Başkan Erdoğan: İmar barışı istismarına asla göz yummuyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imar barışı sürecinin birileri tarafından istismar edilmesi ve fırsata çevrilmesine asla göz yumulmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde "Dünya Şehircilik Günü" kapsamında düzenlenen AK Parti Çevre, Şehir ve Kültür Başkanlığı Eğitim ve İstişare Toplantısı'ndaki konuşmasında, bu toplantılardaki istişarelerin, bilgilendirmelerin dalga dalga tüm il, ilçe, beldelere ve mahallelere kadar yayılacağına inandığını söyledi.

"Dikey mimari yok, yatay mimari"

Erdoğan, "Yahya Kemal, bizim şehirlerimizi nasıl anlatıyor? Ecdat, bir yere yerleşeceği zaman önce mescidini yapar, onun yanına hamamını kondurur, yakınında da mezarlığını seçerdi. Solmadığı ve yekpare olduğu için tevhidin temsilcisi olarak gördüğü selvileri diker, sonra bunların etrafına evlerini inşa ederdi. Yani şehircilik anlayışı bu ve böylece toprak imana gelirdi' diyor. Şimdi böyle bir anlayış var mı?" diye konuştu.

Bu konuda çalışma arkadaşlarını uyardığını, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'dan ecdadın şehircilik anlayışına dikkat etmesini istediğini belirten Erdoğan, "Diyoruz ki dikey mimari yok, yatay mimari. Önce mescit, sonra sosyal donatı alanları, yani okul vesaire bunlar, onun ardından oralarda çevrecilik yeşillendirme ve bu arada da inşaların devamı. Bunu böyle yapacağız. Oraya vatandaş yerleştiği zaman bakacak ki 'Benim mescidim, okulum, sosyal donatı alanlarım her şey var ve her taraf maşallah çevrecilik noktasında bitmiş, buraya da yerleşilir' diyecek. AK Parti'nin çevrecilik, şehircilik anlayışı bu. Bunu göstermemiz lazım."

Fatih Sultan Mehmet'in "Özellikle hüner bir şehir bünyad etmektir. Reaya kalbin abad etmektir." sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu söz, hem hükümetteki hem belediyelerdeki çalışmalarımızda bizim rehberimiz olacaktır. Siyasi parti olarak, icraatlarımızın önceliğini elbette milletimizin ihtiyaçları belirliyor. AK Parti olarak iktidara geldiğimizde karşımızda her alanda olduğu gibi çevre, şehir ve kültür konusunda da sorunlu bir ülke bulduk. Hemen kolları sıvadık ve çalışmaya başladık. Milletimiz başını sokacak ev bulamıyordu, TOKİ vasıtasıyla 837 bin konut inşa ederek özel sektöre de örnek teşkil eden bir şehircilik hamlesi başlattık. Bu süreçte ülkemize en büyük katkılarımızdan biri de Selçuklu, Osmanlı ve modern mimari yaklaşımının sentezi yeni projeler geliştirmiş olmamızdır."

"Vatandaşlarımızın devletle ihtilafını çözmeyi hedefliyoruz"

Erdoğan, AK Parti Genel Merkez binasından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne kadar projesinde söz sahibi oldukları tüm binaların bu mimariye göre inşa edilmesini sağladıklarını söyledi.

Şimdi aynı anlayışı TOKİ'nin tüm projelerine yansıttıklarını, yerel mimariyle modern ihtiyaçları bütünleştiren projelerle şehirleri donattıklarını dile getiren Erdoğan, "Kentsel dönüşüm çalışmalarında öncelikle büyük şehirlerimizin etrafını bir 'ur' gibi saran gecekondu bölgeleriyle çirkin olduğu kadar sağlıksız binalardan oluşan semtleri hedefledik. Buralar inşaat kalitelerinin kötü olmaları sebebiyle aynı zamanda depremde zarar görme riskinin de yüksek olduğu yerlerdir." değerlendirmesini yaptı.

Halen 53 farklı kentteki 229 riskli alandaki çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, bu kapsamda 30 kentteki 133 kentsel dönüşüm ve gelişim alanı belirlediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imar barışına da değinerek, "İmar barışıyla ülkemizin her köşesine yayılmış 13 milyon imarsız birimin hukuki sorununu, yani buraların kullanıcısı olan vatandaşlarımızın devletle ihtilafını çözmeyi hedefliyoruz. Şu anda başvurular sürüyor. İnşallah bu sıkıntılı yerlerin yaklaşık yarısı imar barışından faydalanacak görünüyor. Bu süreçte birilerinin süreci istismar etmesine, fırsata çevirmesine asla göz yummuyoruz." ifadelerini kullandı.

"Zikir, fikir meselesi"

Ailelerin çocuklarıyla millet bahçelerine gelmelerini isteyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yatsınlar, yuvarlansınlar orada çocuklarıyla birlikte. Onlar orada yattıkça, onlar orada çocuklarıyla birlikte koştukça, kimi hatırlayacak? Bizi hatırlayacak. Bunu yapalım. Arkadaşlarımıza da şunu söylüyoruz. Millet bahçelerini yaparken hem belediye başkanlarımız, çevre, şehir, bir kenarına bir millet kıraathanesi koyalım. Üniversitelerimizin olduğu yerlerde millet kıraathanelerimizi yaygınlaştıralım. Oralarda çayı, simidi, kek, hepsi olsun. Orada kitap okurken, orada dersini çalışırken, bir ara da kalksın gelsin oradan çayını alsın, kekiyle beraber. Hem okusun hem de bu şekilde çayını yudumlasın ve bize dua etsin. Ben 'millet kıraathanesi' dedim, onlar, 'kumarhane' anladılar. Derviş diyemeyeceğim bunlara. Zikir, fikir meselesi."

AA

Benzer İçerikler

Yorum Yap

Yorumlar 0

Ajanda

Tümünü Gör

Çok Okunan Haberler