Aydın’da hiçbir şey doğru gitmedi REİS!

Aydın’dan Süleyman Algün şöyle konuşuyor. Ülkemizin siyasi ve ekonomik sorunlarının tavan yaptığı zor günlerde umut olarak gönlümüze girmiştin Reis. Çok umutlanmıştık.

… Adalette, kalkınmada çağ atlayacağız; milli devlet güçlenecek; halk içindeki gelir dağılımı adaletsizliği bitecek; dünya devletleri arasında gelirimiz ve yaşam standartlarımız artacaktı. Çoluk çocuğumuza daha güzel günler bırakacaktık.

İşte bu umudun gerçekleşmesinde bir parça katkımız olsun diye 2004 şartlarında şahsıma yapılan ağır eleştirilere, küfürler ve hakaretlere göğüs gererek partinin üyesi, daha sonra da merkez ilçe yöneticisi oldum. Aydın’daki aşama o dönem anlattık, yazdık çizdik, ama size duyuramadık.

Aydın'da halk AK Partili belediye başkanı seçti. Aydın Merhum Adnan Menderes'in şehri ve siz bunu sürekli gündemde tuttunuz. Ama gel gör ki dönemin AK Parti belediye başkanı seçildiği gün partiyle ters düşmüş, bir nevi AK Parti belediye kavgasına şahit olmuştuk. Diğer taraftan yıllardır söylediğim, yazdığım Menderes'in şehrinde Menderes adına yapılan hiçbir çalışma olmamıştır ve bu bizi yürekten yaralamıştır.

Küseriz...

Tarım şehri olan Aydın toprakları "inşaat ve beton terörüne ve jeotermal zehrine' kurban ediliyor ve bu konuda bugüne kadar hiçbir ciddi inandırıcı çalışma olmamıştır. Oysa sizin bir talimatınızla her şey olabiliyor ama Aydın'da bu olmadı. Bu belki de bizim vekillerin yetersizliği ya da bizim isteme yöntemimizdendir. Biz Aydınlılar bir kez isteriz. Olmaz denilirse veya sürüncemeye bırakılırsa bırakıveririz, bir nevi küseriz.

Çünkü biz bu memleketin öz evlatları, yörükleriz. Sanayide 2009-2010 yılından bu yana en zor dönemi yasıyoruz. Aydın marangozlar odası başkanı olarak eksik gördüğüm, yapılmasını istediğim her şeyi söyledim, yazdım çizdim ama orta ve büyük boy işletmelerden bize bir türlü sıra gelmedi. Ben ve biz yine küsmedik. Acaba bir sonraki yıl nasıl olur, iyi olur diye diye son 10 yılımız ben dahil tüm sektör olarak perişan durumda geçti ve hâlâ sorunlarımız derinleşerek devam ediyor.

Sanırım bu yıl içinde yorgan yiyecek duruma geldik çünkü biz zaten borçla ve krediyle 10 yıldır ayakta duruyoruz. Ama en son Krediyi krediyle kapatma limitimiz de doldu. Yakında doğalgaz, elektrik su paralarını ödeyemediğimiz için kesilir ve her açma kesme ve faiz eklenerek ödeme noktasına gideriz.

Eğitim giderleri ciddi bir gider ve beraberinde zorunlu yaşamsal giderleri kattığımızda akıl almaz hesaplar çıkıyor karşımıza ve bu giderleri karşılamamız sektör olarak orana vurduğumuzda % 80'leri aşmıştır. Geçim sorunu yasayan %90'ın üzerindedir. Ve en vahim durum şudur: Biz bunları partinizin tüm yetkililerine anlatsak bile dinlenmiyor veya çözümsüz kalıyor.

Bu sadece Aydın’da mı böyledir diye diğer illere sorduğumda onlar da benzer sorunları anlatınca demek ki tabanla sizin aranızdaki bağlantılarda ciddi kopukluklar var, yani size ulaşmıyor sorunlarımız.

Aydın'a geleceğinizi bir gazeteden okudum.

Mitinginize gelemedim ama sizden duymak istediklerim vardı. Heyecanla haberlere baktım, üzüldüm. Çünkü Aydın’daki su faturası komedisi size kadar ulaşmış. Oysa ben sizden jeotermalle ilgili ciddi sözler ve tepkiler beklerdim.

Diğer taraftan evet Menderes CHP'de siyaset yapmış birisidir. Bunu söyledikten sonra çok değer verdiğiniz ve yıllardır "Menderesin şehrinde neden CHP iktidardır?" sorusunun cevabını hâlâ bulamamış olmanız Aydınla ilgili yeterli çalışmanın yapılamadığı kanaatim oluşmuştur. Bu çok üzücüdür.

Keşke Aydın'da şunları söyleseydiniz

- Aydın jeotermal ile ısıtılacak ve ailelerin aylık 500-1000 lira olan ısınma bedelleri 50-100 liraya inecek.
-Jeotermal ile ilgili net bir rapor karşılığında zararsız ise şahsınız tarafından açıklanması, zararlı ise derhal durduruyorum demenizdi.
- Adnan Menderes ve Kurtuluş müzesi (Türkiye'den herkesin görmeyi arzu edeceği) bir yapı projesini açıklasaydınız.
- Esnaf ve Sanatkârların devlete olan borçlarını askıya alıyorum, kredilerini 1 yıl erteliyorum deseydiniz.
- Aydın’da kalıcı bir imar planı hazırlanacak, verimli topraklar yok edilmeyecek, Aydın'da yeni yaşam alanları belirlenecek, köyden şehre göçü önleyeceğiz, hatta köye göçe teşvik edeceğiz deseydiniz.
- Aydın Karacasu'dan, Kapruzlu'ya, Didim'e, Kuşadası'na hızlı tren sistemi kurulacak. Böylece ilçelere göçü önleyeceğiz deseydiniz.
-Yeraltı kaynaklarının zehirlediği Kapruzlu, Çine, Efeler, İncirliova, Germencik, Köşk, Buharkent gibi ilçelerimize kaynaklardan gördükleri zarara karşı sembolik bile olsa bir ayrıcalık verebilseydiniz.

Velhasıl bunları duyamadığım için üzüldüm.

Zaten zor bir ekonomik sorun yaşayan Aydın halkı bunları duyamayınca benim gibi üzülmüştür. Elbette sizi ve yereldeki adaylarınızı seven çok sayıda insan var belki. Birçoğu benim gibi düşünmüyor da olabilir. Ama şartlar böyle devam eder ise bir süre sonra çoğunluğu benim gibi kırılıp küsecektir. Son olarak demem o ki bizim 2001 yılındaki hayal ve umutlarımız ve o tarihten beri sabırla beklediğimiz noktalarda sonuç 2001 yılından çok da iyi olmadığı gibi o günlerden daha kötü günler yaşıyoruz.

Kamu kurumlarında bazı atanmışların özverili çalışmalarından öte kamu kurumlarının çözüm üretmediği, tamamen şahsınızdan talimat bekledikleri bir süreci yaşıyoruz. İşte Reis son olarak size yazmak istediğim bir kısmı böyle ve artık benim dayanma gücüm kalmadığı için gönül birlikteliğim de geçmişte/eskiden olarak hafızalarımda yer alacak. Ama benim Aydın ve sektörümle ilgili umudum kalmadığı için artık buraya kadarmış diyorum.

Ülkem ve milletim için yanılmayı başarı sayarım. İnşallah ben hata yapmış olurum. Bir dönem "AK Parti savaşı baştan mı kaybetti?" diye bir yazı kaleme almıştım sanırım. Bundan sonraki dönemlerde yeni bir yazı yazacağım. Onun da başlığı "AK Parti Savaş'ı sonradan kaybetti" olacak...

Süleyman Algün-Aydın Denge Gazetesi

Benzer İçerikler

Yorum Yap

Yorumlar 0

Ajanda

Tümünü Gör

Çok Okunan Haberler