Ah İstanbul, Vah İstanbul…!

Yüksek Müh., Mimar, Kentbilimci ve Emeritus Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp İstanbul üzerine duygusal bir yazı kaleme aldı.

İstanbul’da tükenişi erken gördüğünü ama durdurmaya gücünün yetmediğini ifade eden Prof. Alp, kendinin de “ heder” olduğu sözleri kaleminden dökülüyor…

Alp Hoca’nın kaleminden…

İstanbul’un uğradığı tahribatı anlatmaya çalışan bu resim bir dosttan geldi. Tükenişi vurgulamak için hazırlanmış bu fotoğraf şüphesiz bir fotomontaj. Ancak, bu resmin montaj olması gerçeği pek değiştirmiyor. Diğer orjinal resimler, gördüklerimiz ve yaşadıklarımız İstanbul’un son yıllarda uğradığı saldırıyı zaten tarif ediyor.

Bitmeyen terör, yitirilen ana kuzuları, dost bildiğimiz ülkelerin kazık ve tehditleri bir yana kaçaklar, sahteler, hırsızlar, caniler, sapıklar, magandalar, zorbalar, hilekarlar, kanunsuzlar, beli tabancalı eli bıçaklı psikopatlar, mafya bozuntuları, aciz hayvanları katleden yaratıklar ve benzerlerinin cenneti haline gelen Ülkemizin şimdi de bir ‘Suriyeli Göçmenler’ adlı bebeği oldu.

Siyasi arenada sanki bir tiyatro oynanıyor:

Dün birbirine söven çoğu siyasiler bugün sarmaş dolaş, kol kola.

Dün yüzlerce insanımızı içeri atan kimi savcılarımız bugün kendileri içeride.

Kimi beyanatlarını dinliyorsunuz genelde gerçeğin tam tersini anlatıyor.

Bazı siyasiler rüzgar gülü gibi döndü, dönüyor.

Medyadan sağlıklı haberler almak zorlaştı.

Ülkenin bazı kesimleri kan ağlarken bazı kesimlerinde eğlence almış başını gidiyor.

Kimi insanlarımız sağlıklı yemek bulamamaktan hastalanırken, kimi insanlarımız da fazla yemekten hastalanıyor.

Ülke bu durumda iken başta İstanbul’un, bazı diğer şehirlerimizin ve turistik beldelerimizin geri dönüşsüz bir şekilde bozulmuş olması sürpriz değil.

Şehirlerin görüntüsü toplumların ulaştığı medeniyet çizgisi ile doğrudan orantılıdır. Ülkede bozulma var ise bu kısa zamanda şehirlerin görüntüsüne kalıcı bir şekilde yansır ve yapışır.

Ne acıdır ki İslam'ın gurur kaynağı, iftihar vesilesi şehr-i şahane İstanbul yine biz müslümanlar tarafından murdar ve heder edildi.....

Bu tahribat düzeltilebilir mi, defigüre edilen İstanbul, esas kimliğine geri dönebilir mi..?

Başkan adayı olduğumda amacım ve hedefim bu idi, seçilebilseydim bu tükenişi erkenden frenleyerek kentsel mega-restorasyonu yönetecek bilgi ve deneyime sahiptim.....

Muhtemeldir ki rahmetli lider Türkeş bendeki bu heyecanı görmüş ve bendenizi MHP İstanbul Başkan adayı yapmıştı...

1994 ve 1999 adaylıklarımda çok çalıştım, ancak MHP İstanbul’da zayıftı, oyları yukarı çekebildim ancak kazanamadım.

Ve İstanbul ile beraber bende heder oldum.

Benzer İçerikler

Yorum Yap

Yorumlar 0

Ajanda

Tümünü Gör

Çok Okunan Haberler