h2>&#8220;Mevcut binaların güçlendirilmesinde kullanılabilir&#8221;</h2>
<p>Prof. Dr. Ceccotti, ahşabın sadece yeni binaların inşası için değil, mevcut binaların güçlendirilmesi için de kullanılabileceğine işaret ederek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Ahşap binalar dışında, beton gibi diğer malzemelerden yapılmış binalar da buna dahildir. Her bir inşaat tipi, farklı bir güçlendiriciyi talep eder. Avrupa&#8217;da bu noktada çeşitli projeler üzerinde çalıştım. Mevcut bina tipolojileri ve tasarlanan farklı takviye tekniklerinin test edilerek, ön araştırmanın yapılması gereklidir. Bu araştırma maliyetlidir ancak depremde yaşanan kayıpların oranı, bu tarz araştırmalarla çok daha düşük olacaktır.&#8221;</p>
<p>Ahşabın da beton veya çelik kadar hakkında fikir sahibi olunması gereken bir yapı malzemesi olduğunu ifade eden Ceccotti, dünyadaki önemli mimarların, yapılarında bazen beton bazen de ahşap malzeme kullandığını aktararak, hangisinin kullanılması gerektiğine projenin özelliklerine göre mühendislerin karar vermesi gerektiğini söyledi.</p>
<h2>&#8220;Modern ahşap yapılar yangına dayanıklı&#8221;</h2>
<p>Ceccotti, içine su hapsedebilen yapısal malzemelerden kaçınılması gerektiğinin altını çizerek, kerestenin, nem ve rutubete karşı korunmalı olduğunu belirtti.</p>
<p>Yeni ve modern ahşap yapıların yangına dayanıklı olduğunu vurgulayan Ceccotti, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>&#8220;Örneğin, İsviçre&#8217;nin uzun bir ahşap mimari geleneği var. Farklı yapılarda yangının nasıl bir maliyete yol açtığına dair detaylı istatistikler yapıyorlar. Eski tip ahşap yapılara kıyasla yeni ve modern tekniklerle inşa edilmiş ahşap binalar yangına uzun süre dayanabiliyor. Yanıcı olmayan kereste henüz icat edilmedi ancak modern tasarım sistemleri ve yangına karşı koruma sistemleri ile ahşap yapıların diğer inşaat malzemelerinde olduğu gibi yangın performanslarına karşı da dayanıklı olması mümkündür.&#8221;</p>
<p><strong>AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/ahsap-yapilar-buyuk-depremlere-karsi-direncli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rize&#8217;de dolgu alanına yapılan binalar korkutuyor</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/rizede-dolgu-alanina-yapilan-binalar-korkutuyor/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/rizede-dolgu-alanina-yapilan-binalar-korkutuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2018 06:26:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[rize dolgu alanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=330138</guid>

					<description><![CDATA[Doğu Karadeniz'in 3'üncü derece deprem riski bölgesine çekilmesi sonrası gözler Rize'de dolgu alanındaki binalara çevrildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rize&#8217;de, 1960&#8217;lı yılların ortalarında, dönemin belediye başkanı Ekrem Orhon tarafından deniz dolgusu başlatıldı.</p>
<p>Büyük taşlarla doldurulan, arasına kum veya balçık gibi malzemelerle karışım yapılan 350 bin metrekarelik alan, deniz dolgu alanı olarak kazanıldı. Denizi dolduran Ekrem Orhon da &#8216;Denizi kara, karayı para yapan başkan&#8217; olarak anıldı. Şehir merkezinin yaklaşık 3&#8217;te 1&#8217;ini oluşturan dolgu alanı üzerinde, ilk etapta 3 kat halinde yapılara izni verildi; ancak geçen sürede, dolgu alanına yüksek katlı binalar inşa edildi. Bugüne kadar aralarında valilik, belediye başkanlığı, kültür merkezi, adliye gibi kamu kurumlarının da yer aldığı çok sayıda binanın inşa edildiği alanda, yaklaşık 70 bin kişi yaşıyor.</p>
<h2>Rapor hazırlandı, tehlikeye dikkat çekildi</h2>
<p>DHA&#8217;da yer alan habere göre dolgu alan üzerindeki binalarla ilgili geçen yıl teknik inceleme yapan Rize İnşaat Mühendisleri Odası tarafından rapor hazırladı. Raporda, 3 kat yapı izni verilen dolgu alanına mühendislik ilke ve hesaplamalarından uzak zihniyetle yüksek katlı binaların inşa edildiği kaydedildi. Deniz suyu seviyesinin altında kalan bina temellerinin, oluşan korozyon nedeniyle zarar gördüğünün belirtildiği raporda, tuzlu su altında kalan bina demirlerinin de özelliğini kaybettiği ve çapının düştüğü vurgulandı. Raporda, ayrıca, güçlendirme çalışmasıyla ayakta kalabilecek birkaç bina dışındaki tüm binaların yıkılması gerektiğine dikkat çekildi.</p>
<h2>&#8220;Demirler açığa çıktı, taşıyıcı kolonlar dökülüyor&#8221;</h2>
<p>Gürcistan&#8217;da geçen yıl meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin fay hattını etkilediği ve yarılmayı hızlandırdığı belirlenirken, Doğu Karadeniz&#8217;in 4&#8217;üncü derece deprem riski bölgesinden 3&#8217;üncü derece deprem riski bölgesine çekilmesi sonrası gözler yeniden dolgu alanındaki binalara çevrildi. Rize İnşaat Mühendisleri Odası&#8217;nca yapılan teknik incelemelerde, dolgu üzerinde deniz korozyonuna uğrayan çok sayıda binanın temellerinin ağır hasarlı olduğu ortaya çıktı. Bina temellerindeki demirlerin açığa çıktığı ve kolonların tahrip olduğu tespit edildi. Hasarın en fazla gözlendiği yerlerin başında, 3 kat olarak inşa edilen ancak sonradan 3 ilave kat daha atılan cami, mescit, lokanta ve çok sayıda dernek ve vakfa ait yerlerin bulunduğu belediye blokları geliyor.</p>
<h2>&#8220;Binalar riskli duruma gelmiş&#8221;</h2>
<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından Rize dolgu sahasındaki binalardan beton numuneler alınarak, mukavemet değerlerinin ortaklaşa ölçüldüğünü belirtti. Binaların riskli çıktığını kaydeden Yazıcı, &#8220;Beton sınıfları çok düşük olan binaların uygun değerleri taşımadığını saptadık. Bunun üzerine kendimiz gözlemsel ve deneysel olarak bu binaları incelemeye devam ettiğimizde gördük ki deniz suyundaki tuz, temelle beraber 10- 12&#8217;nci kata kadar binanın komplesini sarmış durumda. Beton sınıfı ve demirdeki bu korozyon kayıpları, binaları riskli duruma getirmiş. Bu raporları hazırlayıp, vatandaşlara verdik&#8221; dedi.</p>
<h2>&#8220;Binalar 10-15 yılda kendiliğinden çökebilir&#8221;</h2>
<p>Binaların risk arz ettiğini ifade eden Başkan Yazıcı, &#8220;Muhtelif tarihlerde, bu deniz dolgusu üzerinde yapılan binalar 2&#8217;şer 3&#8217;er katken herhangi bir mühendislik ve bilim hesaplaması yapılmamış. O binalar, o zamanki kalfaların, ustaların teknikleri ile yapılmış. Bu binalar, ilave imar izinleri ile kat doğurmaya başlamış. Üç kat tasarlanan ve hiçbir mühendislik tekniği uygulanmayan binalar, 8 hatta 10- 12 katlara çıkmış. Binalar, günümüzde deniz suyu ile beraber korozyon tehlikesi altında. Demirler ömrünü tamamlamış ve birçoğu elle dağılacak seviyeye gelmiştir. Binalar birbirilerine yaslanarak, ayakta duruyor. Önümüzde yaşanabilecek bir depremde bu binalar risk altındadır. Hatta bu yarılama ömrü hızlanırsa belki de 10 veya 15 yıl sonra kendiliğinden bile çökebilirler. En korkutucu tarafı da budur&#8221; diye konuştu.</p>
<h2>&#8220;Şehri taşırken doğru planlamalı&#8221;</h2>
<p>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı&#8217;nın sorunun çözümü için çalışma yürüttüğünü bildiklerini kaydeden Yazıcı, &#8220;Rize&#8217;de Ekrem Orhon Mahallesi, Bakanlık tarafından kentsel dönüşüme taabii tutulacak. Bu alanın kentle beraber yeni bir kimliğe bürünmesi bizi sevindirdi. Tabii ki bunu yapmak kolay değil, biz de bu konuda tavsiyelerimizi sunduk. Burada ticaret yapan esnaflar ne olacak? Bu esnaflar kredi almışlar, yanlarında çalıştırdıkları elemanlar var. Bu alanda yaşayan insanlar var. Bunları nereye, nasıl taşıyacağız? Geçici olarak nerede yaşayıp nerde ticaret yapacaklar. Bu alanların belirlenmesi gerekiyor. Ömrü tamamlanmış binaların öncelikli yenilenmesi gerekiyor. Şehri taşırken nereye doğru kenti büyüteceğimizi iyi planlamamız gerekiyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Bakanlık: Mevcut yapıların tasfiyesi sağlanmalı</h2>
<p>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da 1960&#8217;lı yılların ortalarında başlatılan deniz dolgusu çalışmalarıyla kazanılan ve üzerinde çok sayıda konut, ticaret ve kamu binalarının yer aldığı alanların kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında yıkılıp &#8216;yerinde dönüşüm&#8217; ilkesiyle yeniden yapılandırılmasının mümkün olmadığını açıklamıştı. Bakanlık açıklamasında, &#8220;Dolgu alanlarının zemin koşulları nedeniyle yeniden yapılaşmaya açılmayacak olması nedeniyle bu alanlar üzerinde bulunan mevcut yapıların tasfiyesini sağlamak ve afet risklerini bertaraf etmek üzere öncelikle yeni yerleşim alanı olarak kullanılabilecek alternatif Rezerv Yapı Alanlarının belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır&#8221; ifadelerine yer vermişti.</p>
<p>Bu arada, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum&#8217;un, bugün Rize&#8217;de dolgu alanındaki riskli binalar ile kentsel dönüşüm alanlarında incelemelerde bulunacağı öğrenildi.</p>
<p><strong>Habertürk</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/rizede-dolgu-alanina-yapilan-binalar-korkutuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul depreminde büyük yıkımı Avrupa Yakası yaşayacak</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istanbul-depreminde-buyuk-yikimi-avrupa-yakasi-yasayacak/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istanbul-depreminde-buyuk-yikimi-avrupa-yakasi-yasayacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2018 12:18:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ahmet Ercan]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=329078</guid>

					<description><![CDATA[Deprem uzmanı Prof. Dr. Ercan, "Yapı niteliğine baktığımız zaman depremden %35 oranında Anadolu yakası, %65 yıkımını ise Avrupa yakası yaşayacak" diye konuştu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Irak-İran sınırında geçtiğimiz günlerde meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremin Türkiye&#8217;yi etkileme ihtimali bulunmadığını fakat depremin Türkiye&#8217;de 17 Ağustos 1999 Gölcük, 12 Kasım 1999 Düzce ve 23 Ekim 2011 Van depremini yapan Kuzey Anadolu Fay Hattı&#8217;nda meydana geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Ercan, “ Kuzey Anadolu fay hattındaki kırılmalar doğudan batıya doğru ilerliyor. İstanbul Küçükçekmece&#8217;ye ulaştığında fay ilerleyemiyor. Çünkü burada İstanbul Boğazı&#8217;nın altında 2 kilometrelik bir magma yükselmesi var&#8221; diye konuştu.</p>
<h2>İstanbul depremi tek değil en az üç olacak</h2>
<p>Prof. Dr. Ercan, olası İstanbul depremin tek olmayacağını kaydederek, “Beklenen İstanbul depremi, bir tane deprem olmayacak. İstanbul depremi en az 3 tane deprem olacak. Kuzey Marmara&#8217;da daha önce olan büyük depremlere baktığımızda bunların hepsinin ardışık bir şekilde olduğunu görüyoruz. Bu depremler meydana geldikten 3 yıl içinde gerçekleşmiş&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<h2>Sivriada 6.4, Tekirdağ Silivri arası 7.3</h2>
<p>Kuzey Anadolu Fay Hattı&#8217;nın Küçükçekmece bölgesinden geçemediğini söyleyen Prof. Ercan, “Orayı kırmak için 6 milyar gigatonluk güç gerektiriyor. Fay hattı bu gücü biriktirdiği anda burayı kıracak. O zaman &#8216;İstanbul depremi oldu&#8217; diyeceğiz. Küçükçekmece Sivriada&#8217;nın önünde 6,4 ile 6,7 arasında orta büyüklükte deprem olacak. Ancak Tekirdağ Marmara Ereğlisi ile Silivri arasında 7 ile 7.3 büyüklüğünde deprem olacak&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Yıkımı Avrupa Yakası yaşayacak</h2>
<p>Depremin yıkım gücünün yapılaşmaya olan uzaklığı ve niteliğine bağlı olarak değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Ercan, “Yapı niteliğine baktığımız zaman depremden yüzde 35 oranında Anadolu yakası etkilenecek. Yüzde 65 yıkımını ise Avrupa yakası yaşayacak&#8221; dedi. Prof. Dr. Ercan İstanbul&#8217;da kentsel dönüşümün yapılamadığına dikkat çekerek, “Kentsel dönüşüm İstanbul&#8217;da tam anlamıyla uygulanamıyor. İstanbul&#8217;un kırsal kesimlerinde uygulanabiliyor. İstanbul&#8217;un en büyük sorunu ulaşım ve nüfus yoğunluğu&#8221; diye konuştu.</p>
<h2>15 bin kişi hayatını kaybeder</h2>
<p>İstanbul depreminin 2045 yılından önce olmayacağını söyleyen Prof. Dr. Ercan, “Çanlar 2033&#8217;ten sonra çalmaya başlar. 2033&#8217;e kadar deprem olacağını düşünmüyorum. En olası yıllar 2040 ile 2050 yılları arasındadır. Deprem şu an için olursa biraz önce saydığım yerlerde &#8216;Küçükçekmece, Silivri, Marmara Ereğlisi&#8217; 15-20 bin kişiyi kaybedebiliriz. İstanbul&#8217;da 1 milyon 750 bin olduğunu sanıyoruz. Milyonlarca kişi evsiz kalabilir&#8221; dedi. Prof. Dr. Ercan, tarihi yarımada bölgesinin olası İstanbul depreminde en fazla etkilenen bölgelerden biri olacağını söyleyerek, “Ayasofya Müzesi&#8217;nden Süleymaniye Camii&#8217;ne, Süleymaniye Camii&#8217;nden Azatlı Deresi&#8217;nin olduğu kesime kadar olan bölgenin altındaki depremden çok güçlü olarak etkilenecektir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/istanbul-depreminde-buyuk-yikimi-avrupa-yakasi-yasayacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Moriwaki: İnşaatları en iyi şekilde yapmak lazım</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/moriwaki-insaatlari-en-iyi-sekilde-yapmak-lazim/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/moriwaki-insaatlari-en-iyi-sekilde-yapmak-lazim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2018 07:06:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ Fırat Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yoshinori Moriwaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=329013</guid>

					<description><![CDATA[Moriwaki, "Önümüzdeki 25 yıl içerisinde Marmara'da deprem bekleniyor. Bu depremi hazırlıklı şekilde karşılarsak hasarı yüzde 70 azaltmış oluruz" dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki, &#8220;Önümüzdeki 25 yıl içerisinde Marmara&#8217;da 17 Ağustos depremi gibi bir deprem bekleniyor. Bu depremi hazırlıklı şekilde karşılarsak hasarı yüzde 70 azaltmış oluruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Moriwaki, Elazığ Fırat Üniversitesi&#8217;nde düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, 28 yıldır Türkiye&#8217;de yaşadığını söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin depreme karşı deneyimli bir ülke olduğunu belirten Moriwaki, şunları belirtti:</p>
<p>&#8220;Önümüzdeki 25 yıl içerisinde Marmara&#8217;da 17 Ağustos depremi gibi bir deprem bekleniyor. Bu depremi hazırlıklı şekilde karşılarsak hasarı yüzde 70 azaltmış oluruz. Türkiye deprem bölgesinde. Brada Kuzeydoğu Anadolu fay hattındaki Elazığ&#8217;da tehlike arz eden bir il. Bu yüzden inşaatları en iyi şekilde yapmak lazım. Bu kapsamda buradaki öğrencilere depreme dayanıklı binalar konusunda bilgiler veriyoruz.&#8221;</p>
<p>Elazığ Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Kulübü Proje Sorumlusu Sena Dağhan da Elazığ&#8217;ın deprem bölgesi olması dolayısıyla deprem konulu konferans düzenleyerek, öğrencilerde farkındalık yaratmaya çalıştıklarını dile getirdi.</p>
<p><strong>AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/moriwaki-insaatlari-en-iyi-sekilde-yapmak-lazim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okyanus suları çekiliyor: Depremleri tetikleyebilir</title>
		<link>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/okyanus-sulari-cekiliyor-depremleri-tetikleyebilir/</link>
					<comments>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/okyanus-sulari-cekiliyor-depremleri-tetikleyebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Belibağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Nov 2018 06:59:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[okyanus çekilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.emlaknews.com.tr/?post_type=haberler&#038;p=328754</guid>

					<description><![CDATA[Washington Üniversitesi'nden Cai'nin başkanlığındaki ekip, okyanusun derinliklerindeki suyun çekilme oranının daha önce tahmin edilenden 3 kat fazla olduğunu söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, depremler nedeniyle okyanuslardan çekilen su miktarının 3 kat arttığına dikkat çekerek, bunun yeni depremlere yol açabileceği uyarısı yaptı.</p>
<p>Pasifik Okyanusu&#8217;nun batısındaki Mariana Çukuru etrafına yerleştirilmiş sismik sensör ağı verilerinin incelendiği araştırmaya göre, Pasifik plakası Filipinler plakasının altına doğru kayıyor. Washington Üniversitesi&#8217;nden Chen Cai&#8217;nin başkanlığını yaptığı ekip, okyanusun derinliklerinden her milyon yılda 3 milyar telegram (1 telegram 1 milyar kilogram) suyun yer yüzeyinin altına çekildiğini hesapladı.</p>
<h2>3 kat su yuttu</h2>
<p>Cai, bu bölgelerdeki suyun çekilme oranının daha önce tahmin edilenden 3 kat daha fazla olduğunu söyledi. Columbia Üniversitesi&#8217;nden deniz jeolojisi ve jeofizik araştırmacısı Donna Shillington, Dünya yüzeyinin altındaki suyun magmanın gelişmesine katkıda bulunabileceğini ve bunun da yeni depremleri tetikleyebileceğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Habertürk</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.emlaknews.com.tr/haberler/okyanus-sulari-cekiliyor-depremleri-tetikleyebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
