Çinliler insansız sualtı şehri kuracaklar

Çin, yeni süper güç olma yolunda iddialı adımlarla ilerliyor. En son duyurduğu projesi, Güney Çin DenizVnde suyun 6 bin metre altında kuracağı deniz üssü oldu.

Alîbaba Grup'un sahibi olduğu Hong Kong'daki South China Morning Post (SCMP), yapay zeka ve robotiğe en çok yatırım yapan ülkelerden Çin'in geleceğe ilişkin projeleriyle ilgili bizlere ipucu vererek, ufkumuzu açıyor. Yapay zeka Çin için stratejik öneme sahip. Ülke ticari ve siyasi geleceğini yapay zeka merkezinde belirleyeceğe benziyor.

SCMP bu kez, Çin'in Yunan mitolojisinde sualtı dünyasının tanrısı olarak bilinen Hades'ten adını alan "insansız bir sualtı dünyası" projesinden bahsetti. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bu ay başkent Pekin'de Çin Bilim Akademisi'ni ziyaretinde detayları ortaya çıkan proje, Çin'in hakimiyetini ileri sürdüğü ve başta Tayvan ile bu nedenle sorun yaşadığı Güney Çin Denizi'nde, Tayvan ile Filipinler arasında kalan Manila çukurunda yapay zekalı robotların görev yapacağı insansız bir üssün inşa edilmesini öngörüyor. Şi'nin, "Şimdiye kadar yapılmamış bir şey yapın" talimatı üzerine harekete geçen Çinli bilim insanlarıyla mühendislerinin, su altında bir çeşit Atlantis yaratmayı amaçladığını belirten SCMP, çukurun en derin bölgesinde, 6 bin-11 bin metre derinliğinde bir üs kurulmasının planladığını bildirdi.

Çin'e 160 milyon dolara mal olacak Hades projesi her şeyiyle bir ilk olacak. Suyun muazzam baskısına dayanıklı malzemelerle yapılacak üssün bir uzay üssü gibi rıhtımı bulunacağı belirtilirken, insansız denizaltıların su altına keşif yapacağı, buradaki canlıların envanterini tutacağı ve örnekler alacağı ifade ediliyor. Bir güç santrali veya aynı görevi görecek bir gemiyle kablolarla bağlantı kuracak olan üs, yapay zekası ve sensörleri sayesinde otonom hareket ederek görevleri yerine getirecek.

Zorlu bir proje

Gazetenin görüştüğü bazı bilim insanlarıysa Hades projesinin hem fiziksel, hem de siyasi nedenlerle bazı zorluklarla karşılaşacağı görüşünde. Bazı Çinli uzmanlar su altı derinliklerinin çevresel anlamda basınç, erozyon ve sismik hareketlilik gibi güçlü engelleri beraberinde getireceğini, bu nedenle fiziksel sorunların yanı sıra projenin tahmin edilenden daha pahalıya mal olabileceği yorumunu yapıyor. Şanghay Okyanus Üniversitesi'nden araştırmacı Dr. Du Quinghai, "Böyle bir üs kurmak bir uzay üssü kurmaktan daha zor olabilir. Şimdiye kadar hiçbir ülke böyle bir şeye kalkışmadı" derken, üste kullanılacak malzemelerin herhangi bir jeolojik aktivite karşısında esnek olması gerektiğini söylüyor. Çin Bilim Akademisi araştırmacılarından Prof. Yan Pin de, üssün yanardağ patlaması, toprak kayması gibi faaliyetlerin aktif olmadığı bir yerde inşa edilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Diğer yandan Çin'in projeyle ilgili olarak Tayvan ve Filipinler'i ikna etmesi gerektiğine vurgu yapan SCMP, Çin'in sualtı dünyasından veriler toplayacak olan üssü tsunami başta olmak üzere çeşitli doğal afet verilerini bu ülkelerle paylaşması halinde projenin siyasi kısmının çözülebileceğini bildiriyor.

Çin'in, Güney Çin Denizi'nde iki ilginç altyapı projesi daha bulunuyor. Bunlardan birincisi yine denizin 3 kilometre derinliğinde onlarca insanın bir aya kadar yaşayabileceği deniz istasyonları projesi. İkincisiyse 20 adet yüzen nükleer santral inşaatı. Bu santrallerden ilkinin ticari ve askeri amaçlı 2020'de Güney Çin Denizi'ne gönderilmesi bekleniyor.

Dior defilesinde kadın robot heykeli

Büyük modaevlerinin fütüristik tasarımlara çok yanaşmadığı söylenir. Ancak Dior geçen hafta 2019 Erken Bahar erkek koleksiyonunu tanıttığı Tokyo'daki defilesinde, 71 yaşındaki Japon sanatçı Hajime Sorayama'nm yaklaşık 12 metre uzunluğundaki heykelini kullanarak bir ilke imza attı. İlk kez dünyanın en prestijli moda markalarından biri, fütüristik konsepti hem koleksiyonunda hem de podyumda en ileri derecede kullanarak fark yarattı. Podyum alanının ortasına yerleştirilen kadın robot figürü, lazer gösterisinin yardımıyla tüm ihtişamıyla kendisini gösterirken, seyirciler Sorayama'nm "süperrealist" heykeli için "ideal kadın figürü" yorumunu yaptı.

Elektrikli dört tekerlekliler izleniyor

Dijital dünyada nesnelerin interneti sayesinde birbirine bağlanan elektronik cihazlar kendi aralarında sayısız veri alışverişinde bulunuyor ve bu veriler bulutta toplanıyor. İstediğimiz zaman kişisel ve kurumsal olarak kullanabileceğimiz verilerin hayatımıza kattığı değerin artık farkındayız. Bu verilerin bazı kontrol merkezlerinde toplanarak burada kamu yararına dönüşmesi de söz konusu.

Bu konu, son olarak 20'den fazla otomotiv üreticisinin elektronik araçlardaki verileri Çin hükümetine aktarıldığı iddiasıyla gündeme geldi. Tesla, Volksvvagen, BMW, Daimler, Ford, General Motors, Nissan, Mitsubishi gibi dev uluslararası markaların ürettiği elektronik araçlar, başta konum olmak üzere, sensörleri sayesinde "topladığı" tüm verileri dünyanın her yerinde üretici firmaya ilettiği iddia ediliyor. ABD'deki haber ajansı Associated Press'e (AP) göre bu veriler Çin'de resmi makamlarla da paylaşılıyor.

Çin hükümetinin önünde iki büyük hedef var: Yolsuzlukla mücadele ve yapay zeka teknolojisini resmi bir strateji haline getirmek. Çinli yetkililer bu verilerle halk güvenliğini sağlamanın yam sıra, endüstriyel gelişim ve altyapı planlamaları yaparak yolsuzluğun da önüne geçmeyi amaçladıklarını söylüyor. Çin'deki yasalar uyarınca tüm bu veriler Şanghay Elektrikli Araç Kamu Veri Toplama Merkezi'nde toplanıyor. AP'ye ismini vermeden konuşan bir hükümet danışmanı, verilerin Çin hükümetinin isteği üzerine paylaşıldığını, otomatik aktarımın söz konusu olmadığını belirtirken, diğer yandan otomotiv üreticilerinin Çin'deki veri paylaşım yasasını "karlı" gördüklerini söylüyor. AP'nin yorumuna göre, verilerin paylaşılıyor olması otomotiv üreticilerinin rekabetteki pozisyonlarını daha iyi anlamalarını sağlıyor.

Otomotiv üreticilerinin Çin'e elektronik araç satma yarışında olduğunu bir kenara not ettikten sonra, Volkswagen Grup'un Çin'deki yöneticisi Jochem Heizmann'ın konuyla ilgili yorumunun da dikkat çekici olduğunu belirtmek gerek: "Temelde bir arabada oturmanızla bir AVM'de cebinizde cep telefonunuzla dolaşmanız arasında fark yok ki."

Yapay zekâlı tuvalet

Yapay zekanın analize katkısı tartışılmaz. Analiz yeteneğini insanlık yararına ve öncelikle sağlık alanında kullanmaya ne dersiniz? Yapay zeka sizce neleri başarabilir? ABD merkezli Micron Technology firmasının CEO'su Sanjay Mehrotra'nın geçtiğimiz günlerde Techonomy 2018 etkinliğinde yaptığı konuşmada bunun sadece küçük ipuçları gizli. Mehrotra, San Francisco'da düzenlenen toplantıda, yakın gelecekte yapay zekalı tuvaletlerin insanların sağlığını düzenli olarak analiz ederek hastalıkları önleyebileceğini söylemiş. İnsanları belirli aralıklarla doktora gitmekten kurtaracak gelişmelere ilişkin yapılan açıklaması şöyle:

"Tıp, daha dakik ve kesin sonuçlar veren bir sağlık anlayışına doğru gidiyor. Düşünsenize akıllı tuvaletler her gün an be an dışkınızdan sağlığınızı analiz edebilecek. Her altı ayda bir doktora gidip iyi olup olmadığınızı test etmenize gerek kalmayacak. Eğer herhangi bir hastalık baş göstermeye başlıyorsa, idrar ve dışkının analiziyle duruma çok daha hızlı müdahale edebileceksiniz."

Şule Güner/Para

Benzer İçerikler

Yorum Yap

Yorumlar 0

Ajanda

Tümünü Gör

Çok Okunan Haberler